Bir hafta sonra.... Hayat akıp gidiyordu ve artık raylar yerine oturmuş gibiydi. Hayatım artık sakindi. Kapıda Berat'a yardım eden Derya'ya baktım, onları gülümseyerek izledim. Kerem Bey bugün gelmemişti, Derya tüm gün Berat'la ilgilenmişti. Berat gerçekten çok hızlı iyileşiyordu. "Bugünlük bu kadar, Berat Bey. Harikaydınız," diyen Derya'yla içeri girdim. Berat, "Sizin de payınız çok," dedi. "Evet," dedim, " Gerçekten payınız çok. Siz ve babanız bu işte harikasınız." Derya gülümseyerek, "Aslında Berat Bey de çok azimli," dedi ve çantasını topladı. "Ben artık gideyim." "Bir şeyler içseydiniz," dedim ama işi olduğunu söyleyip odadan çıktı. Ben de arkasından çıkıp Derya Hanım'ı uğurladım ve Berat'ın yanına geçtim. Elini tutup gülümsedim. "Çok az kaldı, Berat," dedim. "Tekrar yürüyeceks

