10.Bölüm

1773 Kelimeler
Eve geldikten sonra Eren'le wolf team oynamıştım. O oyundan nefret etmeme rağmen rakibimi Ateş olarak gördüğümden hep oyunu kazanıyordum ve oyunu sevmiştim. Oyun bittikten sonra odama çıktım ve üstümü giyindim. Çantamı çalışma masama koyduktan sonra yatağıma uzanıp düşünmeye başladım.. Evden çıkarken Zuhal hanım 'görüşürüz gelinim' demişti ve Ateş'in tepkisi 'annemi ciddiye alma eve getirdiğim her kıza karşı böyle' olmuştu,aptal! Ne diye hayallerimi yıkıyordu ki sanki? Bayağıdır yıkanmıyordum bu yüzden duşa girdim ve iyice keselendim,duştan çıktıktan sonra pjama takımımı giyinip aşağıya indim. Teyzemle faruk eniştem yoktu,yani uyuyorlardı. Eren'se televizyon izliyordu. Birkaç saniye yüz ifadesine baktım, bi seviniyor,bi küfür ediyordu. Kesinlikle maç izliyordu!! Tv'nin yanına gelince beşiktaş-fenerbahçe'nin maçını gördüm. Eheh!Öykü iç güdüleri yine yanılmadı! 'Kuzen ne yapıyorsun??' deyip beni engellemeye çalıştı Eren çünkü tv'nin başına dikilmiş Eren'in görmemesini sağlıyordum. 'Kusura bakma Erenciğim ben cnbc-e izlemek istiyorum saat 11 ve ııı..şey.. çok güzel şeyler vardır' deyip kumandayı rica ettim. 'olmaz öykü! Bu maç beşiktaş'ın ve çok önemli ben koyu bir kartal olarak şu maçı izlemezsem yastığımla fotoğraf çekilip internet'te paylaşırım.' Deyip sinirle bana baktı,belki kızgın değildi ama bu maç sanırım onun için çok önemliydi. 'tamam be' ama maç biter bitmez alırım'deyip geri çekildim. Ne yazık ki maç başlayalı 25 dakika olmuştu.... -Misperi'den- Sabah üstümü giyinip aşağıya indim ve 'Egeee! Geç kalıyoruz aptal gelsenee!'diye cırladım. Sonuçta evde hizmetçiler hariç kimse yoktu. 'ne var gerizekalı! Bağırma öküz gibi, kalktık işte!' deyip gözlerini ovuşturdu. 'iyi bee! Dedim ve arabaya bindim. Beş dakika sonra Ege hazretleri ancak gelebildiler. 'kulağım hala ağrıyo Misperi. Bir dakikalığına insan olmayı öğrenmelisin' deyip yanağımı sıktı,gerizekalı! 'tamam,tamam! Sıkma yanağımı sevmem' Ege bugünlerde farklı davranıyordu,canı bir şey'e sıkkın gibiydi ama bir türlü neye olduğunu çözememiştim. 'ege..' deyip bana bakmasını bekledim. Araba sıcak olduğu için camı açtım ve serinlemeyi umdum. 'ne var misperi?' deyip telefon bakmaya devam etti. 'Senin canın bir şeye mi sıkkın? Son zamanlarda garip davranıyorsun?' der demez gözlerini bana dikti. 'ne ? ne alakası var? Sen öyküyle mi konuştun?' deyip tedirgince baktı bana. 'ne?yok neden ki yani konuştuysam da havadan sudan' 'ha..' deyip tekrar telefon bakmaya başladı. 'egee..!' 'ne var misperi ne??!' 'sen iyi misin?' ege ilk defa bana bağırmıştı. Ciddi anlamda.. Önüme döndüm. Bu cevabını duymak istemiyorum demekti. Oda anlamış ki konuşmadı,ya da beni hiç umursamadı.. Sınıf'a girdikten sonra yazılı olacağımızı öğrendim,lanet olsun! Hiç çalışmamıştım!! Ders kimyaydı,hadi ama! Kimya'dan yazılımı olur? Normal şartlarda herkes farklı sınıflara gidecekti ama kimyacı bu seferlik böyle demişti. Aslında iyi olmuştu. Kürşat tembel bir çocuk olabilirdi ama herkes kimya'sının çok iyi olduğunu söylerdi. Umarım beni yanıltmazdı... Yazılının 30. Dakikasına girmemize rağmen 20 sorudan 5'ini yapabildim. Kürşat kağıdına o kadar odaklanmış ki bacağına on kez vurmama rağmen duymadı. Neredeyse ağlayacaktım. Arkama da dönemiyordum.. Son sekiz dakika ve ben hala kağıtla bakışıyorum. Aniden biri kağıdımı aldı ve kendi kağıdını koydu. Sonunda Kürşat.... Sınav sonrası Kürşat'a teşekkür ettim çünkü sekiz dakikada 15 sorumu yaptı,belki benim yaptıklarımıda düzeltmiştir.. Onun verdiği tepkiyse ' kimya sınavında boş kağıt görmeyi sevmem' oldu. Hehe! Sana yardım etmek istedim demiyor da.. Öykü sınavının iyi geçtiğini söyledi. Lise'ye geçtiğimden beri bir sınav açıklanırken gülüyordum. Sekizinci sınıfta 90 alınca arkadaşıma 'düşük' diyordum şimdiyse 60 alınca 'sen tıp fakültesine gidersin' Lise'ye geçmeyen anlayamaz tabii bizi. Tenefünüs boyunca Öyküyle takıldık. Son ders dersi hiç takmadım ve zil'i bekledim. Çıkışta eve geçtim ve dinlendim. Saat 4 gibi evden çıktım. Dans için çalıştığımız yere geldiğimde Kürşat bir kızla konuşuyordu ve gıcık olmuştum. Kızda yapmacık prenses'in tekiydi, sürekli sırıtıyordu. Yanlarına gittim ve 'ıhıhı! Diye öksürerek dikkat çekmeye çalıştım. 'Misperi' dedi 'Kürşat!' Dans sırasında Ateş'le Öykü'yü gördüm. Ne güzel Ateş Öykü'yü öpmüştü! Bense.. burada kimi sevdiğimi anlamaya çalışmakla geçiriyordum. -Öykü'den- Cumartesi günü Misperi'yi aradım. Kararsız olduğunu söyleyip duruyordu , bayağı konuştuk. Akşam Misperiyle' RİO'ya gitmek için sözleştik ve telefonu kapattık. Anlamsızca Ateş'i aradım 'Efendim Öykü?'. 'Şey.. Ateş.. Naber!?' O kadar zekiyim ki.. 'Öykü bir şey varsa söyle, yoksa kapatayım?' 'tamam tamam. Şey.. yarın provalara gelecek misin?' deyip cevap beklemye başladım. 'ha,gelmeyeceğim işim var' dedi 'hmm.. peki..şey o zaman görüşürüz?' 'tamam.bay' deyip kapattı. O kadar megolamandı ki bir kere bile benim kapatmama fırsat vermiyordu. Eren iki günlüğüne şehir dışında olduğundan RİO'ya Misperiyle yalnız gidecektik ama o yolu biliyormuş,ben unuttum. Akşam ne giyeceğimi düşünmeye başladım. Hava soğuktu ve uzun kollu şeyler giymeliyim diye düşündüm. Diyah deri ceketim ve siyah taytım olurdu sanırım...rimel ve eyeliner'i hafif hafif sürdükten sonra görünümüme baktım. İyi olmuştum yani. Ruj'a gerek duymadım,fazla kaçabilirdi. Akşam'a kadar vine-ask.fm-twitter-tuumblr oyalandım. Bir şeyler atıştırıp teyzem'e haber verdim ve evden çıktım. Okul'un orada Misperi'yle buluştuk. 'Kızım çok seksi olmuşsun , ağır değil mi ?' deyip bana baktı Misperi 'Öyle mi?' dedim,o kadar da olmuşmudum ki? 'yaanii' deyip geçiştirmeye çalıştı. 'Misperi.. bir şey diyeceğim ' deyip telefonumu çantama koydum. 'ne?' 'biz orada iki kişi ne yapacağız, yanii hiç tanıdığın varmı?' deyip merakla gözlerine baktım. 'Yok bildiğim kaarıyla ama görürsek hemen yanlarına geçeriz. Kızım korkma yaa' dedi 'öylede yanii,orada pek iyi anılarım olmadı' dedim. Misperi'ye Erenlerle bar'a gittiğim günü anlattığımdan anlamakta zorluk çekmemişti. 'ben varım!' dedi ve yürümeye devam ettik... ****** 'Misperi.. bir şey diyeceğim ' deyip telefonumu çantama koydum. 'ne?' 'biz orada iki kişi ne yapacağız, yani hiç tanıdığın var mı ?' deyip merakla gözlerine baktım. 'Yok bildiğim kadarıyla ama görürsek hemen yanlarına geçeriz. Kızım korkma ya' dedi 'öylede yani ,orada pek iyi anılarım olmadı' dedim. Misperiye Erenlerle bara gittiğim günü anlattığımdan anlamakta zorluk çekmemişti. 'ben varım!' dedi ve yürümeye devam ettik... Bar'a geldiğimizde içerisi tıklım tıklımdı. Saat 9 civarıydı ve normal karşılıyordum ama saat 12 gibi buranın dolup taşacağından emindim. Misperiyle bazı erkeklerin bakışlarına mahsur kalıyorduk, ikimizde elbise giymediğimiz için şükrettik . 'Yalnız şu adam geçen Eren olmasa beni almıyordu bak şimdi nasılda aldı gördün mü?' deyip sırıttım. 'aynen ya!' deyip gülümsedi. Biraz yürüyünce 'aa bak! Şu ilerdeki grup benim arkadaşlarım eski okuldan gel yanlarına gidelim' deyip beni çekiştirmeye başladı. 'tamam.tamam' deyip yürümeye başladım. Grup bizi görünce ilk önce beni sonra Misperiyi süzdüler ve 'oo Misperi bu arkadaş ki ?' dediler. 'Selam çocuklar! Bu öykü yakın arkadaşım' deyip iki kız ve iki üç erkeğin olduğu gruba baktı. 'Hepsi aynı anda 'selam Öykü!' dediler ve yer açtılar. 'selam! Deyip oturdum. Siyah saçlı yakışıklı çocuk yanımda oturuyordu, yüzünü bana döndü ve 'saçlarınn fazla güzel' dedi 'teşekkürler' 'vücudunda ve yüzün' deyip sırıttı, çocuk resmen bana yavşıyordu. 'saol ya' deyip ona benle uğraşma bakışımı attım. 'biraz da hırçınsın galiba.. hırçınları severim' deyip bana yandan bakış attı. Tamam ,kabul. Çocuk fazla yakışıklı olabilirdi,fazla fazla. Ama yavşak çocukları hiç sevmezdim. Misperi'nin grubunun yanındaki onuncu dakikamızdaydık. Siyah saçlı çocuğun adının Buğra olduğunu öğrenmiştim ve çocuk sürekli bana bakıyordu. Buda pek hoşuma gitmemişti açıkçası. İçkimden yudumlayıp dilimi tatlandırırken az ilerimde Ateş'i görünce içtiğim içki boğazımda kaldı. Bana sinirli sinirli bakıyordu ve nedeninin yanımdaki çocuk olduğunu düşünüyordum, Allah Allah bi kere o bana karışamazdı! Çocuktan taraf'a döndüğümde elini omzuma koyduğunu farkettim ve geri çekmekle çekmemek arasında kaldım,ama çekmeyecektim. Eğer Ateş beyler bana değer veriyorsa gelip çocuğu uyarırdı zaten. Vermiyorsa da.. kendi başımın çaresine bakacaktım. 'Hangi okuldaydın?' diyerek çocuğu da kendimi de şaşırttım. 'özel zengi . sende karahan lisesi sanırım?' 'evet. Parfümün güzelmiş ' deyip çocuğun gözlerine baktım. 'yanımda dolaşan her kız söyler bunu seninde söylemene sevindim' deyip yanağımı öptü ve geri çekildi. Dudağı yanağıma değerken hiç bir şey hissetmedim. Gözlerimi kapattım ve derin nefes aldım. Açtığımda karşımda Ateş ve bana sinirle bakan gözlerini görünce afalladım. Çocuk nereye uçmuştu ki ?? 'Düş önüme!' deyip kolumdan tutup oturduğum rahat mor koltuktan kaldırdı beni. Siyah deri ceket giydiğini görünce nedensizce tebessüm ettim. Beni itmeye başlayınca tebessümüm soldu. Misperi şaşkınca baktı,cevap bile veremeden Ateş beni bar'ın aşağı katına götürmüştü bile.. Soluklandım ve sinirle Ateş'e baktım. Aslında bi yandan mutluydum. Bana değer verdiğini kanıtlamıştı.. 'Derdin ne senin?!?' deyip kahve gözlerinin içine baktım. 'neden çocuğun seni öpmesine izin verdin??' deyip omzunu silkeledi. Bar'ın altındaydık ve buranın içki vs'lerin geldiği yer olduğunu düşünüyordum. 'Ben.. ben izin vermedim, o aniden öptü!!' deyip kendimi ona inandırmaya çalıştım. ' onla konuşurken de iyiydi. Çocukla konuşursan tabii öper. Tipinden belli değil mi yavşağın teki olduğu?' 'şey.....ıı..' başka bir şey diyemedim. Ne diyecektim ki sanki? Çocuk haklıydı ama bir dakika.. 'ben sana neden hesap veriyorum? Seni ilgilendiriyor mu?!! Diye çıkıştım. 'evet ilgilendiriyor!!' 'nerden ilgilendiriyor benim özel hayatım seni?' 'neden sana hesap veriyorum ki? Ne halin varsa gör' deyip yürümeye başladı. 'Ateşş!!' 'ne?!' 'Şey.. sana bağırdığım için özür dilerim!' 'dileme!' deyip gitti. Beni burada yalnız bıraktı.. Ve tabii ki aramız bozuldu,gerçi varsa.. Pazartesi günü okul çok sıkıcı geçiyordu. Misperi hasta olmuştu ve okula gelmiyordu,bende Misperi'den başka yakın arkadaşım olmadığı için her sıkıcı geçiyordu. Sınıf bomboştu ve ben tek başıma sıramda oturuyordum. Filiz öğretmen bundan sonra 3 seçmeli ders seçeceğimizi ve haftanın her Salı günü 6 derste orada olacağımızı söylemişti. Yani sınıfa hiç gitmeyecektik. Sınıf kapısı aniden kapanınca kollarıma yasladığım başımı kaldırdım. Banu elinde telefonuyla sırıtıyordu. 'Selam pamuk şeker' dedi ve bana doğru yürümeye başladı. 'ne var Banu?' deyip tersledim onu. 'Cemre'de gittiğine göre sanırım yalnız kaldık ha?' deyip kahkaha attı. 'yaya..!!' deyip yapmacık bir şekilde gülümsedim. 'yakında tek kalacağım günlerde gelecek merak etme' Ayağa kalktım ve ' Banu..! ne istiyorsan söyle sonra s**** olup git!' Bir dakika ben küfür etmiştim öyle değil mi ? Bu.. çok garipti,yani genelde pek küfür etmezdim. 'vay vayy! Çakma sarışın! Kendine gel, bana bir daha küfür ettiğini duyarsam son duyuşum olacak ! deyip gözlerini üzerimde gezdirdi. Arkasına dönüp giderken 'sende ne bulyorlar anlamıyorum çocukluk döneminde kalmış bir bebeksin sadece...' dedi ve çıktı. Çıkışta Eren'le eve geldik. O direk odasına çıktı,bende kendi odama. Ateş'i aramak ve barışmak istiyordum,haklı olmama rağmen. Yine de eğer barışacaksak özür dilememe değerdi sanırım. Üstümü giyinip uyudum. 2 saatlik uykumdan sonra 2 saatte odamda normal oyalandım ve aşağıya indim. Teyzem eve gelmiş mutfakta yemek yapıyordu. 'selam teyzee!' deyip yanağından öptüm. 'selam Öykücüm. Nasılsın?' deyip yaptığı salataya döndü. 'iyiyim. Uyudum felan' 'ha şey.. Öykücüm diyecektim de unuttum. Akşam Faruk eniştenin abisine gideceğiz' ** 'ne demek Ateş'lere gidiyoruz??' Ben normal bir misafirlik diye ne giydiğime önem vermeden bulduğumu giymiştim ve saçlarımla yada yüzümle hiç uğraşmamıştım ama öğrendim ki Ateşlere gidiyoruz. Bir yandan onlara gittiğim için sevinsem de diğer yandan tipim yüzünden üzülüyordum. Ve tabii şöyle bir şey vardı ki Ateş evde olmayabilirdi. Yol boyunca tipimi düzeltmekle uğraştım,sonunda gelince Eren'in inmesini bekleyip bende indim. 'Eren...' 'ha?' 'nasıl görünüyorum?' meraklı bakışlarımla gözlerinin içine baktım. Bu kötü dersen dayak yersin demekti. 'iyi de niye ki?' 'öyle..' diyip geçiştirmek istesem de 'haaa! Ateş var dimi burda. Tabii..' 'Erennn!! ' deyip susturdum onu. 'tamam tamam' İçeriye girince Zuhal teyze beni gördüğü için çok mutlu olduğunu söyledi. İlk dakikalar teyzemlerin yanında oturdum, Eren Ateş'in yanına gitmişti ve ben çok ama çok sıkılmıştım. ' Öykücüm çok marefetli Zuhal teyzesi' deyip beni gösterdi. 'Ne güzel maharefetli olduğu kadar iştahlıdır herhalde' deyip bana yine Ateş'in beni ilk kez buraya getirdiği gün'ü hatırlattı. Amacının kötü olmadığını biliyordum ama çok fena bozulmuştum. 'yaya..' dedim ve teyzem'e Eren'in yanına gideceğimi söyleyip Eren'in gittiği yönden yukarıya çıktım..... *****
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE