Ahır ile samanlığın arasındaki iki metre genişliğinde olan geçitten geçti, Ahırın önüne geldiğinde bir kez dönüp çamaşır asan karısına baktı Mustafa. Her çamaşırı yüksek çitlere asmak için uzanırken vücudu geriliyor, kasılıyor, adamın dikkatini üzerine topluyordu. Sabırlı adamdı Mustafa. Hele şimdilik sabretmesi gerekirdi. İş güç zamanı aklına olmaz şeyler geliyor dikkati bozuluyordu. Kesinlikle şeytanın işiydi. Tövbe estağfurullah deyip ahırdan içeri girdi. İki öküzü ahırdan dışarıya çıkarıp düvene koştu. Harman yerine döndüğünde öküzlerin ardında düven vardı. Düvene Hüseyin'i geçirdi Mustafa. Oğlanın elinde ince uzun bir değnek vardı. Bu değneğin ucunda ince sivri bir çivi, ögünderenin ucundaki modül yavaş giden öküze hızlansın diye uyluk kısmına değdirince, zavallı hayvan uyluğuna ba

