Azat banyodan çıktığında oda boştu. ‘‘Hilal!’’ derken dolabından aldığı badisini hızlıca giydi. Kolunu hareket ettirdikçe yan tarafındaki yaranın acısını hissetse de duyumsamamaya çalışıyordu. ‘’Hilal!’’ diye bağırarak avluya indi. ‘’Anne, baba!’’ ‘’Ne oluyor oğlum?’’ Gülten Hanım ağır adımlarla geldi. ‘’Hilal nerede?’’ ‘’Odanda hapsettiğin kızı bana mı soruyorsun? Nereye koyduysan oradadır.’’ Gülten Hanım arkasını dönüp uzaklaştı. Oğluna karşı yaptığını belli etmek istemiyordu. Cabbar Bey geldiğinde, ‘’Baba, Hilal’i gördün mü?’’ diye sordu. ‘’Görmedim.’’ dedi babası. ‘’Gitmiş mi? Gitmişse bırak kızın peşini.’’ ‘’O kız artık benim namusum asla bırakmam.’’ Arabasına bindiğinde Yolalmazların evine doğru gaza bastı. Hilal evine vardığında kapıyı üst üste yumrukladı. ‘’Anne, kapıyı aç

