Yaşanılan olayların ardından okuldaki üst sınıfların nasıl bu öğretmene karşı çıktığını anlatmaları kültigin'in popülerliği artmıştı. Kaldığı yurttaki bile üst sınıflar o kadının manyak olduğunu söylerdi. Kültigin'in ise onunla aslında nasıl anlaşılabileceğini anlatıyordu. Tabi ki kimse ona inanmak istemiyordu. Okulda ise ufak fısıltılar duyuyordu koridorlarda. Bu çocuk Zeliha öğretmene karşı gelmiş falan filan...Tabi üst sınıftaki güzel kızların bundan bahsetmesi haliyle hoşuna gidiyordu.
Hayaller insanın olduğundan daha büyük hissetmesine neden olur, gözlerini açtığında ise gerçekler seni alaşağı eder. Perşembe gününün altıncı dersi olan sağlık dersi vardı. Dersin öğretmenin derse gelmemesi kadar daha iyi bir sonuç olamazdı. Bir öğretmen son dersiniz ama kurallar gereği evinize gönderemem fakat gürültü yapmadan birbirinizle sohbet edebilirsiniz.Bu durum Kültigin için 45 dakikalık bir uyku demekti. Bu sırada hoşlandığı kız ve arkadaşları kendi aralarında konuşmaya başlamışlardı. Kültigin ise kafasını sıraya koymuş çaktırmadan onu izliyordu. Ve yine hayallere dalmak ne güzel, zahmetsiz, kolay bir işti onun için. Sonra biraz uyku ve uyanıklık arasında geçen kırkbeş dakika ve artık ders zilinin bitmesi rutin olan yurda gitmesi dini görevler yapılması ve yatma saatine kadar ders çalışmak gerekiyordu. Uyumak en iyisi gibi gelir insana tüm dertlerinden kurtulursun. Rüyalar, evet rüyalar orası bambaşka bir alemdir. Kendisinin özgür olduğunu hisseden amaçsızca uçsuz bucaksız bir dünya vardır.
Uyanırsınız sonra hayatının rutini olan kahvaltınızı yapar okula gidersin. Kültigin için dokuz aylık durum hep böyle olmak zorundaydı. Bir öğle teneffüsünde okulda kalmıştı. Neden böyle yaptığı hakkında bir fikri yoktu. Öğleden sonra ki ders felsefe idi, aslında bu dersi sevmezdi. Şimdi bu dersi beklemek zulümdü. Fakat iyi birşeyler olması dersin vaktinin gelmesini daha da kalıcı hale getirmişti. En arka sırada duvara yaşlanmış bir şekilde otururken Nazlı yanına geldi. Bu durum onu baya şaşırtmıştı. Neden yanına geldiğini anlayamamıştı. Nazlı " Aslında tanıştık ama hiç doğru düzgün konuşamadık, neler yapıyorsun"?
Kültigin " Ne olsun ki burada yeni bir hayat yaşayama ve alışmaya çalışıyorum " Nazlı" Alışma süreci nasıl gidiyor "? " Eh işte "dedi. Kendilerinden bahsettiler, birbirlerini daha çok tanıdılar. Zil çaldı herkes derse gelmeye başladı. Hakan, Kültigin'in yanında Nazlı'yı görünce "siz oturun ben bı ön sırada otururum" dedi. Kültigin Hakan'la göz göze geldi. Hakan, Kültigin'in Nazlı' dan hoşlandığını biliyordu. Ufak bir sırıtış attı Hakan. Bu durum Kültigin için baya sevindirici bir andı. Öğretmen dersi anlatıyordu. Kültigin ise sadece Nazlı'yı izliyordu. Sarı saçlarını izlemek, ufak narin ellerinin ne kadar temiz ve bakımlı idi. Bir kitaptan takip ediyorlardı dersi çünkü Hakan kitabını getirmemişti Nazlı kitabını bu derslik ona verdi. Kültigin ile Nazlı ufakta olsa arada sohbet ediyorlardı.Bir ara kitabın en ön sayfasına büyük bir "N" harfi çizdi ve en alt köşeye "Nazlı" yazmıştı. Kültigin bu kitabı bir kaç yıl saklayacak ve kaybettiğinde çok üzülecekti. Bu olaydan sonra daha da çok yakınlaşacaktı.
Beden dersinde öğretmen voleybol ile ilgili ders vermeye başlamıştı. Hatta sınıflar arasında turnuva yapılacağını söylemişti. Bu turnuva kız, erkek karışık olacaktı. Sınıflar takımını kurmuş Kültigin'de takımda yer almıştı.Boyu ortalama olduğu için smaç pozisyonunda oynamayacağı için orta pozisyon ve serviste çok iyiydi. Turnuva öyle çok şaşalı birşey değildi fakat eğlenceliydi. İyi oynamışlardı ama finale çıkamamıştılar. Yine de göze çarpan biri olmuştu. Kendinden büyük kızların kendinden bahsetmesi elbette hoşuna ve gururunu okşuyordu.
Bir gün öğle arası, başka sınıftan bir kız için Gülçin, Kültigin'inin yanına geldi onu sınıfına çağırdığını söyledi. Ve o sınıfa gitti Esra adında bir kız vardı Kültigin'e " Seninle konuşmak istiyorum" dedi. "Elbette hiç sorun değil seni dinliyorum" dedi.Esra, Kültigin'e ondan hoşlandığını açıkladı. Fakat onu nazik bir şekilde reddetti. Ona başka bir kızdan hoşlandığını ondan hoşlanırken, kendisini sevemeyeceğini açıkladı. Belki Esra üzülmüştü fakat Kültigin nazik şekilde yapması durumu bayağı kolaylaştırmıştı.
Kültigin'de bu duruma şaşkındı fakat Nazlı'dan hoşlanması üzerinde bir baskı oluşturuyordu. Nazlı bir başkaydı onun için o varken başkası olamazdı. Kalp sevdimi gül bahçesi çiçek açar, kokusu dağları aşardı. Tabi bunlar onaltı yaşındaki çocuğun aşkıydı fakat sevgi yaş tanır mıydı? Kültigin biraz daha bu aşkı gizli tutacak sıradan yaşantısına devam edecekti.