O çok kötü günün ardından Melisa ve ben yaşamıyor da yaşıyor gibiyiz, karalar bağlıyoruz kalbimize. Severken ayrı düşmek ne kadar zor bir durum! Melisa neredeyse hiç konuşmuyor, kendi içine gömülmüş, yasını tutuyor. Onu teselli edecek tek söz bulamıyorum, zaten benim acım da bana yetiyor. Alp'i bir iki kere daha arıyorum, birkaç mesaj yazıyorum fakat ondan bir yanıt alamıyorum. İlk anın paniği bu yüzden yavaş yavaş bir öfkeye dönüşüyor. Her gün biraz daha güçlenen, her an kalbimi daha çok sıkan bir öfke kaplıyor varlığımı. Mert'e kızıyorum kötü niyetinden dolayı, Alp'e kızıyorum bana tek söz etmek fırsatı vermediği için. Ayrıca Melisa'nın içler acısı haline, daha doğrusu onu bu duruma düşüren Yiğite de öfkeleniyorum. Her şey yolunda ve güzel gidiyor derken bir anda tepe taklak olmamızı kal

