3. Bölüm

1360 Kelimeler
Gri şafak ışığı laboratuvarın pencerelerinden içeri sızarken, Yeşim deri koltuğun üzerinde kıvrılmış, huzursuz bir uykuya dalmıştı. Rüyalarında, yeşil pabuçlu cinler değil, sayısız küçük beyaz küreler vardı. Onları kovalıyor, yakalamaya çalışıyor ama her seferinde parmaklarının arasından kayıp gidiyorlardı. Aralarından biri büyüyüp gözüne dönüşmüştü - devasa, kusursuz bir küre - ve onun içine bakıyordu. "Sen de bizdensin," diye fısıldıyordu göz. Yeşim ter içinde uyandı. Nefesi kesik kesikti. Saate baktı: 06:44. Sadece bir buçuk saat uyuyabilmişti. Koltuğun derisi sırtına yapışmıştı. Ayağa kalktı, pencerenin yanına gidip alnını soğuk cama dayadı. Dışarıda kampüs uyanıyordu. Birkaç erkenci öğrenci kütüphaneye doğru yürüyor, temizlik görevlileri yolları süpürüyordu. "Normal bir gün." diye düşündü. Ama Yeşim'in dünyası artık asla normal olmayacaktı. DNA testi pozitif çıktı, diye hatırladı ani bir heyecanla. Gerçekten genetik materyal var. Laboratuvarın küçük lavabosuna gidip yüzünü soğuk suyla yıkadı. Suyun soğukluğu onu biraz olsun canlandırdı. Aynada kendine baktı: göz altları mor, saçları dağınık, yüzü solgun. Ama gözlerinde bir ışık vardı. O tehlikeli, kaşif ışığı. Elektron mikroskobunun başına döndü. Gece boyunca çekilen zaman atlamalı videoyu açtı. 8 saatlik kaydı 90 saniyeye sıkıştırarak izlemeye başladı. İnanılmazdı. Nanotopia canlı bir organizma gibi hareket ediyordu. Yeni nanorg'lar oluşuyor ve ağa ekleniyorlardı. Ağın kendisi genişliyor, yeni dallar oluşturuyor, karmaşık bir örüntüye dönüşüyordu. Mineral kristalleri böyle davranmazdı. Hiçbir inorganik süreç bu kadar organize, bu kadar amaçlı görünemezdi. Not defterini açtı, yeni bir sayfaya başlık attı: Nanorg Davranış Kataloğu Gözlem Periyodu: : 48 SAAT Büyüme Hızı: Saatte ortalama %0.15. Lineer değil, logaritmik artış gösteriyor. Çoğalma Mekanizması: Ana küreden küçük bir tomurcuk oluşumu (50-80 nm). Tomurcuk ayrılıyor ve kendi bağımsız küresi haline geliyor. Süreç: 3-4 saat. Ağ Oluşumu: Yeni nanorg'lar, mevcut ağ iplikçiklerine bağlanıyor. Bağlantı noktalarında özelleşmiş yapılar var. Enerji Kaynağı: Bilinmiyor. Ortamda organik bileşik yok. Fototrof olabilir mi? Kemosentez? Boyut Dağılımı: 8-14 nm aralığı sabit. Hiçbir nanorg bu aralığın dışına çıkmıyor. Homeostaz mekanizması? Son maddeyi yazarken duraksadı... Telefonunu çıkardı, Anıl Bey'e mesaj yazmaya başladı: "Hocam, acil görüşmemiz gerekiyor. Yeni bir yaşam formu buldum. Kanıtlarım var." Gönderme tuşuna basacakken tereddüt etti. Parmakları havada kaldı. Yeterli mi gerçekten? Tekrar sildi. Yeni bir mesaj: "Hocam, bugün görüşebilir miyiz? Önemli bir bulgum var." Daha iyiydi. Daha az iddialı. Gönderdi. Cevap hemen geldi: "Öğleden sonra 3'te müsaitim. Ofisimde ol." Yeşim, derin bir nefes aldı. 7 saat daha. 7 saat daha hazırlanmak, daha fazla veri toplamak için. 09:15 - KONTROL DENEYLERİ Bilimsel yöntemin altın kuralı: Kontrol et, tekrar kontrol et. Yeşim, üç yeni numune hazırladı: Negatif kontrol: Steril distile su. Hiçbir şey olmamalıydı. Pozitif kontrol: Bilinen bir bakteri kültürü (E. coli). Normal yaşam belirtileri göstermeliydi. Kaya kontrolü: Nanorg içermeyen başka bir volkanik kaya numunesi. Her birini ayrı petri kaplarına koydu, aynı koşullarda inkübatöre yerleştirdi. 3 saat sonra inceleyecekti. Bu arada, ana numuneyi başka bir teste tabi tuttu: ATP testi. Adenozin trifosfat - tüm canlı hücrelerin enerji para birimi. Eğer nanorg'lar ATP üretiyorsa, canlılık hipotezi neredeyse kesinleşirdi. Test kitini hazırladığı sırada kapı çaldı. Mehmet Efendi'ydi. "Kahve getirdim," dedi içeri girerken. "Bugün özel bir gün gibi görünüyor." Yeşim, ona baktı. Mehmet Efendi'nin gözlerinde olağandışı bir ciddiyet vardı. "Nasıl anladınız?" diye sordu. "Yıllardır buradayım Yeşim Hanım. 'Evreka' yüzünü bilirim. Gözler parlar, yüzler gerilir, bir an önce dünyaya haber vermek istersiniz ama bir yandan da korkarsınız." Mehmet Efendi, kahveyi masaya bıraktı. "Bugün sizde o yüz var." Yeşim, gülümsemeye çalıştı. "Anıl Bey'le öğleden sonra görüşeceğim." "O zaman size iyi şanslar." Mehmet Efendi kapıya doğru ilerledi, sonra durdu. "Yeşim Hanım? Bir şey söyleyebilir miyim?" "Tabii, Mehmet abi." "1999'daydı sanırım. Bu fakülteye genç bir fizikçi gelmişti. Kara deliklerle ilgili çılgınca bir teorisi vardı. Herkes onunla alay etti. Bana gelir, kahve içer, teorisini anlatırdı. Ben hiçbir şey anlamazdım ama onun tutkusunu görürdüm." Mehmet Efendi duraksadı. "O adam, 15 yıl sonra Nobel aldı." Yeşim, gözlerini kırpıştırdı. "Ne yapmıştı?" "İnsanların onu dinlemesini beklemedi. Kanıtlarını topladı, makaleler yazdı, dünyayı ikna etti." Mehmet Efendi'nin yüzünde sıcak bir gülümseme belirdi. "Siz de öyle yapın. Kimse inanmazsa, daha iyi kanıtlar getirin. Yine inanmazlarsa, daha da iyilerini getirin." Kapı kapandığında, Yeşim'in içi ısınmıştı. Kahveyi aldı, yudumladı. Acı ve güçlüydü. Tıpkı gerçek gibi. 12:48 - SONUÇLAR ATP testi sonucu beklerken, kontrol numunelerini kontrol etti: Negatif kontrol: Temiz. Hiçbir aktivite yok. Pozitif kontrol: E. coli normal şekilde büyüyor. Kaya kontrolü: Birkaç mineral kristali dışında hiçbir şey yok. İyi haber: Numune kirlenmemişti. Kontaminasyon olasılığı düşüktü. Tam o sırada ATP testi sonucu çıktı: Yeşim, spektrofotometrenin ekranına baktı. Okuma: 12.3 RLU (rölatif ışık birimi). Soluk aldı. Pozitif kontrol (E. coli): 450 RLU. Negatif kontrol: 0.8 RLU. 12.3 RLU... Düşük ama anlamlı bir değer. Nanorg'lar ATP üretiyorlardı. Enerji metabolizmaları vardı. Elleri titremeye başladı. Artık şüpheye yer yoktu. Elinde üç kanıt vardı: Yapısal kanıt: Hücre duvarı benzeri yapı. Genetik kanıt: Nükleik asit varlığı. Metabolik kanıt: ATP üretimi. Biyolojinin canlılık tanımının üç temel taşı: Yapı, kalıtım, metabolizma. Nanorg'lar hepsini karşılıyordu. 14:55 - GÖRÜŞME ÖNCESİ Yeşim, Anıl Bey'in ofisinin önünde bekliyordu. Avuçları terlemişti. Elindeki dosyada: 48 saatlik zaman atlamalı video (USB'de) Floresan mikroskopisi görüntüleri ATP testi sonuçları Ayrıntılı gözlem notları Kimyasal analiz ön raporu Kapının üzerindeki plakada yazıyordu: Prof. Dr. Anıl S. - Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı İçeriden sesler geliyordu. Öğrenciler... Not pazarlığı yapıyorlardı. Anıl Bey'in sesi yükseldi: "Bu kağıt, lisansüstü çalışma için yetersiz! Daha fazlasını beklerim!" Yeşim, iç geçirdi. Hocası bugün kötü bir günündeydi. Belki görüşmeyi ertelemeliydi? Hayır, artık erteleyemezdi. Bulgular çok önemliydi. Dosyayı sıkıca kavradı. Sadece gerçekleri sun, diye kendine tembih etti. Duygusal davranma. Bilimsel ol. Kapı açıldı, iki solgun yüzlü öğrenci dışarı çıktı. İçeriden Ebru Hanım'ın sesi geldi: "Yeşim Hanım, buyurun. Hocam sizi bekliyor." Yeşim, içeri girdi. Anıl Bey'in ofisi her zaman olduğu gibi düzenliydi: duvarlar diplomalarla kaplı, masasında yığınla makale, köşede eski bir mikroskop. Anıl Bey, gözlüklerinin üzerinden ona baktı. Yüzü yorgundu ama gözleri keskindi. "Yeşim. Otur. Önemli bir bulgu dedin." "Evet hocam." Yeşim, sandalyeye oturdu, dosyayı masaya koydu. "Nemrut Dağı'ndan gelen volkanik kaya numunesinde... bir şey buldum." "Bir şey mi?" Anıl Bey, kaşlarını kaldırdı. "Spesifik ol." Yeşim, derin bir nefes aldı. "Canlı organizmalar buldum. Ama... Farklı... Çok farklı, normalden çok daha küçük. Nanometre ölçeğinde." Anıl Bey'in yüz ifadesi değişmedi. "Ne kadar küçük?" "8 ila 14 nanometre arası, hocam." Sessizlik. Anıl Bey, yavaşça gözlüklerini çıkardı, masaya koydu. "Yeşim," dedi yumuşak ama tehlikeli bir sesle. "Biliyorsun, nanobakteri tartışması yıllar önce kapandı. Hepsi kontaminasyon ya da mineral kristali çıktı." "Biliyorum hocam. Ama bu farklı." Yeşim, USB'yi uzattı. "Lütfen, zaman atlamalı videoyu izleyin. Büyüyorlar. Çoğalıyorlar." Anıl Bey, USB'yi aldı, bilgisayarına taktı. Ekranı döndürdü. Video başladı. Yeşim, hocasının yüzünü izledi. İlk başta kayıtsızdı. Sonra kaşları çatıldı. İleri sardı, geri sardı. Yakınlaştırdı. Beş dakika geçti. On dakika. Anıl Bey sonunda başını kaldırdı. "Floresan testi yaptın mı?" "Evet hocam." Yeşim, görüntüleri çıkardı. "DNA boyası pozitif." "ATP?" "Pozitif. Düşük ama anlamlı seviyede." Anıl Bey, tekrar videoya döndü. Bu sefer daha dikkatli izledi. "Kontrol deneyleri?" "Hepsi temiz çıktı. Kirlenme yok." Sessizlik yeniden çöktü. Anıl Bey, arkasına yaslandı, parmaklarını bir piramit gibi birleştirdi. Gözleri kapalıydı. Düşünüyordu. Yeşim, kalbinin gürültüsünü duyuyordu. Ofiste sadece bilgisayar fanının sesi ve koridordaki uzak ayak sesleri vardı. Anıl Bey gözlerini açtı. "İki şey yapacaksın," dedi kesin bir tonla. "Bir: DNA testini tekrar yap... İki kez." "İki: Protein varlığını araştır. Western blot ile. Eğer protein de bulursan..." Duraksadı. "Eğer protein de bulursan, o zaman... Nobel için hazırlanmanı isteyeceğim." Yeşim'in nefesi kesildi. "Hocam?" Anıl Bey, ayağa kalktı, pencereye yürüdü. "Yeşim, 35 yıldır bu işi yapıyorum. Hiç böyle bir şey görmedim. Eğer dediğin gibi kanıtlarsan... bu, biyolojide devrim demek. Yaşamın tanımını değiştirirsin. Astrobiyolojiyi, ekolojiyi, tıbbı... her şeyi." Döndü, Yeşim'e baktı. Gözlerinde olağandışı bir parıltı vardı. "Ama kanıtlayamazsan... o zaman da benim öfkemden korkmalısın. Çünkü bu, vakti olmayan bir adamın zamanını çalmak olur. Anlaştık?" Yeşim, başıyla onayladı. Sesini bulamıyordu. "Hemen laboratuvara dön. Testleri yap. Sonuçları getir." Anıl Bey, masasına döndü. "Ve Yeşim?" "Evet hocam?" "Kimseye bir şey söyleme. Henüz. Bilim dünyası... yeni fikirlere karşı çok acımasız olabilir." "Ben..." diye devam etti. "Güvendiğim birkaç kişiyle telefon görüşmesi yapacağım." Yeşim, ayağa kalktı. Bacakları biraz güçsüzdü. "Teşekkür ederim hocam." "Henüz teşekkür etme," diye mırıldandı Anıl Bey, yeniden ekrana dönerek. "Henüz." Yeşim, ofisten çıktı. Koridorda, duvara yaslandı. Kalbi deli gibi çarpıyordu. Ebru Hanım yanına geldi. "İyi haber mi?" "Bilmiyorum," diye fısıldadı Yeşim. "Ya her şeyi kazanacağım. Ya da her şeyi kaybedeceğim." Ebru Hanım, onun omzuna dokundu. "O zaman kazanmak için savaş." Yeşim, laboratuvara doğru yürümeye başladı. Adımları ilk başta tereddütlüydü, sonra hızlandı, sonra neredeyse koşar hale geldi. Zamanı yoktu. Kanıtlaması gerekiyordu. Ve kanıtlayacaktı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE