Konuşmam için fırsat bile vermiyordu. Geçen dakikalar ardından gece yavaş yavaş bitmeye başladı. Buna içten içe sevinirken artık gitmek istiyordum. Buradan çıkmak ve Ateş ile konuşmak istiyordum. "Kalkalım mı?" Başını sallayınca ayaklandık. "Bir dakika." Çantamı sıkıca kavrayarak Burak ve Ece'ye doğru ilerledim. "Tebrik ederim," dediğimde Burak ayağa kalkıp aniden bana sarıldı. Buna fazlasıyla şaşırırken bir zamanlar aşina olduğum kokusu genzime doldu. Hiçbir tepki vermeden put gibi durmuş, geri çekilmesini bekliyordum. "Teşekkür ederim Verda, seni hep çok yakın arkadaşım olarak gördüm ama bir zamanlar genç ve aptaldım. Senin masum duygularını incittim," deyip duraksadı. "Gerçekten çok pişmanım, lütfen affet beni." Geri çekilip beni şaşkın hâlimle bıraktı. Cevap vermeden zoraki bir gül

