Asya
15 gündür deli gibi araştırma yapıyorum bu toplantıyla alakalı bir şeyler bulabilir miyim diye ama yok yok yok.. Haber kaynağım sağlam olmasa mümkün değil böyle bir şey olduğuna derim ama Arda bu işin gerçekten efsanesidir. Ona güvenim tam. Açıkçası içeriğini de bilmiyorum belki satanist ayinler yapacaklar belki daha da adını koyamadığım hatta tanımı bilmediğim sapıklıklar yapacaklar gerçekten bilmiyorum. Bildiğim benim dışımda davette 6 kadın daha olacağı. 15 tane de erkek misafir olduğu. Ayrıca bugün yani davetin olduğu gün Arda'dan son dakika mesajı geldi.
"Davette herkes bir maske kullanacakmış, iz bırakan bir maske seç!"
Amına koyacağım artık ha. Bir maskesi eksikti çünkü. Ya sabır dedim ama hemen elbiseyi aldığım butiğe gittim oradaki bacı iyi bir kıza benziyordu.
"Hoş geldiniz."
"Merhaba ben 15 gün önce gelmiştim."
"Evet hatırladım elbiseyi almaya mı geldiniz?"
"Evet hem elbiseyi alacağım hem de kıyafetime uygun bir maske istiyorum."
"Tabi efendim" dedi kız yine aynı güler yüzle maşallah hep gülüyor.. Bana birkaç tane balolarda kullanılan maskelerden verdi ama nasıl desem sinmedi içime. Kocaman kocaman tüyler falan hiç bana göre değil hem ben gözlerimi değil burundan aşağısını kapatmak istiyorum. Kıza da aklımdakini anlattım elinde olmadığını ama vaktim varsa 1 saate hazır edebileceğini söyledi. Ben de hemen atladım tabi, kaçırır mıyım.
Ben çalışan sanıyordum meğer butik kızınmış bütün elbise tasarımları da ona aitmiş. Valla kıyak iş hiç böyle yeteneklerim yok. Çok takdir ettim. Bana bir kahve getirdi sağ olsun o arada da aklımdakine uygun bir şey çıkardı ortaya lan bayıldım imanıma bayıldım!
"Bacım Allah razı olsun valla pek hora geçti" dedim kız kahkaha attı.
"Rica ederim kadın dayanışması her yerde şart."
"Valla öyle Kades gibi kadınsın sağ ol" dedim yeniden güldü maske için de benden para almadı, böylesinin canını yerim!
Oradaki işimi halledince elbiseyle beraber çıktım annemlere zaten bilgi vermiştim gerçi biraz kanırttı beni kurban olduğum.
"Anne gece gelmeyeceğim" diyorum tabi ki geleceksin diyor. Bakar mısınız ya 24 yaşındayım ben!
"Anne lütfen yaa" dedim yarı ağlamaklı.
"Olmaz Asya gece 2'de de işin bitse eve geliyorsun kızım" dedi ne deyim ana bu, ne kadar daha üsteleyebilirim ki el mecbur kabul ettim ama gece işim bitmezse bir şeyler uyduracağım en olmadı kaçırıldım falan derim artık...
Allah'tan bu hafta bereketliydi kayda değer 3 haber yaptım Kelaynak sesini çıkaramıyor ama bu haberi patlatırsam var yaa yemin ediyorum efsane olurum efsane aslında maske olması işime yaradı kimliğimi zaten bilmiyorlar böylece yüzümü de bilemezler. Yalnız gözlerim mavi acaba lens mi taksam... Bu düşünceyi şimdilik kenara koydum doğru benim bir çimdik arkadaşım Özlem'in evine gittim. Burada 1+1 bir evde yaşıyor canım arkadaşım ailesi Antep'te. Acar bir gazetecidir kendisi bu sebeple gazete onu hemen havada kaptı. Bölümü de birinci olarak bitirdi zaten. Ben de işte ite kaka bitirdim şükür. Çok takılmamak lazım böyle detaylara ben sahada iyiyim ders çalışmayı sevmiyorum sadece.
Akşama kadar onunla lafladık falan filan davet saatini saat 9 olarak belirtti Arda. Ben de ona uygun şekilde hazırlandım Özlem'in evinde. Canımda bana yardım etti sağ olsun. Kuaföre gitmeme de gerek kalmadı onun elinde saça başa yarayan bir kaç malzeme varmış az buçuk elinden de geliyordu bir şekiller yaptık. Saçlarım gür zaten sarı ve dalgalı kalın bukleler yaptı aşağıdan da dağınık şekilde topladı kırk tane tel toka taktı bir şişe de sprey sıktı herhalde durur diye ümit ediyorum. Kırmızı bir ruj sürdüm gerçi dudaklarım görünmeyecek ama olsun her şey tam olsun. Gözlerime gri ağırlıklı koyu bir gece makyajı yaptım daha doğrusu Özlem yaptı ben ayıptır söylemesi hiç anlamam makyaj işlerinden falan. Burnumun üstünden başlayıp aşağı doğru inen kırmızı dantel bir maske tercih ettim. Gözlerimin mavisi bir parlıyor ki of anam anam safir misin be kızım! Elbisemi de giydim inşallah başına bir şey gelmez 30 bin papel saydığım yetmez gibi bir de emanet. Boyum da kısa gibi bir de topuklu giydim bununla deve gibi oldum ama olsun şugar gacıyım bana her şey yakışır bebeğiiiim..
Tüm hazırlık bitince baktım şöyle bir aynaya inşallah erkekler gözlerine hakim olabilir böyle bir güzelliğe nasıl karşı koyacaklar gerçekten bilmiyorum, Allah yardımcıları olsun.
"Kız Özlem karısı bana şöyle ihlaslar felaklar naslar oku da nazara gelmeyim şu güzelliğe illa bir kem göz denk gelir."
Kahkaha atıyor bir de anlamsız tevazu kasmaya gerek yok. Bana güzelce okudu üfledi oh yarasın yarasın. Kıyafetlerimi arabaya koydum davetten çıkınca tekrar giyerim diye düşünüyorum. Derin bir nefes aldım saate baktım 8. Artık çıkmam lazım. Biraz para, telefonum ve metal vosvosu da alarak çıktım Özlem'in evinden. Canımın içi gelinciğime bindim bana Arda'nın adresini attığı mekana sürdüm. Daha önce gelip mekana şöyle bir bakmıştım, çok lüks bir mekandı ancak şehrin bayağı dışında kalıyor.
1 saat kadar gittim saat tam 9'du. Dışarıda bir tane Allah'ın kulu yok hatta karanlık biraz dışarıda demir bir kapıdan içeri girmek gerekiyor. Aynada son kez kendime baktım, cillop gibiyim valla kaymak gibiyim. Üzerimi başımı düzeltip indim arabadan elimde metal vosvosum, kimlik istemeyeceklerini düşünüyorum demişti Arda açıkçası maskeli olduğu için ben de düşünmüyorum. Bu zıkkımın dibi topuklularla nasıl yürüyorsunuz anam bacım siz ya. Şimdi kütedenek düşeceğim valla ama düşemem. Ben aşırı hanımefendi çok klas dehşet derecede elit bir kadınım. Siz beni biliyorsunuz..
Kendimden emin adımlarla kapıya kadar gittim kapıda izbandut gibi iki koruma adamların boyu 2 metre var benim de ayağımdakilerle 1.90 falan olmuştur boyum zaten.
"Hoş geldiniz isim soy isim alabilir miyim?"
"Teşekkürler, Angelina Jeyford." dedim konuşmalar İngilizce yapılıyor elbette.
"Markanızı görebilir miyim?"
Marka ne la. Gülümsedim. Herhalde vosvosumu diyor hemen çıkardım çantamdan metal vosvosu. Aldı elimden.
"Davet sonuna kadar bizde kalacak efendim. Çıkışta alabilirsiniz."
"Tabi. Teşekkürler" dedim geçtim içeri. Laaan tereyağından kıl çeker gibi oldu bakın bakın da gazeteci görsün gözünüz. Nasıl da hallettim ama. Neyse öhöm öhöm . Şimdi salon hanımefendisi olarak hareket edeceğim. Benim ismime ayrılan masaya geçtim. İçerisini size nasıl anlatsam devasa mumlar var lan bunları buraya nasıl getirdiler acaba. Aydınlatma sadece onlarla sağlanıyor ama içerisi karanlık diyemem loş bir ortam var. Masalar üçgen biçimli üzerinde mor iris çiçeği var. Buram buram güç vurgusu yapılmış yani. Ayrıca her masada örtü olarak siyah renk tercih edilmiş. Anaaaaam lan bunlar beni kurban edivermesinler burda ayin ayağına. Of aşırı güzel bir kadın olmanın belası bu var ya. Kesin bu karı çok güzel biz bunun kafasını uçuruverelim kanını hüüüüp diye içiverelim demesinler. Aklıma gelenlerle gözlerim kocaman oldu hemen kafamı iki yana salladım hafifçe, salak mısın kızım sen...
Hemen geçtim masaya iliştim köşeye. Edebimle izlemeye başladım sağı solu. Üzerimde bir ses kayıt cihazı var onu da anlamadılar şükür ki. Çalışır vaziyette südyenimin içinde duruyor. Masalarda göz gezdirdim her masada bir kişi var eşli katılım olmamış. Demek ki gelen herkes bir şeyi ya da birini temsil ediyor. Bir şey itiraf edeyim mi, götüm üç buçuk atmaya başladı. Korkiyoriiiiimmmm.
"Ne içersiniz?"
Yanımdan gelen sesle birden irkildim. Anasını avradını laaan. Ödüm bokuma karıştı birden. Mal garson niye sessizce yaklaşıyon yanıma. Çevirdim kafamı hafifçe.
"Su lütfen" dedim sadece adam suyu bıraktı masaya gitti. Pışşıııık bir şeyler yiyip içeyim de beni ayininize meze yapın de mi.. Avucunuzu yalayın. Dilim damağım kurudu ama içmem zinhar içmem. Sonrasında etrafı gözlerimle taramaya başladım. Benim dışımda 6 kadın da kendi masalarında ve inanılmaz şıklar. Hepsinin yüzünde çok ilginç maskeler var çoğu gözlerini kapatmayı tercih etmiş tamamını kapatanlar da var elbet. Erkekler siyah ve lacivert ağırlıklı giyinmişler bir masa hariç bütün masalar dolmuştu 10 dakika içinde. Bir süre sonra kapıdan biri girdi. Baştan aşağı simsiyah giyinmiş. Yüzünün tamamı maskeyle kapalı. Boyu abartısız söylüyorum 2 metreden fazla yakasında yılan şeklinde bir arma var. Yüzünde siyah bir maske var kapıdan girdi bütün masalarda göz gezdirdi ardından kendisi için ayrılan masaya geçti. Nefesimi tuttuğumu o an fark ettim, adam yerine geçince nefesimi verdim dışarı sanırım bir 5 dakika geçti geçmedi o adam sahne gibi bir yere geçti. Konuşmaya başladı ama sesi mekanik bir ses.
"Hepiniz hoş geldiniz. Bu gece konuşulmayan konu kalmayacak. Hepinizin görüşleri bizim için kıymetli. Gecenin tadını çıkarın" deyip indi. Adamın nasıl bir aurası varsa valla ben bile kapıldım. Kayıt cihazım kayıtta olduğu için nispeten rahatım.. Yalnız tahmin etmediğim bir şey oldu. O adam bir yerden içeri geçti ve başka bir adam masaları dolaşıp bir şey vermeye başladı. Benim masama da geldi 25 numara yazan bir kart verdi.
"Bu nedir?"
"Nasıl yani?"
Siktir, herkes biliyor bunun ne olduğunu demek ki kıvır kızım Asya..
"Yani ben daha önce olmak istemiştim."
"Beyefendi bu şekilde uygun gördüler, siz en son gireceksiniz görüşmeye."
Anaaam lan bu numaralar içeri girme sırasıymış ya. İç sesim olacak yelloz başladı söylemeye.
"Tavukları pişirmişem hacıyı da çarşıya göndermişem."
"Ne alaka be."
"Yolacaklar seni tavuk gibi diyorum kolla götünü."
Bir yutkundum ama gluk diye bir ses geldi benden. Adam çoktan gitmişti yanımdan. Lan en son benimle konuşacak tamam da ne konuşacak. Of ulan of! Daha evvel çıkmam lazım, en iyisi acil bir işim çıktı deyip gitmek. O arada ilk numaranın verildiğini tahmin ettiğim kişi girdi ve 10 dakika geçmesine rağmen hala çıkmadı bu esnada içeride yemekler dağıtıldı içkiler servis edildi ama alkollü içecek yok.
Ortalama 2 saat geçti hala yarılanmadı bile kişiler ben iyiden iyiye tırsmaya başlayınca hemen çıkış kapısına yöneldim önüme dikildi bir herif.
"Size nasıl yardımcı olabilirim Bayan Jeyford?"
"Çok acil bir işim çıktığı için ayrılmak zorundayım."
"Bunun mümkün olmadığını biliyor olmalısınız."
"Elbette biliyorum ama olağandışı bir durum."
"Üzgünüm bu toplantıya katılanlar toplantı sonlanmadan sebebi her ne olursa olsun çıkamazlar."
"Anlıyorum" dedim fısıltı gibi sesim götümden bile çıkmış olabilir mecburen yerime geçtim tekrar ama ben buradan bugün sağ çıkamayacak gibiyim...