11.BÖLÜM

1863 Kelimeler
Maria dansçısının değiştiğini öğrenince, seçim yapılırken neden çağrılmadığını bahane ederek kapris üstüne kapris yapmış, incelemediği yerim kalmamıştı “Bu kadını nasıl seçersin tüm koreografi mi bozacak” Şımarık kadın patronuna bile kafa tutuyordu… Adam Maria’nın kalçasını avuçladı, şaplak attı, kadının tepkisi kıkırdamak oldu “İdare et bebeğim, nasılsa diğeri gelince gidecek” Allahın malı sanki dünya çapında tanınan dansçılardan biriydi. Daha önce çalıştığı yerden beceriksizliği yüzünden kovulduğunu biliyordum. Memelerini büyütmüş, kıçına besleme yaptırmış, saçlarını sarıya boyatıp dudaklarına silikon enjekte ettirmişti. Üç yıl önceki estetik mucizesi Vera gözümün önüne geldi, ne itici bir tipti. Oleg ona nasıl katlanmıştı… Patron kadının söylenmelerine aldırmayınca kadın daha çok azıttı, bir kaç saat sonra sahne alacaktık buna rağmen kadın dansına uyum sağlayıp sağlamayacağımı anlamak için öyle böyle yapacaksın yoksa benimle dans etmeyi unut deyip hareketler göstermeye çalışıyordu. Ne dediyse tamam dedim diğer kız onun bakmadığı anlarda aldırma sen işine bak dedi. Giyinmem için verilen dar deri mayo görünümlü kıyafet fazlasıyla açıktı. İtiraz edemeyeceğime göre giyinmeye başladım. diğer dansçı kızla kostümümüz aynıydı. Maria ateş kırmızısı kostüm içindeydi, nihayet sahne saatimiz geldi. Tek korktuğum oldukça yüksek olan ayakkabılardı, en ufak yanlış hareketimde ayak bileğimi ya da bacağımı kırmam işten bile değildi. Dans sorunsuz sonlanıyor gibiydi, Maria dans sırasında müşterilerin arasına inip orasını burasını erkeklere sürtüyor bunun karşılığında para alıyordu. İki müşteri bana talip oldu, Maria çağrıyı fark etti hemen erkekleri halletti. Sahneye döndüğünde memelerinin, kıçının arasında paralar vardı. Bir kaç falsoyla geceyi sonlandırdık, soyunma odasına geldik, makyaj masasına oturdum sanki yüzüm kalıp gibiydi. “Bana bak Emma” İlk önce bu kimi çağırıyor dedim son anda ismimin Emma olduğunu hatırladım. “Bana mı seslendin?” “Senden başka Emma olmadığına göre tabii ki sana seslendim. Dans etmeni beğenmedim çok acemi hareketlerin var” “Uzun süredir dans etmiyordum, sen muhteşem dans ediyorsun bana öğretirsen çabuk düzelirim” “Yarın gece biraz erken gel ya da sadece beni izle yeter” Kadın pohpohlanmaktan hoşlamıştı “Maria, Amerika’dan yeni geldim buralarda yeniyim kimseyi tanımıyorum” “Oralardan kalk buraya gel çok ilginç, ben gitmek için uğraşıyorum” “Suriyeli bir sevgilim vardı, onun peşine takılıp geldim o da askere gitti. Ya sen, sende buralı değilsin” “Rus olduğumu hiç saklamadım buranın esmer erkekleri bizim gibi sarışın pembe beyaz kadınlara bayılırlar” “İçlerinde sevgilin olan var mı?” “Seninle niye konuşuyorum ki, daha dün bir bugün iki. Hareketlerine dikkat et yoksa kovulursun” Koca kıçını sallayarak odadan çıktı, dediği gibi dün bir bugün ikiydi. Yarın gece samimiyeti biraz daha ilerletirdim. Otel odasına girer girmez camı açtım sanki lağım odanın içinde akıyordu. ***** Suriye’ye gitmek için hazırlıklara başladım, bir gün daha geçti. Zamanında yetişememekten deli gibi korkuyordum. Volkan telefon açınca hazır olduğumu söyledim. “Amir problem çıkardı ne yapacağımızı bilmiyoruz” “Nedeni ne?” “Emir kuluyuz, gitmek için olayı amirimize anlatmak zorunda kaldık. Ülkeler arası ilişkimizin pamuk ipliğine bağlı olduğu için çok dikkat etmemiz gerektiğinden bu operasyona izin vermeyeceğini. Yüksel’in şahsi meselesi olduğunu, istifa ettiği için bu olaya karışamayacağımızı tek yapacağı yardımın. Suriye de olan ajanlara bilgi akışını sağlayarak, tehlike altında kalırsa Yüksel’i kollamaları için haber yollayacağını söyledi.” Sesi öfkenin yanı sıra çok üzgün geliyordu… Devlet memuruydular izinsiz çıkamazlardı daha önce düşünmeliydim.“Kızıma iyi bakın” “Tek başına gidemezsin” “Siz emir altındasınız ben değilim. Yüksel’i tek başına bırakmayacağım.” “Sana tüm desteği sağlarız, orada ki adamlarımız ihtiyacın olan ne varsa yerine getireceklerdir” Volkan kararımın kesin olduğunu anlamıştı “Bu yeterli, eğer dönemezsek…” sözümün devamını getiremiyordum. Yeni bulduğum yavrumu tanıyamadan, büyüdüğünü görmeden ölme ihtimalim, ya da uzun yıllar Suriye hapislerinde sürünmek vardı. “Kızınız, kızımızdır her zaman arkasında olacağım. Dikkatli ol Oleg, Yüksel’i al ve geri dön” ***** Türkiye üzerinden Suriye’ye geçmek çok zordu, birçok prosedürü halletmek gerektiğinden zaman uzayacaktı. Rusya üzerinden özel izin ve uçakla Suriye’ye kolaylıkla geçtim, özel izni almak bile çok zor olmuştu. Suriye ve Rusya hükümetinin ilişkisi de inişli çıkışlıydı, babaannemin bağlantıları daha çok işime yarayacaktı. Orta yaşlarda bir kadın tarafından havalimanında karşılandım. Ravda gazeteciydi… Birlikte evine gittik olayı olduğu gibi anlattım “Katya adamın ismini verdiğinden beri araştırıyorum. Pisliğin biri olduğunu öğrendim çok kişinin canını yakmış hatırı sayılır derecede zengin.” “Nasıl ulaşırım” “Biraz zor uzun süredir ortalarda görünmüyor, belki ülkede bile değil” Yüksel boşu boşuna buraya gelmezdi “Kesinlikle ülke sınırlarının içinde. Sabit adresi olmalı veya ulaşacağım herhangi biri” “Bir süredir bu kadınla” Ravda telefonuna girerek kadını gösterdi, açık saman sarısı saçlarıyla yabancı olduğu belli olan kadın oldukça şuh poz vermişti. Diğer fotoğraflarına baktım, tüm pozları neredeyse porno seviyesindeydi. İri memelerini, geniş kalçalarını ortaya çıkaran el kadar kıyafetlerin, bikinilerin içindeydi. Böylesi kadınları çok iyi tanırdım para için etini satarlardı. “Beni bu kadınla bir araya getir” “Bu kolay Orya kulüp de çalışan dansçı kadınlardan biri” Barın yerini araştırdım beş yıldızlı bir otelin eğlence mekânıydı. Otelin en pahalı odasını tutarak otele giriş yaptım. Bu birinci adımdı, bolca para harcamak da ikinci adım olacaktı. Çalışanlar arasında kaz gibi yolunacak birinin geldiği hemen yayılırdı. Bavulumu taşıyana, asansör görevlisine, komiye, astronomik ücreti olan bilmem kaç yıllık şarabı getiren garsona bolca bahşiş dağıttım. Gece saatlerine kadar iki şişe şarap daha istedim, yine bahşişim boldu… Kadehe şarap koyup jakuziyi doldurup içine girdim şarabımı yudumlarken aklım Yüksel’deydi. Birkaç saat uykudan sonra hazırlandım. Henry Graves Supercomplication saatimi koluma taktım değeri 25 milyon dolardı görenlerin ilgisini çekeceğini biliyordum. Altına doğu ülkelerinde çok değer verilirdi. Parmağıma altın üzerine elmas taşlı büyük bir yüzük taktım. Saati fark etmeyen kesinlikle bu yüzüğü görecekti. Beyaz keten takım, beyaz gömlek giydim aynada saçımı düzeltirken kıyafetimi inceledim tam bir yol görmemiş yeni zenginlere benziyordum. Bu görüntüye ihtiyacım vardı, kolay av olduğumu düşünmelilerdi. ***** Sahneye çıkmama az kalmıştı. “İkinizde beni iyi dinleyin kaltak karılar” Maria’nın seslenmesiyle makyaj yaptığım masanın döner sandalyesini çevirdim, kadın henüz kostümünü giymemişti odanın ortasında çırılçıplak duruyordu. Bu yabancı kadınların oralarındaki aşırı uzun tüyleri kısaltmamalarını veya temizlememelerini hiç anlayamıyordum. Kadının kasık tüyleri neredeyse toplanacak hale gelmişti. “Bu gece ön sıralarda oturacak yabancı bir müşteri sizlerden birini çağırırsa asla gitmeyeceksiniz o benim hakkım, olurda gidecek olursanız işinizi kaybetmeniz için elimden geleni ardıma koymam. İyice anladınız mı?” Yanımda ki kız bıkkınlıkla başını salladı giyinmesine devam etti, bende makyaja yoğunlaştım, biraz daha siyah sürmeliydim. Gerçi maskenin arkasında göz makyajına yoğunlaşmam saçmalıktı. Kırmızı rujun üstünden bir kez daha geçtim. Kostümde ki tek değişiklik file çorap giyecektik oldukça seksi duruyordu bu tür kıyafet Oleg’in hoşuna gidermiydi? Maria odadan çıkınca yanımda ki kız kıkırdadı “Kesinlikle yolunacak kaz gelmiş olmalı yoksa Maria bu kadar tepki vermezdi” “Onun sevgilisi yok mu?” Kız omzunu silkti “Uzun süredir sevgilisinden bahsetmiyor herhalde ayrıldılar” “Zenginmiydi?” “Fayiz fazlasıyla zengindi, ilk bana asılmıştı tabii ki Maria izin vermedi” “Adam niye ortalarda yok ki?” “Aaa nerden bileyim elalemin sevgilisini, sende bir alemsin. Kendine sor bana değil” Kızın üstüne fazla gitmiştim, elbet nerede olduğunu öğrenecektim. Garson sahne sıranız geldi diye bağırdı. Maria sahne girişinden salonu gözlüyordu, yüzü asıktı yolmak istediği kaz gelmemiş olmalıydı. Müzik başladı… **** Otelin lokantasına geçtim, kıyafetlerimin dışında sarışın olmam oldukça dikkat çekmişti. Hemen hemen herkes koyu tenli esmer veya kumraldı. Garsonlar etrafımda pervane olmaya başladı, içecek olarak 1787 mahsulü Chateau Lafite sipariş verip garsonun şaşkınlığını izledim. Mahzenimizde var mı bir bakayım diyerek gitti. Oldukça pahalıydı ellerinde olduğunu düşünmüyordum. Adam geri geldi aynı markanın 1865 yılı mahsulünün ellerinde mevcut olduğunu söyledi. Hayal kırıklığına uğramış gibi ne yapalım olsun dedim. Aralarında oldukça büyük fiyat farkı vardı… İyi reklam yapmıştım şimdi gerçek hedefe görünmem gerekiyordu. Kulübe gideceğimi kalan şaraba bir şişe daha ilave edilmesini söyleyerek yürüdüm. Ben teklif etmeden en ön masada yer açıldı. Her şey yolunda gidiyordu, masam meyve, çerezle donatıldı… Yarı karanlık kulüpte eğlence doruğa çıkmıştı, çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu müşteriler su gibi içki içiyor sahnede dans eden kadınlara sözlü tacizde bulunuyorlardı. Saat ilerleyince sözlü tacizler yerini tensel temaslara bıraktı. İleri gitmeye çalışan bir iki adam korumalar tarafından dışarı çıkarıldı. Aradığım kadın henüz sahneye çıkmamıştı birden ışıklar karardı üç spot ışıkla sahne aydınlatıldı. Işıklar sahnede dans ediyordu birden sabitlendi biri önde iki dansçı arkada direk dansı yapmaya başladılar, üçünün de hakkını vermem lazımdı vücutları çok elastikti. Minik siyah maskeler yüzlerini yarı yarıya gizliyordu. Önde ki direkte eğilip, kıvrılan fotoğrafını gördüğüm kadındı. Kırmızı deri mayo giymiş yine aynı renklerde file çorap ve ayakkabıyla kostümünü tamamlamıştı… Saçlarını savuruyor bir bacağıyla direğe sarılırken kalçasını dışarı çıkarıp öne eğiliyor memelerini erkeklerin gözüne sokarcasına sallıyordu… Yaptığı, dans sanatında olması gereken estetikten yoksundu, diğerlerine baktım onlar siyah deri mayo, file çorap yüksek ökçeli ayakkabı giymişlerdi. Solda ki dansçının eli direkten kaydı tam son anda kendini toparladı. Yine önde ki kadına döndüm ilgimi çekmiyordu. Hata yapan çok daha ilginç gelmişti, birkaç kez tökezledi oldukça yüksek ökçeli ayakkabıların üzerinde zorlanıyor olmalıydı. Bu tür dansları yapan çok kadınla yatmıştım, inceliklerini iyi bilirdim seyretmekte olduğum dansçı kesinlikle profesyonel değildi. Sıkı göğüsler, sıkı kalçalar çok tanıdık geliyordu… Üç yıldır Yüksel den başka hiçbir kadına karşı hareket etmemiş olan kasıklarım gerildi, benimki harekete geçti. Pantolonum dar gelmeye başlayınca huzursuzca yerimde kıpırdandım. Masanın örtüsü olanı gizliyordu, direkte kaydı arkasını döndü yere eğildi bu kalçaların yıllardır hayalini kurmuştum tanımamam imkânsızdı. Kahretsin böyle bir ortamda Yüksel’in ne işi vardı, içimde ki ses senin ne işin varsa onunda o işi var dedi. Sarışın kadının peşindeydi, çevreme baktım, erkekler yüzlerinde gevşemiş ifadeyle kadınları, kadınımı seyrediyordu. Birini mastürbasyon yaparken görmek sinirlerimin gerilmesine neden oldu. Karanlık olduğundan beni görmediğinden emindim. Sahneye çıkıp indirmemek için yumruklarımı sıktım, sarışın kadın sahneden indi, ışık onu takip ediyordu önüme geldi. Of bundan sonrasını tahmin etmemek imkânsızdı, ellerini omuzlarına koyarak memelerini burnumun ucuna kadar uzattı. Yoğun parfüm, ter kokusunu gizleyemiyordu, nefesimi tuttum. Epey cömert olduğum kulağına gelmiş olmalıydı. Sırtını dönüp kalçasını kasıklarıma sürttü, erkekler çıldırmış gibi tempo tutuyorlardı, yüzümü saklamaya çalışıyordum. Göğüslerinin arasına para sıkıştırdım, kadın kulağıma görüşelim diye fısıldadı. Eğer Yüksel sahneden inip adamlardan birine bu kadının yaptıklarını yapacak olursa dayanabileceğimi sanmıyordum. Kadın tekrar sahneye çıktı, dans biraz daha devam edip bitince rahat bir nefes aldım. Garsonu çağırarak sarışın bombaya bir demet çiçekle içtiğim şaraptan bir şişe yollamasını istedim. Görevli kısa süre sonra geldi “Maria size sevgilerini yolladı” diyerek masaya katlı peçete bıraktı. Adama bahşiş verdim peçeteyi açmadan cebime sokup bardan çıktım. Biraz düşünmeliydim odama meyve istedim garson belki işime yarardı… “Dansçıların hepsi çok güzeldi” “Evet efendim” “Gösteriden sonra nereye giderler” “Bilmiyorum efendim” Kolay konuşmayacaktı bir tomar para çıkarıp gözünün önünde salladım “Sorumu bir daha tekrarlıyorum nereye giderler” Paranın miktarını gören adamın gözleri parladı “Henüz soyunma odasında olmalılar. Özel olarak seçtiğiniz biri varsa haber götürebilirim ama Maria hariç diğer kızlar müşteriye gitmez” Bu kadar bilgi yeterdi parayı cebine sokup yollar yollamaz hızlıca üzerimi değişip odadan çıktım. Personel çıkış kapısının karşısındaki binanın kolonunun arkasına saklanıp kapşonumu başıma geçirdim. Garsonun dediği gibi çalışanların bazıları çıkıyordu, ben aşağı inene kadar Yüksel gitmiş olabilirdi… Sarışın kadın çıktı durdu, arkasından çıkan oydu. Yüksel’i durdurdu. “Benim sahnemi bozamazsın kendine gel, dans edemiyorsan kovulursun” diye bağırdı. Yüksel’in başı öndeydi bir şeyler söylüyordu duyamıyordum. Kadın “Bir kez daha olmasın” diyerek yürüdü. Yüksel arkasında kalmıştı peşinden gitmek için hızlanınca kolundan karanlığa çekip ağzını kapattım “Sesini çıkarma benim”. Şaşkınlıktan şok geçirmiş olmalıydı hareketsiz duruyordu. “Başını belaya sokmana izin vermem, şimdi tıpış tıpış yürüyorsun” ****
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE