Gücünün yettiğince kucağına doldurduğu destelerden taşıyarak Hüseyine yardım ettiği ihtiyar adam. Garibanın biriydi İbiş emmi. Karısı seneler önce ölmüş, hiç çocuğu olmamıştı ihtiyarın varı yoğu bir tecik bu tarla ihtiyar öküzünden başka da bir şeyciği yoktu. Evi iki göz döküntü eski püskü harabe gibi bir yerdi. Odanın birinde kendi kalırdı diğer odada can yoldaşı ihtiyar öküzü. Tarladan alacağı buğdayı yattığı odaya, samanları da öküzün olduğu kısma kordu. Öküzünün yattığı odayı dokuma kıl çullarla ikiye ayırmıştı. Bir kısmı samanlık bir kısmı öküzün yeriydi. Eskisi kadar vücudu güçlü değildi. Samanları odanın köşesine iyice bastıramayınca, uçtuğu vakit saman tozları yattığı odaya kadar ulaşıp genzini yakıyordu. Oğlan yığını yapıyordu, harmanı da kaldırmanın sözünü vermişti. 'Mahsulü eve

