Güneş perdelerin arasından ince bir çizgi halinde süzülüyordu. Ev sessizdi. Ama gece bitmemiş gibiydi. Aras uyanalı saatler olmuştu. Yatağın başlığına doğru başını yaslamış, Defne’yi izliyordu. Uyurken daha genç görünüyordu. Daha savunmasız. Ve bu… Aras’ın en zorlandığı şeydi. Saçlarının bir kısmı yüzüne düşmüştü. Nefesi düzenliydi. Bandajlı bacağı battaniyenin altından hafifçe seçiliyordu. Aras elini uzatıp saçını çekmek istedi. Yapmadı. Sadece baktı. Zamanın nadiren verdiği bir ayrıcalık gibiydi bu. Hiçbir şey yapmadan yanında olabilmek. Defne hafifçe kıpırdandı. Gözleri açıldı. Aras’ı gördü. Hiç şaşırmadı. “Ne zamandır orda bana bakıyorsun sen?” Aras gülümsedi. “Çok belli mi?” “Biraz.” Defne doğrulmadı. Sadece başını yastığa daha iyi yerleştirdi. “Rahatsız edici m

