Hadi gülüm, sen arabaya geç. Ben geliyorum, demişti Leyla’ya. Azat, arabanın bagajındaki yerini alırken Elvin, Seyit Ali’nin korumalarıyla öndeki arabaya bindirilmişti. “Şunun gözüm onu bir daha buralarda görürse, o iki tel saçını da yolar, yolunmuş tavuğa çeviririm,” diyen Rozerin’in sesi hırsla titriyordu. Seyit Ali, gözleri gülerken, “Sen gelsene benimle şöyle,” deyip elinden tutarak onu içeri çekip kapıyı kapattı. “He ne oluyor be? Ne yapıyorsun? Delirdin mi?” diyen Rozerin’e, “Vallahi delirdim,” dedi Seyit Ali ve dudaklarına yapışıverdi. Geri çekildiğinde, “Bana bak Seyit Ali, sen çok oluyorsun artık. Bulduğun her fırsatta öpecek misin beni?” dedi genç kadın. “Yani mümkünse… Bulduğum her fırsatta öpmek isterim. Tabi başka şeyler de yapmak istiyorum ama onlar için henüz erken,” de

