Sabahın ilk ışıklarıyla merhaba dediğim bu güneşli günün benzerlerinden tek farkı, yeni bir evde işe başlayacak olmamdı. Eh, öyle pek parlak bir mevkide çalışacağım söylenemezdi. Öyleyse bu aptal heyecan da neyin nesiydi? Gözümü açtığım ilk andan beri göğüs kafesime sığmayan kalbim, bu durumu değiştirebileceğimi umarak yaptığım hiçbir aktiviteyle durulmamış aksine evden ayrılma vaktim yaklaştıkça boğazımdan yukarı, ağzıma doğru çıkacak gibi bir his yaratmaya başlamıştı bedenimde. Yanıma alacağım eşyalarımı bir gece önceden toparlamış olmam çok işime yaramıştı çünkü bu heyecanla sabaha bırakmış olsaydım kesin her şeyi unuturdum. Kapının kenarına bıraktığım ufak valizin kenarından geçerken bir kez daha burayı terk ediyormuşum gibi hissetmekten kendimi alamadım. Neyse ki bu kez uzun ara ve

