SİLİK

1844 Kelimeler

Melisa ile fakülteye gitmek için yurttan çıkıyoruz. Hava biraz serin, hafif bir esinti var. Sonbaharın ilk günleri ama asla benim düşlerimdeki gibi romantik değil. Bana gerçek yaşamın çirkin yüzünü sunan hayat, görevlerimi hatırlatıyor. Çok istediğim bir bölümdeyim ve bunun hakkını vermeliyim. Melisa da normal halinden farklı, öyle anlamsız bir suskunluğu var bu sabah üzerinde. -''Hasta mısın, canın mı sıkkın?'' diye soruyorum merdivenlerden inerken. -''İkisinden de birer parça var bende. Biraz baş ağrısı ile umutsuzluk taşıyorum.'' diyor. Oldukça ilginç, bana hep pozitif olmaktan bahseden dostum şimdi tam tersi bir yönde. -''Ağrı kesici verebilirim sana ama umutsuzluğunun nedenini bilmeden bir şey yapamam.'' -''Ne bileyim ya! Dersler çok zor gibi geliyor bana. Vizeler de yaklaştı,ne h

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE