bc

GEÇMİŞTEN GELEN AŞK

book_age12+
254
TAKİP ET
1.0K
OKU
others
lighthearted
first love
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Annesi ile babasının ölümünden sonra dedesinin büyüttüğü Nazlı'nın, babasının yarım kalan hayallerini gerçekleştirmek için İzmir'den Mardin'e yolculuğunda hiç beklemediği biranda yolunun aşkla kesişmesi ile bir yandan sevdiği adam bir yandan onu büyüten dedesinin arasında kaldığı serüvenine birlikte şahit olacağımız aşk hikayesi.......

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
GİRİŞ
Güneşin gözlerini kamaştırmasıyla gözlerini yavaş yavaş açan Demir bir rüyada mıyım diye düşünürken bir kez daha gözlerini kapayıp açtığında otobüs İstanbul boğazından geçmekteydi. Yedi tepe üzerine kurulu bu muhteşem şehir bir çok medeniyete başkentlik yaptığı gibi binlerce yazara,şair de ilham olmuş.Orhan Veli'ye gözü kapalı İstanbul'u tasvir ettiren duyguyu anlamıştı ve içinden, bulduğum ilk fırsatta sahile gidip gözlerimi kapatarak dalga sesleri eşliğinde huzur bulmak olacak diye geçirdi. Eşsiz İstanbul manzası ile binbir hayale gark olan Demir bu şehrin onun hayatında çok önemli bir yer edineceğini daha şimdiden anlamıştı. Otobüs terminalde durduğunda çocukluk arkadaşı ile sarılarak hasret giderdi. Ali de onun gibi İstanbul'a okumak için gelmişti.Ali ile birlikte İstanbul Üniversitesi'nin muhteşem tarihi kapısından geçerek kaydını yaptırdıktan sonra eğitim alacağı Çapa Tıp Fakültesine doğru yola koyuldular.Bu küçük gezintiden sonra Ali'nin kaldığı eve vardılar bundan sonraki hayatı okul ile bu ev arasında geçecekti. ........... Aradan geçen üç yılda Demir ev ile okul dışında hiç hayatı olmamıştı. Bunu bilen Ali onu alıp arkadaşlarının sahne aldığı küçük sevimli bir kafeye götürdü. Sahnede tüm ihtişamıyla duran yeşil gözlü saçları beline kadar uzanan genç kadını gören Demir olduğu yerden bir adım bile kıpırdayamadan gözlerini genç kıza dikti. Ali hadi gel oturalım dediğinde sanki uykudan yeni uyanırmışçasına mahmur gözlerle arkadaşına baktı.Ali gülümseyerek adı Aslı dediğinde Demir ardından tekrar etti Aslı .....Ve o gün Ali ,Demir ile Aslı'yı tanıştırdıktan sonra Aslı'nın her sahne aldığı gün ilk sıradan muhteşem sesini dinlemeye gelmişlerdi. Aslı İzmirli varlıklı bir ailenin İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konsevatuarı ses eğitimi bölümünde okuyan kızıydı.Hiç ihtiyacı olmamasına rağmen kendi kendine yetebilmeyi bilen oldukça bilinçli bir genç kızdı. Demir ile anıştığında ; esmer ,kömür gözlü genç adamın ona bakarken mahcup ve utangaç tavrından anlamıştı ona ilgisi olduğunu ve kendini bi anda o siyah gözlerinin içine çekilirken buluvermişti. ............ Demir tıpta uzmanlık sınavı hazırlanırken uzun süren saatler ders çalıştığı için dış dünya ile bağlarını koparıyordu. Mardin'den çıkıp İstanbul'a gelme amacı doktor olup memleketine döndüğünde kendi coğrafyasındaki kadınların, çocukların dertlerine derman olmaktı.Çünkü Demir'in annesi son çocuğunu doğururken kendisi de yeni doğan bebeği de ölmüştü. Bunca düşüncenin içinden sıyrılıp kalbinin sesini dinlediğinde Aslı'yı çok özlemişti ve içinde kopan fırtınalardan haberi olmadığını düşünüyordu.Ani bir karar alarak evden çıktı ve Aslı'nın kaldığı eve doğru yürüdü. Bir yandan günlerdir görmediği sevdiği kadını düşünürken bitmek bilmeyen yol diğer yandan ona söylemek istediklerini düşünürken bir anda bitiveriyordu.Dakikalar sonra Aslı'nın evinin önünde buldu kendini...İçeri girip aklındakileri söylemek yerine dışarda beklemeye karar verdi.Önce ne söyleyeceğini düşündü....Sonra ya o istemezse ne yapacaktı derken bunun iyi bir karar olmadığını düşünerek arkasını döndüğünde Aslı "Demir "diye seslendi. Demir içini kaplayan heyecan ve korku karışık duygularıyla ona döndü ve sanki hep bu anı bekliyormuşcasına ona doğru yürümeye başladı.Aslı "burda ne işin var " dedi... İçinden bu sefer söyle be adam diye geçirirken Demir bir çırpıda" seni görmek istedim" dedi. Aslı duyduğuna inanamadı bu sefer ona açılabilecek miydi? Genç adam tekrar konuştu "müsaitsen biraz yürüyelim mi?"Aslı içindeki heyecanı saklayamamıştı "olur" dedi. Biraz yürüdükten sonra sessizliği Aslı bozdu"benimle konuşmak istediğin bişey var sanırım " dedi. Demir duraksayıp "evet" ve biraz ilerideki parkta oturdular. Demir kafasında geçirdiği cümleleri toparlayamayacağını fark ettiğinde artık çok geçti ve Aslı muhteşem yeşil gözlerini onun kömür gözlerine dikmişti. Bir süre böyle bakıştıktan sonra Demir "seni gördüğümden beri hep aklımdasın,bazen hayallerimde seninle konuşuyorum ve şuan bununda bir hayal olmasından ölesiye korkuyorum dedi" Aslı onu cesaretlendirmek adına "bende seni gördüğüm andan beri düşünüyorum " dedi. Buna şaşıran Demir yüzündeki mimikleri kontrol edemez hale gelmişti birden bağırarak "seni seviyorum"dedi.Aslı gülümseyerek aynı şekilde yüksek sesle "bende seni seviyorum "dedi. Elini kolunu nereye koyacağını şaşıran Demir ilk defa bir kıza onu sevdiğini söylüyordu. Aniden kalkıp yürümeye başladı Aslı "hey!!!nereye gidiyorsun "diye ayağa kalkarak ardından seslendi . Demir parktaki çeşmede yüzünü yıkayıp hızla arkasını döndüğünden Aslı karşıdaki bankın önünden hala ona bakıyordu. Koşarak yanına gidip sımsıkı sarıldı ve "sen gerçeksin bu sefer hayal değil "dedi Aslı gülümseyerek " 3 yıl beklemek yerine bana duygularını açsaydın kurduğun tüm hayaller gerçek olurdu "dedi. Ve böylece Aslı ile Demir'in imkansız aşkı başlamış oldu. ............... Demir ciddi bir adım atmak istiyordu ve Aslı'ya evlenme teklif etmişti. Aslı'nın "evet" demesiyle Mardin'e doğru yola çıktı.Ailesine durumu anlattığında babası Bekir Ağa"o şarkıcı kızı gelin olarak bana getirirsen evladım değilsin"dediğinde konağın kapısını çarpıp çıkmıştı. Artık bir ailesi yoktu ve geldiği gibi Mardin'den dönüyordu. Aslı da İzmir'e ailesini yanın gidip ailesine konuyu açtı.Babası Hikmet Hanoğlu tüm merhameti ve sevgisiyle kızının saçlarını okşayarak bu ilişkinin mümkün olmayacağını anlatmaya çalıştı. Aslı "tek sebep kültür çatışması mı? "derken gözleri dolu dolu olmuştu. Babası kızının kararlılığını görünce "peki kızım madem bu kadar kararlısın biraz daha bekleyin evlilik işi aceleye gelmez hem delikanlının henüz bir mesleği bile yok "dedi.Aslı düşündüğünde babasına hak vermişti ama bunu Demir'e nasıl söyleyeceğini düşünürken Demir'de ailesini ikna edemediğini Aslı'ya nasıl söyleyeceğini kara kara düşünüyordu. ............ Bir hafta sonra tekrar İstanbul'a dönen iki genç aşık buluştuklarında ikisininde birbirine sımsıkı sarılmasının ve yüzlerindeki tebessümün ardında sakladıkları gerçekleri farketmişcesine bir anda Demir söze girdi "benim artık bir ailem yok" Aslı bu sözün ardından tekarar sevdiği adama döndü ve sımsıkı sarıldı "senin ailen artık benim "dedi ve babasının sözlerini unutup "hadi evlenelim" dediğinde Demir şaşkınlıkla ona bakarak "şimdi mi " aslı gülerek "evet hemen şimdi "dediğinde kendilerini belediyenin önünde buldular ve bir hafta sonra pazartesi günü saat 14.00 da nikah günü almışlardı.Demir hemen bir ankesörlü telefon bularak arkadaşı Ali'yi aradı ve olanları anlattı. Ali de Mardin'e atanmış yeni öğretmen güzeller güzeli Reyhan ile nişanlanmıştı ve nişanlısını da alarak İstanbul'a can dostunun nikahına gitmişti. ................ Ve nihayet nikah günü geldiğinde çiftin sadece yakın arkadaşlarından oluşan 10 kişini katıldığı belediye salonunda nikahları kıyılacaktı. Demir siyah takım elbisesinin içine giydiği beyaz gömlek ile oldukça yakışıklı görünüyordu ve sabırsızlıkla Aslı'nın salona girmesini bekliyorken bir anda Aslı bembeyaz uzun elbisesi ve yandan ördüğü saçlarını arasındaki papatya çiçekli tokalarla masallardan fırlayan bir peri kızı gibiydi.Demir hayran bakışlarla sevdiği kadına doğru yürüdü ve elinden tutarak masaya kadar eşlik etti. Demir'in şahidi Ali olurken Aslı'nın şahidi ablası Sema olmuştu. Nikahın ardından Aslı'nın sahne aldığı kafeye gidip küçük bir kutlama yaptılar. Aslı sahnede Sezen Aksu'nun yeni çıkan albümünden şarkılar seslendirerek günü unutulmaz kılmıştı... ................. Demir doğumhanenin kapısında hızla volta atarken içeriden çıkan ebe" minik kızınız doğdu ve annesi de gayet iyi birazdan odasına alırız "dedi.Bir saat sonra Aslı kucağında minik bebeğiyle odaya alındı ve Demir gözyaşları içinde ikisini izliyordu. Yavaşça minik bebeğe yaklaşıp "sen benim kızımsın... Nazlım"dediğinde artık göz yaşlarına hıçkırıkları da eşlik ediyordu.Aslı'ya dönüp baktığında onun gibi ağladığını gördüğünde sımsıkı sarılıp "sen benim ailemsin "dedi . Sonraki gün kontroller yapılıp hastaneden çıkan çift evlerine gelmişlerdi.Nazlı üç aylık olmuştu ve cıvıl cıvıl sesler çıkaran kumral yeşil gözlü oldukça şirin bir bebekti. Aslı minik kızıyla oynarken kapı çaldı ve gelen Sema ile Belma Hanımdı. Aslı annesini karşısında gördüğünde hıçkırıklara boğulmuştu. Annesi kızını sımsıkı kucaklayarak " keşke daha önce haberim olsaydı yanında olurdum"dediğinde Sema "sence babam izin verir miydi "dedi. Çünkü Aslı'nın ondan gizli evlenmesi Hikmet Beyi ziyadesi ile rahatsız etmiş ve kızı ile kimsenin görüşmesine izin vermemişti. Belma Hanım "artık bende dayanamıyorum ne olacaksa olsun kızımı ve torunumu alıp İzmir'e götüreceğim ve eminim Hikmet Bey bu şirin kızı gördüğünde sizi affedecektir"dedi .Girdiği sınavın sonucunu beklerken bir işe giren Demir akşam eve döndüğünde Belma Hanım ile tanıştı. Belma Hanım damadını görür görmez çok sevmişti Demir saygı ile önünde eğilip ellerini öpmüş ve eşine ile kızını hasretle kucaklamisti. Belma Hanım Demir ile konuştuktan sonra onu da ikna edip sonraki gün Aslı ile Nazlı'yı alıp İzmir'e gitmişti.Hikmet Bey herşeyden habersiz eve girdiğinde eşinin kucağındaki bebeğin kimin olduğunu bilmeden dakikalarca sevmişti ve Aslı'nın odaya girmesiyle olayın farkına varmıştı. Yaklaşık iki yıldır görmediği kızını karşısında gören Hikmet Bey başta kızsa da yüreğindeki merhamete yenik düşüp kızını ve torunun bağrına basmıştı. Akşam yemeğine hep birlikte oturduklarında Hikmet Bey Demir ile tanışmak İstediğini söylemişti.İki gün sonra Demir geldiğinde yine bir akşam yemeği sırasında Demir ile uzun uzun sohbet ettiğinde o da Belma hanım gibi damadını oldukça sevmişti.Sabah olduğunda Demir işinden üç gün izin aldığını söyleyip gitmesi gerektiğini söylediğinde Hikmet Bey kalmasını istemişti ve Demir ne yapacağını bilemiyordu bir yandan sevdiği kadını uzun zamandır böylesine mutlu görmediğini anımsayarak Hikmet Bey'e "efendim ben tıpta uzmanlık sınavına girdim sonucunu bekliyorum eğerki buralara gelebilirsem size yakın olmaktan şeref duyarım" dedi Hikmet Bey karşısındaki gururlu gence tebessüm ederek" iyi haberlerini bekleyeceğim "dedi. Aslı da eşi ve kızı ile birlikte İstanbul'a gitti. Bir ay sonra sınav sonucu açıklanmış ve İzmir'de kalp damar cerrahisi bölümünde asistan olarak işe başlamıştı.Aslı özlediği ailesi ile hasret giderirken Nazlı'da kuzenleriyle mutlu bir şekilde hızla büyüyordu. ................ 5 yıl sonra Demir doğduğu topraklara gitmek istediğini ve ordaki insanlara yardım etmek istediğini söylediğinde Hikmet Bey başta karşı çıksa da onun gibi kararlı ve çalışkan bir damadı olduğu için mutluydu .Mardin'de istediği boş pozisyon olmayınca Diyarbakır'a tayın olmuştu. Nazlı artık birinci sınıfa gidiyordu ve Aslı tüm gün evde eşini ve kızını bekliyordu.Akşam yemeğinde telefon çalması ile Demir sofradan kalkarak siyah tuşlu telefonun ahizesini kulağına dayadığında arkadaşı Ali ile güzel bir sohbete koyulmuştu. Telefonu kapatıp Aslı'ya bakarak yarın Ali ile Reyhan bize gelecek dediğinde Aslı da çok heyecanladı uzun zamandır yalnızlıktan sıkılmıştı.Sabah olunca hummalı bir hazırlığa giriştiler evi birlikte temizleyip en güzel yemekleri yaptılar.Çalan kapı sesine Nazlı koşarak "baba misafir geldi "derdemez kapıyı açmıştı ve karşısında onun boylarında esmer bir çocuk duruyordu. Nazlı" aaaa bu misafir çocuk "dediğinde küçük çocuk "sensin çocuk ben 7 yaşındayım" dedi ve arkasındaki annesi ikisine gülerek "demek güzel Nazlı sensin "deyince Nazlı gülerek babasına sarıldı. Misafirler içeri geçtiğinde Ali ile Reyhanın küçük oğlu Asil bir anda" anne bunun gözleri çok güzel" dediğinde salondaki herkes gülmeye başlamıştı. Nazlı hiddetle kaşlarını çatıp" ben bu değilim benim adım Nazlı" dedi. Büyükler birlikte oturup hasret giderirken çocuklarda oyun oynadılar. Ali ile Reyhan kalkarken Reyhan" en kısa zamanda sizi ağırlamayı çok isteriz "dedi.Aslı Demir'e bakarak " aslında bende Mardin'i çok merak ediyorum en çokta sevdiğim adamın çocukken geçtiği yerlerden kızımda geçsin istiyorum" deyince Demir "çok iyi fikirmiş "dedi ve misafirlerini uğurladı. Tam bir ay sonra Demir ailesiyle birlikte Ali Arhan'nın konağında misafir olmuştu.Aslı hayranlıkla konağı incelerken Demir ile Ali eski günleri yad ediyorlardı.Asil ise konağın avlusunda bulunan salıncağa binen Nazlı'yı sallarken konağın kapısı kırılırcasına çalınıyordu. Bir anda içeriye yaşlı sinirli bir adam ve yanında iki genç girdi.Ali " bu ne demek Bekir Ağa "dediğinde Aslı anlamıştı kim olduğunu.Demir babasına doğru gidip kibarca konuşmak istediğinde babası ona elini kaldırarak "dur!!!" dedi." Senin bu topraklarda ne işin var "dediğinde Nazlı öyle korkmuştu ki bir anda babasının kucağına doğru koşarak" babama bağırma "dediğinde Demir babasına "yeter artık baba bu küslük bak artık bir de torunun var "dediğinde Bekir Ağa "sen benim oğlum değilsin şu şarkıcının kızı da torunum değil bu seni ilk ve son uyarım bir daha Mardin'e adımını atarsan hiç düşünmeden öldürürüm dediğinde Ali olaya müdahale etmek istese de Demir arkadaşını durdurdu ve ailesini alarak oradan ayrıldı. Yol boyunca tek kelime etmeyen Demir ve Aslı bir anda acı bir fren sesi ile irkildiler. Tam karşıdan gelen kamyonu son anda fark eden Demir direksiyonu kırmasıyla araba taklalar atarak uçuruma devrildi. Nazlı gözünü açtığında anneannesi teyzesi ve dedesi yanındaydı ama annesi ile babası yoktu ve o çocuk yüreği hissetmişti olanları gerçeği kendi dile getirdi"annem ve babam öldü değil mi dede" dediğinde dedesi sıkıca kucakladı ve onu öptü......... İki gün sonra İzmir'de yapılan cenaze törenine Mardin'den sadece Ali ağa ve ailesi katılmıştı.Nazlı dedesini ellerini bir an bile bırakmazken bugünün hayatının en zor günü olduğunu nereden bilebilirdi...

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

AŞKLA BERDEL

read
81.7K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
47.4K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
532.7K
bc

HÜKÜM

read
226.6K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
67.4K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
25.3K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook