Kalbin en büyük düşmanı, insanın kendisidir. Christian Barnard Armağan, yoğun ve yorgun bir gün geçirmişti ancak deminki talebini yönelttiği kişi karşısındaki iri bal gözlü kadın olunca, hiçbir hezimet kurduğu cümlenin bahanesi olamazdı. Kafeinle dolu damarları onu ayık olduğuna ikna ediyordu, haliyle yaptığı teklifi geri de çekemiyordu. Kaldı ki, çekmek istemiyordu. Yine de, kabuslarından çaresizce uyandırılmak istemesinin ötesinde netleştirilmesi gereken bir konu vardı. "Yani, sabahki gibi kaçarcasına gitmene gerek yok. Hafifçe dürtmen, uyandığımdan emin olman yeterli." Hasret, herhangi bir buhran ya da erken yaşta girilecek andropoz döneminin belirtileri olabilecek bu isteğin sağlamasını yaptığı halde Armağan'a bir yanıt verememişti henüz. Nihayet, uyandırma yöntemine dahi, bizzat k

