Gece, şehrin üstüne ağır bir örtü gibi çökmüştü. Kulübün önü her zamankinden daha kalabalıktı; lüks arabalar, sert bakışlı adamlar, pahalı parfüm ve barut kokusu birbirine karışıyordu. Boran siyah aracı kulübün önünde durdurdu. Kontak kapandı ama içindeki gürültü susmadı. İçeri adım attığında müzik göğsüne çarptı. Işıklar yanıp sönüyor, barın etrafı dolup taşıyordu. Tanıdık yüzler… Selam verenler, başını eğenler, gözleriyle yerini hatırlatanlar. Boran hepsini gördü ama hiçbirine gerçekten bakmadı. Merdivenlerden yukarı çıktı. Loca katı her zamanki gibi daha loş, daha tehlikeliydi. Sergei Volkov çoktan yerini almıştı. Yanında iki adamı vardı; biri kel, iri yapılı, diğeri ince yüzlü ama gözleri fazlasıyla keskin. Masada içkiler, puro dumanı ve kontrol vardı. Boran locaya girdiğinde Serge

