Sabah uyandığımda hâlâ Volkan’ın göğsünde yatıyordum. O da gece oturduğu gibi uyuyakalmıştı. Gördüğüm kabusu hatırlıyordum ve sakinleşmem için beni nasıl pışpışladığını. Görünürde çok sinir bozucu bir bok böceğiydi ama içinde bir yerlerde merhamet olmasa bunu yapmazdı. Babasından öfkesini alırken annesinden de yufka yüreğini almış olmalıydı tabi bu hiçbir şeyi değiştirmezdi bir numaralı mirası alacak koca adayım değişmemişti. Cihan hâlâ bir numaraydı. Volkan’ın aylaklıktan başka bir iş yaptığı yoktu. Uyandığını hareket etmesinden anladım. Yüzüme hemen bir gülümseme yerleştirip gece olanlar hiç yaşanmamış saydım. Dile gelmezse hatırladığımı anlamazdı. Gülümsemem genişlerken gerinerek başımı olduğu göğüsten kaldırdım. ‘’Günaydın kocam.’’ dedim yüzüne bakarak. ‘’Günaydın!’’ deyişi tekdüzey

