küllerinden dogmak

1184 Kelimeler
Meryem öleli 1 ay olmuştu Hanoğlu Konağı birbirine girmişti yaşlı kadın kızını vurmanın acısıyla dayanamamış hastaneye kaldırılmıştı Mirza Meryem'in ölümünü kaza olarak göstermiş apar topar Meryem'i gömmüştü güçlü bir aile olmanın avantajlarını yaşıyordu babaannesi hastanede çıkınca onu eski bağ evine götürmüştü Orada yaşamak istediğini söylemişti bu kadına kendi yarattığı evladını vurmanın acısı ona çok ağır geliyordu hayal büyük bir şok yaşamış annesini bulmakla kaybetmek arasındaki ince çizgide gitmişti Onun için ne hissedeceğini ne yapacağını bilmiyordu günlerce odasından çıkmadı kimseyi yanına yaklaştırmamıştı mirza'yı en çok yoran hayale ulaşamamak olmuştu yakınındaydı Ama ona ulaşamıyordu ne sözünü dinletebiliyordu ne yüzüne bakabiliyordu ve ona görebiliyordur hayali o arada sadece Dalya sakinleştiriyordu ona iyi gelen tek kişiydi Belki de birbirlerine iyi geliyorlardı Yakup Demirhan kızını bulmanın sevinciyle Sevdiği kadının ölmesinin üzüntüsüyle idi bir yandan da seviniyordu belki de en azından kızının üstündeki tehlike gitmişti O da Hayale ulaşamıyordu Hayal kimseyi yanına yaklaştırmıyordu kendini Lanetli kötü bir insan olarak görüyordu amcası dedesi ve dayısının onun yüzünden öldüğünü sanıyordu bilmiyordu ki her şey Meryem'in hırsları yüzünden di bir süre bununla savaştılar Meryem'in ölümünün ardından bir ay geçmişti Hayal yavaş yavaş Kendine gelip artık İstanbul'a dönmek istediğini söyledi önce Yakup Demirhan sonra Mirza bu duruma karşı çıktılar Ama kimseyi dinlemek duymak istemiyordu sadece gitmek istiyordu kendi evine bir odada olsa orası onun eviydi kendi yaratmıştı Yoktan var etmişti okulunu özlemiş işte arkadaşlarını özlemişti derslerini özlemişti hayalleri vardı umutları vardı Bir insanın ihtiraslarının ve kötülüklerinin bu umutları yok etmesine asla izin vermeyecekti bunun içinde çok çalışacaktı mirza'yı seviyordu bunu İçten İçten kabul etmişti artık ve Onunla oturup her şeyi konuşmak istediğini dile getirdi akşam için baş başa yemek yemek istediğini söyledi Mirza hayalin ona böyle bir adım atmasına çok sevimli yemek yeneceği yere kendinin ayarlarına istediğini söyledi Sadece sen hazırlan dedi Hayal Mirza'nın böyle bir incelik yapmasına mutlu olmuştu anlaştılar ve akşam için hazırlanmaya başladı dolabında hiçbir şey yoktu apar topar alışverişe çıktı Yakup Demirhan kızına onun tüm ihtiyaçlarını karşılamak istediğini söyledi Hayal biraz istemese de sonradan babasının üzüldüğünü görünce kabul etti Sonuçta o da mağdurdu herkes Meryem'in mağduruydu ve Meryem hiçbir şeyden üzüntü ve pişmanlık duymadan bu dünyadan gitmişti iyi bir baba kız olabilirlerdi artık birbirlerini anlayabilirlerdi birbirini yalnız bıraktıkları zamana telafi edeceklerdi Onun için babasıyla da ayrı konuşacaktı. Hayal önce kuaföre gidip sonra giyinmeye başladı HAYALDEN onunla buluşmanın heycanımı yoksa başka birşeymi bilmiyorum ama içimde hem bir çoşku hemde hüzün vardı ikimiz içinde büyük bir sınav verecektik yada yenilip ayrı düşecektik ama ne olursa olsun o benim için özel olacaktı hızla giyinmiştim kırmızı tek askılı bir elbise giymiştim tıpkı ilk karşılaştıgımız gibi onun için özel olmak istemiştim öyle de olduğumu düşünüyordum Mirza'nın Bana gönderdiği arabayla yola çıktık aklımda bin tane konu vardı nereden başlayacaktım ne konuşacaktım daha birkaç ay önce tanıdığım bu adama ne zaman bu kadar bağlanmıştım onu nasıl bırakacaktım hiçbir şey bilmiyordum her şey karışmıştı Arap saçı derler ya İşte tam öyleydi benim hayatım Ve ben bunu tek tek çözüp bir düzene sokmak zorundaydım Öyle ki mirza'yı da kendimi de babamı da ve diğerlerini bu karmaşadan kurtarabilirdim kafamda bin tane soruyla çıktığım yolda nereye gittiğimi bilemiyordum ıssız bir yola doğru yola çıkmıştık MİRZADAN hayalden aldığım telefondan sonra hazırlanmaya başladım Beni bırakmasından o kadar çok korkuyordum ki günlerdir her şeyi duyarsız olması bomboş olması beni korkutuyordu niye neden diye sorgulama dönemi geçtiğinde beni ve her şeyi bırakıp gidecek diye o kadar çok korktum Ama o bana baş başa konuşmak istediğini söylediğinde içimde bir rahatlama olmuştu onu Mardin'in çıkışında bana ait bir Çiftlik evine davet ettim kabul etti bugün burada Onu konuşacaktık Ben ona onunla olan hayallerimi anlatacaktım Oysa benden gitmek için bahanelerini sıralayacaktı bir yerde buluşacaktık buluşmak zorundaydık Çünkü benim artık onsuz olmak gibi bir düşüncem yoktu Meryem'in benden aldığı her şeyi aşkıma sevgime ona iade edecektim ona sana aşığım diyecektim bir kadına aşığım demek Seni seviyorum demek hiçbir zaman acizlik gelmedi bana Bizim buralarda zordur söylemek Erkeksen Eğer tamamen zor bir kadına seni seviyorum demek Ama ben diyordum o kadını ilk gördüğüm anlam beri seviyordum ve hala çok seviyorum Bugün beni bırakmaması için elimden ne geliyorsa yapacağım arkasında durmam gerekiyorsa bazı kararlarına saygı duyacağım onunda arkasında duracağım Yeter ki benden gitmesin Beni bırakmasın Ben onu bu kadar severken o bana sırtını dönmesin mutlaktır buluşmalar kavuşmalar sevene de sevilene de hayal Benim gördüğüm bu hayatta görebileceğim En Kırılgan en Naif bir kadın onu üzmek isteyen kırmak isteyen herkesi yok edebilirdim bu kendi kanımdan da olsa bunu yapardım Peki Meryemdede Öyle olmamışmıydı Meryem defteri gerçekten kapandı mı tekrar açılır mı bilmiyorum Bu kadar kini kalbinde nasıl biriktirdi nasıl yaşadı onu da anlamadım ama Meryem'in yıllardır yaşadığı yere kimleri kimliklerini hepsini araştırıyordum Hayale dokunabilecek yaklaşabilecek herkesi araştırıyordum Meryem tertemiz gitmişti her şeyi kendi halletmek istediği için arkasında başka bir şey bırakmamıştı ama yine de işimiz şansa bırakmadım hayali 7/24 koruyan Korumalar tahsis ettim Onun haberi olmadan Onu her daim her dakika koruyacaklardı benden gitse bile güvenlik kalacaktı �stanbul'daki evini satın aldım En azından bana ait olan bir yerde kalmasını istedim biliyordum ki o evi çok seviyordu orası onundu ona aitti O yüzden onu oradan koparmaktansa orayı kendime bağlamayı yeğledim ve bunu hayalden saklamayı düşünmedim bu akşam hepsini söyleyecektim saat yaklaştıkça heyecanım beni sarmalıyordu sevdiğim kadın buraya geliyordu saatler sonra ona gönderdiğim araba Çiftliğin içine giriş yaptı şoför kendinde arka koltukta hayalin kapısını açtı onu da indirdi şoföre baş işareti yapıp arabayla gitmesini söyledim Hayal ile baş başa kalmıştık nutkum durmuştu o kadar güzeldi ki Kırmızı elbisenin içinde o kadar Naif o kadar güzel ve o kadar kadınsı beni kendine bir kez daha aşık etmeyi başarmıştı ben onu nasıl bırakacağım derken o kendini daha da bağlıyordu onu içeriye davet ettim heyecanla titreyerek içeriye girdi salondaki yemek masasına geçtik ellerinin titrediğini fark ediyordum bir şeyler söylemek için heyecanlıydı ama heyecanını bir türlü yenemiyordu ona önce yemeğimizi yiyelim sonra konuşalım dedim bunun üstüne başını salladı o kadar güzeldiki birkaç dakika onu sessizce izledim Oysa yemeğini bitirmiş konuşmak için gözlerimin içine baktı Mirza "Ben gitmek istiyorum bir süre her şeyden ve herkesten uzaklaşmak istiyorum kendimi bulmaya ihtiyacım var annemin yaptıklarına Hala aklım almıyor insanların hayatını mahvetmiş olmak buna sebep olmak �nan bana bu çok yük ağır Bu yemeği Seni Kırmadan incitmeden aramızda çok güzel bir anı olarak kalsın istediğim için baş başa geçirmek istedim beni anlayacağını bana destek olacağını biliyorum" dedi içimde büyük bir fırtına kopmuştu gitmek istediğini söylemesi beni derinden etkilemişti ama ona kızamıyordum yaşadığı her şey Meryem'in insanlara yaşadığı her şeyin altında onun adı olması onu bu olayların bahanesi yapıyordu ya da o öyle düşünüyordu Meryem her şeyi yakıp geçmişti geleceği geçmişi ve bu anı Oturduğum yerden kalktım onun yanına gittim O oturuyordu ben sonra diz çöküp ona doğru baktım gözlerinden akan yaşları baş parmağımla silip dudaklarına ufak bir öpücük kondurdum "ben seni beklerim Yeter ki sen bana ve buraya eskisi gibi dön neşeli kıpır kıpır hayat dolu hiçbir şeyin suçlusu sen değilsin Meryem'in hırslarının suçlusu sen değilsin O hep öyleymiş Sen bir bahaneydin unutma kendini bulduğunda bana geri dön eski Hayal olaraktan küllerinden doğarak Bir anka kuşu gibi olarak gel bana" dedim bir anda boynuma sarıldı hıçkırıkları nefesimi kesiyordu sımsıkı sarılmıştı boynunu öptüm saçlarını okşadım Oysa gözlerime bakıp " döneceğim söz veriyorum" dedi
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE