Bay Wiston patronunun karşısında huzursuzca oturuyordu. Dük,şimdiye kadar hiç şahit olmadığı bir şekilde öfkeli ve karanlık duruyordu.Onun bu hali Bay Wiston'u da germişti. Onu buraya aceleyle çağırmıştı ve Bay Wiston böyle durumlarda onu bekletmeden burda olması gerektiğini çok iyi biliyordu. Alexsander elindeki viski kadehini yavaş yavaş yudumlarken Bay Wiston'a ölümcül bakışlarını atarak "Bernard Moore ve karnında çocuğumu taşıyan o kadını derhal bulmanı istiyorum!İngiltere'den ayrılmadan onları bulmalısın!" dedi. Bay Wiston yakasını gevşetti ve "Ekibim ve ben en kısa süre de onları bulacağız efendim" dedi ve ayağa kalkarak çıkmak için izin istedi. Bir an önce işe koyulmalıydı.Eğer onları zamanında bulamazsa dükün gazabından kaçamazdı. *** Isabel gözlerini ıssız bir odada açtı.

