-Ben de seni seviyorum. -Ne? Dedi hayret içinde. Kalbim ağzımdan çıkmasın diye kapattım elimle. Ve aynı şekilde karşılık verdim: -Ne? Ne oldu ki? Görüşürüz. Yani... Sonra görüşürüz! Heyecanla arabanın kapısını çarpıp bahçeye doğru koşmaya başladım. Az önce... Az önce ne yapmıştım ben! Ona sahiden sevdiğimi mi söylemiştim? Gün boyu yaşadığım bu yoğun duygu karmaşası, birden bire böyle bir söz etmeme sebep olmuştu! Elbette bu gerçek fikrimdi ama... Hazır değildim onu sevdiğimle yüzleşmeye. -Zeynep! Diye bağırdı Yusuf. Arkama dönmeden cevap verdim: -Görüşürüz! Arabanın kapısının örtüldüğünü duyunca binip gittiğini umarak döndüm. Ancak peşimden geliyordu. Birine karşı en ufak his beslediğinde içinde tut, felsefem yerle bir olmuştu. Sanki aklımı kontrol edememiştim. Şimdi de yüzüne ba

