SeNa yıllardır görmediği kocasını sırtından yıllar sonra sırt duruşundan bile hemen tanımıştı. Gözünden kaçan yaşın farkında bile değildi. O an hayal gördüğüne yemin edebilirdi. Karısının varlığını arkasında hisseden adam kıpırdayamıyordu. Adeta donup kalmıştı. Onun kıpırdamaması üzere SeNa korku ile merdivenlerden inerek tam önünde durmuştu. Adam önünde duran karısının her zaman hayranlık ile seyrettiği çıplak ayaklarını görmüştü. Yüzü yerdeydi… Cesareti yoktu. SeNa yutkunarak saçları hafif kırlaşmış kocasına seslenmişti. “Jo Nam?” Adam karısının billur gibi sesi ile başını çekinikçe kaldırarak karısına bakmıştı. SeNa yıllar sonra bile parlaklığını koruyan mavi gözlerin derinliğinde boğulduğunu hissetmişti. Hala eskisi gibi derin bakıyorlardı. Tek fark ile şimdi üzgün ve pişmanlığın ver

