Güvenli evde ışıklar kapalıydı. Aras camın önünde duruyordu. Sokak lambasının sarı ışığı yüzünün yarısını aydınlatıyor, diğer yarısını karanlıkta bırakıyordu. Defne bunu fark etti. Yarım yüz. Sergideki tablo gibi. “Beni izliyorlar” dedi Aras. Bu bir tahmin değildi. Bir hatırlamaydı. Defne başını koltuğun arkasına yasladı. Bacağındaki ağrı nabız gibi atıyordu ama zihnindeki uğultu daha yoğundu. “Bugün öldürmek istemediler” dedi. Aras dönmedi. “Hayır.” “Kaçırmak da istemediler.” “Hayır.” Defne yavaşça doğruldu. “Bizi ölçtüler.” Bu cümle havada asılı kaldı. Aras ilk kez ona baktı. Gözlerinde savaş değil… hesap vardı. “İçeriden biri var” dedi. Defne tereddüt etmedi. “Lara.” Aras’ın çenesi gerildi ama itiraz etmedi. Tam o anda Defne’nin telefonu titreşti. Numara yok. Me

