“Agah! Geceliği yırttın!” Üzerimde yırtılan kumaşı bedenimden çekerek arkasına doğru atarken avuçları kalçalarımı buldu. “Daha güzellerini alacağım sana yavrum…şimdi o siktiğim geceliği düşünemem.” Parmakları, kalçalarımı kavradı. Gözleri ise önünde çırılçıplak kalan bedenime düştü. Küçük omuzlarım, düz karnım ve ince belime rağmen portakal büyüklüğündeki göğüslerim…gözleri bacak arama düştüğünde ise kendi varlığından dolayı tam olarak göremedi. Gözlerindeki zevk dolu parıltılar beni beğendiğini gösteriyordu. Bedenimde birkaç ayva tüyü vardı ancak onlara hiç karışmamıştım. Kasıklarımda ise hiç tüy yoktu, herhalde tek sevindiğim nokta bu olmuştu. “Sen gerçekten de perisin…benim perimsin…” dedi, göğsümü gövdesine yapıştırdığında memelerim onu dürttü. Dudakları dudaklarımı kavradığında

