"Belki de hayatın en kusursuz yanı bizim isteklerimize göre devam etmemesiydi. Yarın ne ile karşılacağımızı bilmemenin hem tedirginliğini hem umudunu taşıyor olmamızdı. Bize hayaller kurduran, dualar ettiren, bizi inançlı kılan şeydi o bilinmezlik. Sonunu kendin yazdığın film sıkıcı olurdu. Sonunda kendi kendinize aldığımız bir hediye ile karşılacağımızı bildiğimiz yolu, aynı hevesle koşmazdık." "Hey neler oluyor?" "Sakin ol, yere yat ve sakın kımıldama. Ben neler olduğunu anlamaya çalışacağım." "Beni burada bırakıp geri mi döneceksin?" "Elbette öyle bir şey yapmayacağım." Geri dönmeyecekti ama bu tek el silah sesinin ne anlama geldiğini bir an önce öğrenmesi gerekiyordu. Telsizini açtı ve aralarında oluşturdukları bir kodla mikrofon kısmına birkaç kez vurdu. Beklediği saniyeler boyu

