Yutkunarak konuşmayı sonlandırmıştım. Eymen dudaklarını ısırıyordu ağlamamak için. Yusuf ise kollarını bağdaş yapmış, kaşlarını çatmıştı. İç çekti ve: -Kerim'in dizi... Sözünü tamamlamadan araya girdim: -Evet. Kerim abinin dizine platin takıldı. Topallayarak yürümesi de bundan. -Hiç konuşmadı yani kazayı. -Hiç konuşmadı. Eymen boğazını temizleyerek: -Sormaya kalkışmayın ben bir kere denedim. Fena azarladı. Dedi. Garip bir sessizlik oluştu. Bir kaç dakika süren sessizliği ben bozdum konuyu değiştirmek için. Zira bu muhabbetler, neredeyse tüm gençliğimizi yiyip bitirmişti. -Eymen, ne yaptın ettin gitmedin. Çok fenasın. -Yemedim Beyaz Atlı Doktorunu. Amma düşkün bu sana ha! Diyerek Yusuf'a dokundu. Ardından ayağa kalktı ve pantolonunu düzeltti. -Gideyim bari. Dedi gönülsüzce. Biz

