Hilal önüne konan gelinliğe bakarken gözleri yine yaşlıydı. ‘’Hilal ağlamayı bırakıp hazırlan!’’ diye bağırdı Azat. Bağırması genç kızı daha çok ağlatmıştı. ‘’Lütfen beni evime geri götür.’’ Azat, genç kızı kendine çekip gözlerine baktı. ‘’Seni evine götürüp kapısına atarım ama öncesinde kendime alırım sonra babanların ne yapacağını sen düşün. O aklında doktora giderim kendimi aklarım düşüncesi var ya onu gerçekleştirmene izin vermeyeceğim. Evine gitmek istiyorsan hemen şimdi benim ol sonra götüreyim geri.’’ Parmağı yaşlarla ıslanmış yanağı okşayarak yavaşça boynuna doğru indi. ‘’Hangi yolu seçeceksin? Gelinliğini giyip yaramazlık yapmadan karım olacak mısın yoksa beraber olup sonra evine mi döneceksin?’’ ‘’Hayatımda gördüğüm en acımasız insansın.’’ dedi Hilal. Mavi gözlerine çöken hüz

