3. Bölüm

1397 Kelimeler
Derin Akşamın ilerleyen saatlerinde mutfağa giren koruma ile içkilerini yenilemek için beni almaya geldiğini anladım. İkidir bu şekilde kapıya geliyor masaya kadar eşlik ediyor içkilerini koyduktan sonra da aynı şekilde mutfağa kadar benimle gelip daha sonra gözden kayboluyordu. Masadakiler beni görünce konuşmayı kesip sessizleşiyordu uzaklaşınca da tekrardan konuşmaya devam ediyorlardı. İçeri ilk girdiğimde Poyraz'a bakmaya cesaret edemesemde ikinci gidişimde cesaret edip anlık bakmıştım. Yanındaki adamla bir şeyi tartışıyor gibiydi onlara yaklaşınca da geriye yaslanıp gitmemi beklemişti. Hızla içkilerini yenileyip gitmiştim ve bu süre boyunca Poyraz bir kez bile dönüp bakmamıştı bana daha doğrusu koca yemek boyunca hiçbir çalışana bakmamıştı sanki orda hiç yokmuşuz gibiydi onun için tabi dedim şey Ecrin için geçerli değildi. Ne yapıp edip dikkatini çekerek ona bakmasını sağlamıştı. Derin bir nefes alıp sakin kalmaya çalışarak tekrar masaya doğru ilerlediğimde dikkatimi çeken bir şey oldu Poyraz yerinde yoktu. Çaktırmadan etrafa baksamda görememiştim. Yine hızla içkilerini yenileyip mutfağa geçtiğimde Aleyna yanıma geldi. "Ecrin'i gördün mü?" "Hayır neden? "On dakikadır onu arıyorum ama hiçbir yerde yok" demesi ile içimde bir korku oluştu. Poyraz denilen adamda ortalıkta yoktu. "Bir fikrim yok" dediğimde yanımdan ayrılan kıza bakıyordum. ' Yok artık daha neler onunla değildir' dedim içten ama yine de bu dediğime ben bile inanmıyordum daha fazla yerimde duramayıp etrafa bakmaya başladım. Her odaya giriyordum ve onu göremeyince içimde daha fazla korku oluşuyordu ya kıza bir şey yaptıysa. Bunu düşünmemle adımlarımı hızlandırdım çalışanların tuvaletine de baktıktan sonra aklıma VIP odaları geldi birden bu odalar başbaşa yemek yemek isteyen insanlar için hazırlanmış küçük odalardı. Hızla adımlarımı o yöne doğru yönlendirdim uzun bir koridoru geçtikten sonra bölme bölme olan odalara geldim ve yavaşça odaların önünden geçmeye başladım. Attığım her adımda kalp atışım inanılmaz derecede artıyordu birkaç oda geçtikten sonra gelen ses ile anında durdum ve nefes almayı kesip sesi dinledim ve duyduğum bu tanıdık ses ile panikledim. Bu kesinlikle Ecrin'in sesiydi ve işin kötü tarafı acı içinde inliyordu. 'Şimdi ne yapmam gerekiyor!" telaşla etrafıma bakındım. "Hakan Beye mi haber versem. Gerçi haber verene kadar o adam Ecrin'i öldürebilirdi" kendi kendime korku içinde konuşuyor mantıklı düşünemiyordum. En sonunda gelen ses ile kendime gelip gördüğüm en ağır şeyi elime alarak hızla onların bulunduğu odaya geldiğimde yine Ecrin'nin sesini duydum. "Poyraz Bey!" diye inlediğinde daha fazla durmayıp hızla elimdeki cisim ile içeriye girdim ve ," Ecrin iyi mi-....." cümlemi bitiremedim çünkü gördüğüm şey ile donup kaldım. Ecrin masaya doğru eğilmiş eteği beline kadar sıyrılmış halde duruyor Poyraz denen adam ise hemen onun arkasında elleri kalçasını sertçe kavramış halde içine girip çıkıyordu. Benim bir anda girmemle hızla masanın yanındaki silahı alıp bana doğrultması bir oldu. "Ne oluyor lan!" diye kükrediğinde elimdeki biblo hızla yere düştü. Şok içinde önümde olanları idrak etmeye çalışıyordum birkaç saniye sonra ne olduğunu anladığımda yüzüm hızla kızardı ve başımı geri çevirdim o kadar hızlı çevirmiştim ki başım bir anlık döndü. "Ço- çok özür dilerim he-hemen çıkıyorum" diyip çıkmaya çalışsam da arkamdan gelen sen ile olduğum yerde kaldım. "Dur orda!" fermuar sesi duyduğumda pantolonunu giydiğini duydum titreye titreye onlara döndüğümde ikiside üzerlerini düzeltmiş halde bana öfkeyle bakıyordu. Ecrin istedigini tam olarak elde edemediği için Poyraz ise odayı bu şekilde bastığım için öfkeliydi ama ikiside umrumda değildi tek umursadığım kendi canımdı şu an! Bakışlarını benden bir saniye bile çekmeden Ecrin'e sertçe, " Sen çık!" dedi. "Ama?" ona karşı gelen kadına burnundan soluyarak döndüğünde benim bile kanım çekildi. Sakin ama korkutu bir ses tonuyla " Sana siktir git dedim" demesi ile Ecrin hızla odadan çıkmak için hareketlendi yanımdan geçerken de öfke ile bana baktı. Salaklık bendeydi kızın tehlikede olduğunu düşünmüştüm ama durum bambaşkaydı. Poyraz artık silahı bana doğrultmuyordu sadece beni izliyordu korkumdan yüzüne bile bakamıyordum. Yavaş adımlarla bana doğru geldiğinde istemsizce bir adım geriye gittim. "Kıpırdama!" diye kükrediğinde ise dediğini yaptım. İyicene dibime gelip üstten birkaç saniye bana baktıktan sonra birden boğazıma sarılan eller ile irkildim. Manyak adam boğazımdan sertçe tutup sıkıyordu bana doğru yaklaşıp "Ne işin var burda!" o kadar sakin söylemesine rağmen ses tonundaki şey beni daha çok korkutmuştu. "Özü- özür dilerim" bir yandan boynumdaki elini gevşetmeye çalışırken diğer yandan kendimi ifade etmeye çalışıyordum ama bu pek mümkün olmuyordu. Zaten nefes almakta zorlanırken konuşmam zor oluyordu bunu anlayınca sertçe beni itti yaptığı şey yüzünden yere düştüm. "Konuş şimdi! Ne işin var burda!?" Birkaç saniye durup nefes almaya çalıştım sonra da," Üzgünüm Poyraz Bey. Ecrin'nin acı içinde inlediğini duyunca başı belada sandım o yüzden içeri girdim. Yemin ederim böyle bir şey olduğu aklımın ucundan bile geçmemişti efendim." Görüntü yine gözümün önüne gelince vücuduma yine sıcaklık bastı biraz önce neye şahit olmuştum Lanet olsun! Birkaç saniye sessizlik oldu beni izlediğini biliyordum ona kesinlikle bakamıyordum. Daha sonra duyduğum alaycı gülüş ile bakışlarımı ona çektim. Kollarını önünde çapraz yapmış şekilde beni izliyordu. "Demek acı inlemelerini duyduğun için arkadaşına yardım etmek için odaya daldın" diyip ona saldırmak için kullanacağım bibloya kaydı gözleri. "Bana bununla mı zarar verecektin yani?" " Evet yani ha-hayır" iyice batıyordum bu odadan kesinlikle zarar görmeden çıkamayacaktım. İlk söylediğim şey ile tek kaşı havalandı kesinlikle şu an aklımdan zorum olduğunu düşünüyordur sonra birden bana doğru yaklaşıp kolumdan sertçe tutarak ayağa kaldırdı. "İstersen seninle devam bilirim ne dersin" demesi ile donup kaldım. Söylediği şeyi algılamaya çalışıyordum tepki vermediğimi görünce yüzünde benden tiksindiğini belli eden bir ifade ile bana biraz daha yaklaşıp elini eteğime götürmesi ile girdiğim şoktan sonunda çıktım ve onu sertçe iterek kendimden uzaklaştırdım. Bu hareketime anlık şaşırsa da daha sonra bakışları yine sertleşti. Biraz önce beni aşağıladığı için gözlerimi kapatıp birkaç saniye derin nefes alarak sakinleşmeye çalıştım ve ona bakıp " Düşündüğünüz gibi biri değilim isterseniz Ecrin'i çağırabilirim kaldınız yerden devam edersiniz" sinirden gözlerim dolmasına rağmen korkumdan bir şey de diyemiyordum. Birkaç saniye yüzüme baktıktan sonra başı ile kapıyı işaret ederek" Çık dışarı!" demesi ile arkamı dönüp hızla odadan çıktım. Koridorda koşarcasına yürüyordum kalbim ağzımda şeklinde. Odadan çıkıpta fikrini değiştirecek diye ödüm kopuyordu dakikalar içinde mutfağa girdiğimde nefes nefese kalmıştım. Hakan Bey beni görüp bir terslik olduğunu anlayınca hemen yanıma geldi. "Senin neyin var?" "Bir şeyim yok" "Madem bir şeyin yok neden yüzün hayalet görmüş gibi ve neden nefes nefesesin" tek kaşını kaldırmış halde açıklama bekliyordu. Derin bir nefes alıp," Lavaboya gittim biraz uzun kalınca belki içki yenilememi ismişlerdir diye birden panikledim o yüzden hızlı geldim efendim" Söylediğim şeye ikna olmasada olmuş gibi yapıp "İyi kendine çeki düzen ver! Bayılacak gibisin herkesin içinde servis yaparken bayılırsan umrumda bile olmazsın haberin olsun" sertçe dedikten sonra yanımdan ayrıldı bende rahat bir nefes aldım. Tanrım biraz önce ne yaşamıştım öyle? Aklıma gelen şey ile birden etrafıma bakıp Ecrin'i aradığımda zaten bakışları üzerimde olan ve beni öldürmek istercesine bakan kızı anında gördüm. Adamın onu becermesini engellediğim için fazlasıyla öfkeli görünüyordu bu haline sadece gözlerimi devirdim. Salak kız onun için korktuğum için odaya dalmıştım bir daha önümde işkence görse bile kılımı bile kıpırdatmazdım ne hali varsa görsün. Olayın üzerinden yarım saat geçmişti artık daha sakindim. Kapı açılıp tekrar korumayı görünce derin bir nefes aldım ve onu takip ettim. Masaya yaklaşınca istemsizce Poyraz'a bakışlarım kaydı aynı şekilde onunda bakışları üstümdeydi. Bana her zamanki sert bakışları ile baktığını görünce hemen gözlerimi ondan ayırıp önüme baktım. Neden bu kadar ürkütücü olmak zorundaydı ki! Hızlı bir şekilde çoğu kişinin içkisini yeniledim en son Poyraz kalmıştı elimin titrememesi için dua ederek yanına gittim ve bardağına içkiyi koyduğum sırada " Bana viski getir!" diye tüm kanımın çekilmesine neden olan sesini duydum. Birden sesini duyduğum için irkilmeme neden olmuştu üsten ona baktığımda dudak kıvrımlarının az da olsa hareket ettiğini gördüğüme yemin edebilirdim. Adam resmen korkumdan keyif alıyordu inanılır gibi değil. Tekrar konuşmasın diye hızla dediğini yapıp içkisini değiştirdim tam mutfağa doğru giderken onun sesini duydum sertçe, "Burda kal! Konuşmamız bitti artık" hemen dediğini yapıp yakınlarında durdum ve gidene kadar içkilerini tazeledim. Poyraz denen adam sadece bir kez bana bakmıştı o da mutfaktan çıkıp ona baktığımı yakaladığı andı ondan sonra yine sanki orda yokmuşum gibi davranmıştı. Bu yaptığı şey ile aslında rahatlamıştım insanı içini delen o bakışlarına maruz kalmak en son isteyeceğim şeydi kesinlikle. Bir saat daha konuştuklarında Poyraz'ın sesi ile yerimde doğruldum istemden. Masadakilere bakıp " Başka bir şey yoksa toplantıyı bitiriyorum." herkesten yok cevabı gelince oturduğu yerden yine tüm ciddiyeti ile kalktığında bakışları bana kaydı ama bu sadece birkaç saniye sürdü hemen dönüp yanındaki sağ kolu olduğunu düşündüğüm ve korumayla konuşan kişi olduğunu tahmin ettiğim Anıl denilen adam ile uzaklaştı. Onların çıkması ile saatlerce hissettiğim o korkuda hızla uçup gitti. "Tanrım nasıl bir aurası var da bu denli korkmama neden oldu" kendimle konuşarak. Umarım bir daha asla karşılaşmam bu adamla bu ilk ve son olsun....
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE