"Hayır, Mirza ben senin eşinim. Artık bana uzak durma, mesafe koyma, aramıza..", dedim gözlerimden bir saniye bile gözlerini çekmeyen gönlümün yarısına baktım kafasını iki yana sallayarak konuşmaya başladı; "Ben mesafe falan koymuyorum, Onu nerden çıkarıyorsun Lavina?. ",dedi gözlerini kaçırmıştı bu kelimeleri kurarken bile bu halime dudaklarım kıvrıldı. Elimi havaya kaşdırıp onu gösterdim. "Şuan konuşurken gözüme bile bakmıyorsun! İstanbul'a gelmemi istemiyorsun! Bizim, ikimizin artık bir aile olduğunun farkında değilsin! Bana artık mesafe koymanı, önyargılı olmanı istemiyorum. Bir konu hakkında tek karar veremezsin. Artık bende varım. Bana mesafe koymayı bırak.", dedim net bir tavırla artık bu konuları tekrar açamaya bir daha konuşmaya gerek var mıydı? Herkes eteğinde ki taşları dökece

