Mustafa, Ne Asaf’a ulaşabiliyor, ne de Şirin’i o halde bırakıp konaktan uzaklaşabiliyordum. Avluya inip kimsenin yüzünü de görmek istemediğim için ikinci katın terasına hapsolmuş, bir o tarafa bir bu tarafa volta atıp duruyordum. Annem ve Şirin’in kardeşini getiren araçtan sonra parmaklarımı kırmak ister gibi tırabzanlara sarıp gerisini sabırsızlıkla bekledim. Misafirlerin ağzına laf vermeyecek kadar süre artık geçmeye başlamış olmalıydı. Annemlerden sonra gelen arabalardan Arhat abi insin diye beklerken Zinar ağa indiğinde kan beynime sıçradı. Buraya gelip şerefsiz torununu masum gösterebileceğini sanıyorsa bu onun sorunuydu. Numan amcamla neyin pazarlığını yaparsa yapsın ben torununu gebertip gerekirse Şirin’i alarak buralardan gitmeyi çoktan göze almıştım. Zinar ağadan hem

