Akın ve Feyza bomboş düşüncelerle sustular. Hayata verilen minik bir nefes molası gibiydi. Birbirlerin üzerine düşen gölgelerde dinlendiler. Bembeyaz bulutlarla süslenmiş erik ağacını daha sakin yüreklerle izlemeye devam ettiler. Bu anlara en başından beri şahit olan babalar birbirlerinin yüzlerine hayretle baktılar. Dışarıdan görünen utanmış bir Feyza ve onun üzerine eğilmiş üstelik elini tutan gereğinden fazla yakın Akın'dı. Kızın önünde diz çöken adamın elbisesini özenle silkeleyişini izlemişlerdi. Bir kaç kez belini sarışını kısacık bir müddette olsa genç adamın kıza belinden sarılışına hep şahit olmuşlardı. Şimdi genç kız, adama yaslanmış öylece yanyana aynı yöne bakıyorlardı. Ramazan Bey burnundan soluyordu, ensesi resmen sinirden kaynıyordu, daha çok öfkelendi. Gençlerin elleri a

