Yeni bir cenaze, yeni bir acı, yeni bir yas... Melike konağı üzerinde gezinen kara bulutlar hiç eksik olmuyordu. Yenisi ise ocaklarının gürüldeyerek yanan ateşine har olurcasına haber edilmiş, bir gece vakti ciğerleri yakmıştı. Herkes duyduğu haberle yerine çakılırken feryat figan bağıran Biçe idi. Daha birkaç saat önce gördüğü kız kardeşinin avluda boylu boyunca yatan cesedinin başında avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Bu, Büyük Begüm'ün son yenilgisiydi. Bir daha asla yenilmeyecekti, ama asla da zafer elde edemeyecek... Gök bir kez daha gürüldedi, yarılmış gibi yaşlarını boşaltıyordu. Başını kaldırıp kara bulutlara baka baka bağırıyordu Biçe. Ablasının çığlıkları avludan taşarken göğsüne kapanarak ağladığı kız kardeşinin solgun yüz hatlarına baktı Şayeste. Şoka girmişti sanki, kıp

