Evin önüne geldiklerinde suskunluk bıçak gibi hükmünü gösterdi. Kim nasıl başlardı söze, nasıl anlatılırdı istenilen şart muammaydı. Bekir emmileri evine giden yol ayrımında ayrılmıştı. Karı koca kararsızca birbirine baktılar. Ah gözler ne çok şey anlatırdı oysaki. Alaca kapının önünde duruyorlardı. Mustafa usulca kapıya uzandı. Kapıyı kapalı durdursun diye çıkarken bağladığı urgana uzandı. İlk düğümü çözdü. İkinci düğümü de çözüyordu ki Hatice sokuldu yanına. Koydu Mustafa'nın düğümü çözmeye uğraşan ellerinin üzerine sıcacık ellerini. Adam düşünmeden allak bullak olmuş yüzünü döndü karısına. Hatice'nin cesareti kırılıyordu kocası bu kadar durgun ve ifadesiz ona bakınca. Boğazını temizledi. Ne vakit kararsız kalsa böyle yapardı Hatice. Usulca dikti gözlerini kocasının gözlerine. Sıcacı

