"Ne dersin Hüseyin?" Duyduklarından emin olmak istiyordu Hatice. "Geçen gün celallenip kızıp durduydun. Ne oldu da vazgeçtin ki?" Ablasının elini ellerinin içine aldı. Hafifçe sıktı. "Gözüm açıldı abla, gönlüm nefes aldı. Meğer ben ne ahmak adammışım abla! Gurur diye diye az daha sevdiğim kızdan olacaktım bunun sonunda. Halil gözlerimin önünde dün öyle bir içli ağladı ki hani derler ya, 'Erkekler ağlamaz,' diye, onu görünce, 'Halt etmişler, ' dedim içimden. Erkekler de ağlarmış abla hemde yüreği söküle söküle... isterim ki ben de Halil gibi kaybıma ağlamayayım isterim ki sevdam ile sınanmayım... Ömür dediğin hızla akıp geçerken kısacık ömrüm bir vah ile geçmesin!" "Tamam gardaş, işi gücü yoluna goyarım, gider haber veririm. Gönlünü ferah tut e mi gardaş?" "Sağolasın abla deyip ayağa

