BÖLÜM: 11 SUSUYORUM

2259 Kelimeler
° ° ° B ö l ü m : 1 1 - S u s u y o r u m ° ° ° ° ° ° B ö l ü m a l ı n t ı s ı : B u n u  k e n d i m i n  f a r k  e t m e m e s i  a p t a l l ı k t a n  b a ş k a  n e y d i ? ° ° ° ° ° ° i y i o k u m a l a r ° ° ° ₩ ₩ ₩ Hayata odaklanırken birirktilir. Bazen ailemele yaşadığım anılarımda bir şeyler eksik kalıyordu. Belki o an onlarla olduğum zamana odaklanmış olsaydım .... Olabilirdim de .... O zaman anılarım daha canlı ve anlaşılır olurdu. Kim bilir? " Konuşmayı sevmiyorsun sanırım? " Ah, bu konuşmak istemiyorum mu demek? " Peki, tamam. Konuşma . " Benimle konuşuyordu. Benimle konuşuyordu, demek yanlış bir kelime olmuştu. Konuşuyordu. Sadece konuşuyordu. Ben de herhangi bir tepki yoktu. Tepkilerim çok azdı. Son bir kaç gündür olduğu gibi benimle konuşmaya çalışıyordu. " Bugün hava düne göre daha iyi değil mi ? " " Güneş bugün farklı güzel doğmuş gibi? " Konuşmak istiyordu Nermin abla bir şeyler anlatmak , bir şeyler anlatmamı istiyordu. Ama ben her zaman ki gibi tepkisizdim. Tepkim az veya hiç yoktu. kahve farklı soruları ne kadar da hızlı sarılıyordu ona bakmadan tekrar pencereden dışarıya baktım. " Açlıktan öleceksin, sarı... " dedi ve sustu. Zaten konuşmasını isteyen olmamıştı. " Pekala..." diyor. "Kıvanç almamı ister misin? " diye sordu bu sefer. Oysa onun adını andığında içimi saran şu hafif keyifli duyguyu görmüyor. Bilse Kıvanç'ın adı ile birlikte içimin bir hoş olduğunu, ah bir bilse.  Gerçi hastaneden ayrılalı 3 gün olmuştu ve Kıvanç'ı tam 5 gündür görmüyordum. Kaldı ki, zaten hastane olduğum son 2 gün de görememiştim. Üstüne bir de Neriman Nermin ablanın evine taşındıktan sonra onu görememek koyuyordu. Neden bariz olan bir bilinmezlikte,  nedensiz gibi gördüğüm bir telaşın etkisinde, onun adı içimi kıpır kıpır yapmıştı hızla. Bunu kendimin fark etmemesi aptallıktan başka neydi?  Nermin abladan öte tarafa yüzümü dönüp gülümsedim. Ansızın bir düşüncenin ağırlığına kapılıyorum. Ya, diyorum. Kıvanç'ı görmeye meyilli oluşum bana has ise? Ya sahiden bu hisler yalnızca bende olan bir şey ise? Ne oalcak? Sahi biliyor muydum onun hislerini? Kıvanç'tan bahsediyorum, ya onun bana karşı benim ona karşı duyduğum heyecan ile alakadarlığı yoksa. O zaman ne yapmak gerekir? Ya Kıvanç da benim istediğim gibi, kendisi beni görmek istemiyorsa, ona yük oluyorsam veya o,  sevgilisiyle oturup kahve içiyor da 11 arkadaşıyla konuşuyorsa, ya benim varlığımdan hoşnut değilse? Belki benimle tanıştığı için mutlu bile değildir. Bilemiyorum. Emin olamıyorum. Onun güzel adını adını adını mahvetmiş olacaktım değil mi? Düşüncelerin ağırlığı ile içim burkuluyor. Hevesim içimde kalsa gerek. Haliyle yüzüm düşerken ötedeki cama döndüm. " Dönsün mü? " diye srouyor. " Hayır. " dedim. Ben yük olmak istemiyordum; ne ona ne de bir başkasına. Sarı bana acıyordu ama acılı olmasını istemiyordum . " Lütfen beni yalnız bırakabilir misiniz? " diyorum aniden. Sesime düşen sert bir ton, kendime yüklenen saygısız bir tavır. O akılla da bunu doğru kabullenişim desem. Kendimce olması gereken buydu. Ben kimseye muhtaç değildim falan ve kimsenin de rahatını bozmaya niyetli değilmişim gibi kandırıyorum kendimi. Halbuki ne de düzenlerini kolayca bozuyorum. Kişi kendi ederini bilmeyince, işte benim gibi densizleşiyor. Görünüyor işte. Nermin ablanın evindeki 3. günüm böyle sona erdi. Ancak evde bulunan ve evde barınan her detaya karşı nedense yakınlık hissediyor, yıllardır burada yaşıyormuşum duygusuna kapılıyorum. Duvarın rengi miydi, evin tarzı mıydı çözemedim. Netice olarak günlerim böyle. Duygularım dengesiz. Aklım ise bir karış havada. Her günümü odanın penceresinde oturarak geçiriyordum. Daha doğrusu bu eve geldiğim günden beri pencere camından dışarı izliyordum. Nermin abla, bana bilgisayar ve telefon almıştı ama teşekkürlerimi kendisine ilettiğim gibi tekrar pencere başına oturmuştum.  Dışarıyı izlemeyi seviyordum. Dışarıyı izlerken düşünmeyi, neler yaşadığımı, neler yapmak istediğimi; dünü, bugünü tartıp biçmeyi seviyordum. Aslında Kıvanç'ı bekliyordum ama bunu Emine ablaya söyleyecek kadar cesur değildim.  4 günü kendimi acıyarak geçirdikten sonra, sonunda bir çaba göstererek,  Nermin ablanın bana aldığı laptop ve telefonu kucaklamış ve hemen bahçeye çıkmıştım. Genellikle lisede yaşadıklarımı görmeme olanak verecek şekilde idi. Zaten odamın penceresi de buraya bakıyordu. Artık orayı bile sahiplenmiş, soğuk havada bunu yapmamın mantıksız olduğuna karar verip eve geri dönmüştüm. Bu ince laptopu ve telefonu karıştırdım ancak dikkatimi çeken tek bir şey oldu: Kıvanç Bilgisayarlardan yeni şeyler öğrenmeyi Severdim Aslında her zaman bilgiye aç bir insandım ekranda çift kişilik çift kişilikli olma durumu yazıyordu çok rahatsız olmayan bir psikolojik rahatsızlık olup Yalnızlık duygusunu benimsemekle ortaya çıkıyor kişi yavaş yavaş düşüncelerine Farketmeden bir kişiye ekle eklediği kişinin var olduğuna İnanır Bu hastalık birini şizofrenlik ya da davranış bozukluğunun birada bulunmasıdır kesin bir rahatsızlık teşhisi konulması da bilgili kişi tarafından iyice somutlaştırılması sonucunda hafta çözüm olarak ya Bir psikologa gitmek ya da bir dili tımarhanesinde yatırılması söz konusudur Bu hastalık kişide zamanda görülüp olaylara iki yönlü bakış açısı ile bakılmasına sebep olur halk arasında iki yüzlük olarak bilinen bir rahatsızlıktan psikolojide kesin bir tanımı yoktur bu hastalığın şizofreni hastalığından ayırt edici en belirgin özelliği hasta kişinin zihnen kendince yeni kişiler üretip onlarla diyaloglar kurulması gibi bir durum söz konusu değildir Aksine kişi gerçekçi olup sadece fikirlerini ikiye vermiştir Böylece kendi zihninde Yalnızlık kavramını çürütüp ben tek olsam da sorun olmaz sözcüklerin devreye sokar başlarda bir sorun oluştur masada hasta kişinin karşılaşacağı en ufak sorunda fikirlerini ortaya döküp kendisi ile ishal tartışma ve sorunlara yer verin vermesine neden olur Zamanla Bu tartışmalar sonucunda hastanın kendine verdiği fiziksel zararlar vermektedir zamanla devam eden bu durum hastanın davranışlarında bozuklukları ve bedenini de hasarlara yol açar hasta bu sorunlarla beraberinde kişiliğini yitirip ruhsuz bir beden tabiri hükmünü alır Eğer bilgili bir kişi tarafından fark edilip hastanın davranışlarında bozukluklara ve bedeninde hasarlara yol açar hasta bu sorunlarla beraber kişiliğini yitirir ruhsuz bir beden tabiri hükmünü alır Eğer bilgili bir kişi tarafından fark edilip hastanın psikolojik bir destek alması sağlanırsa bu kişilerden biri ortadan kaldırılarak hastanın Normal hale gelmesi sağlanabilir Ancak tedavi başlatılıp hastanın iyileştiği söylenir ve tedavi son bulursa hastalık tekrar yüzünü gösterebilir bu hastalığın kurtuluşu 3 şekildedir Bahçede oturmuş çift kişilikli olma durumu ile ilgili bilgileri okuyordum çift kişilikli olma durumu çok rastlanılan bir psikolojik rahatsızlık olup Yalnızlık duygusunu benimsemekle Yalnızlık duygusunu benimsemek Yalnızlık ortaya çıkar okuduğum şeylerden sıkılmıştım havanın da senin olması iyice üşümeme sebep olmuştu yavaşça yerinden kalkarak içeriye doğru gittim ve Nermin abladan başka kimsenin numarası yoktu 4'lü tekrar Nermin Nermin abla iletişim kurmaktan kaçındım 5 gün geldiğinde Nermin ablanın yanında mutfağa indim onunla konuşma lıydım Aslında onunla konuşmak istiyordum bir şeyler anlatmak ya da herhangi bir şeylerden bahsetmek istiyordum ama yapamıyordum hemen kayniş almamıştım Çok tatlı ve çok güzel bir insandı Ben sadece temkinli yaklaşıyor dum sonuçta beni ailemden geriye kalan tek kişi bile sahiplenme mişti onun bana olan bu ilgisi beni biraz korkutuyordu şey deyip kapı aralığından mutfak tezgahında işini yapan Nermin ablanın bedeni ile karşılaştım ansızın ortaya çıktı mamla elindeki bıçak sol parmağını kesti kesti korku ile ona doğru atıldım ve ay de işini seyirci oldum Benim onunla konuşuyor olmamın onda şok etkisi oluşturduğunu Anlamamak için a**** olmalıydım yara bandı var mı diyerek konuşmaya başladım bana şaşırarak baktı böyle bakması normal de anlayışlı bir hale olduğunu görebiliyordum sevecen biriydi 5 gündür evindeydim beyin iletişime geçmiştim yaptığım fazlasıyla saygısızlıktır Ama saygısızlığı önemseyerek bir düşüncem yoktu Tabii var Şey ben alırım dedi ve mutfaktan çıktı bende utancımdan mutfakta kalakaldım birkaç dakika sonra parmağında yara bandı ile mutfağa geldi Nermin abla ve bana hafiften tebessüm etti tatlım bir şey mi oldu Sizinki mutluluğun tonu ne kadar da hoştu ister istemez gülümseyip elimi Saçlarıma götürüp bir şey ben lise çıkmak istiyorum ama hava soğuk yani Üstüme giyecek kalın bir şeylere ihtiyacım var deyip mutfak fayanslarını da ayaklarımı çevirdim bir tek suratına bakamıyordum utanıyordum sadece ondan yararlanmış gibi hissediyordum Aslında benim de dediğinde Sesindeki üzüntü hissedip bakışlarımı ona çevirdim ancak gülümsüyordu bir anda mutfaktan çıktı ve onun adedi tavrından Ülker'e kenara çekildim bir şeyler diyordu ama algılayamıyor düm kendi kendine konuşuyordu dili olabilir miydi korku ile onun ardından çıkıp ne yaptığına baktım bir şey arıyordu televizyon ünitesine baktı af allayıp koltuklara baktı tekrar sallayıp merdivenlerden Yukarı çıktı çıkarken afallamayı unutmuyor du birkaç dakika sonra somurtan suratlar yok hiçbir yerde yok diye okudu şaşkın bir şekilde ona bakıp ne yok diye sordum bana üzülünce bakıp telefon dedi Ne yani telefonumun aramıştı mutfağa direkt tezgahın cassini yarısı Gönen siyahlık kapat telefonu aldım ve ona uzattım bana mahçup C bakıp Afedersin tatlım dalgınlığıma gelmiş dedi Enişte hala ne yapmaya çalıştığını anlayamamıştım ve ona dönüp Neyse ben odamdayım dedim bana gülümse deve Telefonu kulağına götürüp Alo Kıvanç dedi daha basamakları adım atmıştım ki Kıvanç'ın ismi ile bedenim kıpır kıpır oldu ve hızla arkamı döndüm Bu hareketin ile gülümseyip yok tatlım sorun yok Seni şunun için aradım acaba gelip Sarayı dışarı çıkaracak mısın Yok canım o zaman iyi yarım saate hazır olur musun diye konuştu Aman Allah'ım Kıvanç buraya gelecekti şok içerisinde kıpır kıpır olan içimden Nermin abla ya Baktım beni bu kadar küçük düşürmesini anlamıyordum sırtımı ona döndüm ve daha fazla konuşmasına kulak misafiri olmak istemeyerek merdivenleri birer birer çıktım Nermin Ablanın evi müstakil iki katlı bir evde yazlık evi andıran bir görüntüsü olsa da bu Nermin Abla'nın misafir mimarlığının etkisiyle kendisi iç mimar da ve evli olduğunu gösterecek bir şey yoktu Kısacası bekarlığı evinde ruhunu işlemişti kullandığı tonlar mıydı koltukları bordo iken duvarları soluk Dilay the TV ünitesi ise bunların dışında krem de kenardaki vitrinlerde krem de ve her şey güzeldi işlenmiştir renklerin birbirleriyle uyumu muhteşem görünüyordu Evdeki eşyalar ne çok fazla ne de azdı Herşey olması gerektiği gibiymiş gibi Merdivenin duvarlarına yaptığı yanlamasına vitrin bile dahi ya neydi benim bulunduğum oda ise çatı katıydı fazlasıyla hoştu ancak sanki bu odada başka bir şey için kullanılıyormuş da acil bir şekilde hazırlanıp Dizayn edilmiş havası vardı bu yüzden odada o kadar eşya yoktu yatak çalışma masası dolap komidin gibi eşyalar vardı aslında hoştu sade ve güzeldi bir odam olsa eski benim bir odam vardı eskiden Anam nazaran daha sade daha güzeldi duvarlar krem de odada mavi hakimdi tavanarası tozlu uydu bazı yerlerinde alınmayı bekleyen pislikler vardı Ancak buna müdahale etmeyi düşünmüyordum Sonuçta burası benim evim değildi Ben sadece bir misafirdim Merdivenleri çıkar çıkmaz Odaya girdim ve Kapıyı kapatıp gidip dedim kalbim atıyordu kalbim falı hızlı atıyordu onun varlığını şu an daha fazla hissediyordum hiçbir yere gitmek istemiyordum Hele ki Neriman ablanın benim adıma karar aldığını alışkanlık haline getirmesini gördükten sonra sinirlenmiştim heyecanlanmıştım kazanmıştım sıcak basmıştı odanın camının dibinde 2 ağaç vardı pencerenin üst taraflarında dalları kesilen ağaçları yaklaşık 7-8 metre yükseklikte idi bulunduğum O da buradan rahatça gidebilirdim ama ben de yemeği vardı hastanede başımda beklemişti buradan rahatça gidebilirdim ama içimden bir ses durmamı söylüyordu buradan rahatça gidebilirdim ama benim için gözyaşı döken biri vardı beni önemse yani biri vardı hayatında olduğum için Hatta hayatında olduğum birileri vardı yatağın kenarına kırgınlıkla çöktüm düşündüm benim noktaya getiren saçmalığı nefes alıp verdim ve Gözümden yaşlar yavaş yavaş süzülüyordu O an aklıma ablam geldi tam 3 ay olmuştu 3 ay 90 gün beni acaba Hiç merak etmiş miydi arayıp sormuş muydu söylediği eve gitmediğimi Biliyor muydu gerçekten beni aramış olabilir miydi bana git demişti Bavulumu kendi elleriyle hazırlamıştı ödü her zaman hissedilmeyi talep eder di ₩ ₩ ₩ ° ° ° ° ° ° B ö l ü m a l ı n t ı s ı : B a c a ğ ı m d a ö n c e  b i r u y u ş m a  v e a r d ı n d a n b i r  s ı z ı m e y d a n a g e l d i . B u ğ r a' n ı n s e s i n i i ş i t t i m . Ö l e c e k m i y d i m ? S a n ı r ı m. ° ° ° i y i o k u m a l a r ° ° ° • • • ₩ ₩ ₩ Ç o k   k o n u ş m u ş t u m .  K e n d i m i  a n l a t m a k  i s t e m i y o r d u m .  Y o r u l u y o r u m .  B e n i  a n l a y ı p  a n l a m a d ı ğ ı n ı  b i l e  b i l m i y o r d u m .  A n l a ş ı l m a k  i s t i y o r d u m . ° ° ° i y i o k u m a l a r ° ° ° BÖLÜM ALINTISI Y o r g u n d u m . İ ç i m   a c ı y o r  d u .   B a c a ğ ı m  a r t ı k  a  c ı m ı y o r d u  a m a  k a l b i m  v e  b e y n i m  a c ı y o r d u . ° ° ° i y i o k u m a l a r ° ° ° ^^^ °Merhaba, hikaye hakkında görüşleriniz neler? Burada yeniyim. Bu hikayem de ergenlik döneminden kalma. Bir şekilde yayımlamak istedim ama görüşlerinizi merak ediyorum. Umarım beğenirsiniz? ₩ ₩ ₩
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE