Sabah değişik bir ürpertiyle uyandım. Bedenimin ağrıdığını hissediyordum. Halsizdim ama bir o kadar da enerjiktim. Sırtımda gezinen birkaç parmakla gözlerimi açtım. Gözüme gelen ani güneş ışığıyla geri kapattım. Ama sırtımdaki parmak hareketleri hâlâ durmuyordu. " Seni de uyandırmak zor biliyorum ama, bu kadar da değildi diye hatırlıyorum. " Duyduğum ses bütün bedenimi yumuşatırken ışığa inatla gözlerimi açtım. Karşılaştığım manzara yerlere saçılmış kıyafetler ve Atlas'ın gülümsemesiydi. Gerçi onun gülümsemesi kıyafetleri gölgeliyordu. " Uyanmayacaksın diye ödüm koptu. " Şakayla karışık gülünce tebessüm ettim. Gece olanlar birer birer aklıma geldiğinde üzerimdeki çarşafı hızla yüzüme çektim. " Gece utanmayan kadın şimdi mi utanıyor? Aaa hadi ama! " Çarşafı almaya çalıştı ama bırakmadım.

