2. 2. Bölüm : Cehennemi sever misin?

763 Kelimeler
Bu büyük saçmalıktı resmen celladım potansiyeline sahip bir mafya ile kaçıyorum . koşarak peşinden gittim yanına geldiğimde hızlıca elimi tuttu adeta kaskatı kesildim elleri çok sıcaktı benim buz kesmiş elime fazlasıyla tezattı. hızlı adımlarla çıkışa ilerliyorduk . o duvar kapının ardındaki merdivenden geçerken " yavaş olll!" bı an sendeledim sonra gözleri bana ayaklarıma kaydı. " özür dilerim ayakkabılarının olmadığını farketmedim . " çevik Bir. hareketle eğilip bacaklarımdan tutup beni sırtına attı. bunu o kadar çabuk yaptı ki ben nolduğunu bile annlayamadan sirtindaydim. " Heyyy indir beni yürüyebiliyorum sakat değilim ... duydun mu beni ? indir beni geri zekalı" sırtını yumruklamama rağmen tepki 0. Lanet piç . ateş gibi sıcak kolunu buz gibi bacağımda hissediyor olmam ürpermeme neden oluyordu . " Değerini bil şuan bu konumda olmak için deliren kadınlar var ." " Ne diyorsun sen be gerizekalı Ben meraklı değilim bir devenin sırtında gezmeye kim meraklıysa onu sırtında taşı " sesli bir kahkaha attı " Ahh şu gururlu kız tipi ... kaldı mı ya senden ?" tırnaklarımı sırtına batırdım sırtı kasıldı ama sanki bu hoşuna gitmiş gibi tepki bile vermedi . sanırım ona vuruslarım sinek ısırığı gibi yada kaslı derisi kalın. sanırım 2. seçenek daha mantıklı. " Bu dediğini ayaklarım yerdeyken de tekrar et olur mu pislik?" " Sende bu yaptığını altımdayken tekrar et olur mu Asi?" " Rüyanda görürsün sapık" "görüyorum zaten " bunu o kadar sessiz söyledi ki bı an kendim kafamda kuruyorum sandım. " Nee?" " ne ? ne si ? çok ağırsın sırtım kırıldı diyorum " daha fazla konuşmadım çünkü yeterince delirtiyor beni . hem burası ne kadar büyük böyle . ve biz sürekli aşağı iniyoruz. yok mu bı asansör? acaba gökdelen filan mı burası. yok canım ne alaka . " eve gidiyoruz daha sonrasını konuşacağız çıtını çıkarma şakam yok beynini dağıtırım" bunu o kadar soğuk bı ses tonuyla söylemişti ki sanırım istesem de sesim çıkamazdı. Artık merdiven inmiyorduk düz yürüyordu. kapıdan çıktık daha doğrusu ben baş aşağı bir şekilde sadece ışığı gördüm. sanırım midem bulanıyor , kusacam . Beni yavaşça indirdi . Etrafima baktım hemen elimi ağzıma götürüp. koştum . yani sadece ondan uzak bir kaç metre öteye burası bir orman gibi bir yerdi . bir ağacın dibine midemdeki herşeyi boşalttım daha doğrusu midemde bişey olmadığı için sadece öğürdüm. saçımı kulağımın arkasina sıkıştıracakken bir el saçımı kavrayıp ensemde tuttu. öğürmem bitince arkamı döndüm. Alaz igrenmeden beni izliyordu , yada iğrendigini belli etmiyordu. umrumda değil zaten . elindeki peçeteyi uzattı. " Gitmeliyiz birazdan burası patlayacak " peçeteyle ağzımı sildikten sonra peşinden gittim .Biz ilerideki siyah arabaya doğru giderken Arkamızdan biri " efendim herşey tamam başlayalım mı?" dedi. Alaz arkasını dönmeden adama cevap veriş " Kül bile kalmasın, öbürlerini de depoya götür geleceğim " alaz yürümeye devam ediyordu ben arkasından bakıyordum. Başım dönüyordu açlık mı susuzluk mu anlamadim . ben ne zamandır burdayım. Tam bir adım atacaktım ki gözüm karardı ama yere düşmedim.. Uyandığımda daha doğrusu sadece bilincim açılmıştı gözümü açamıyordum. Ama o bağırış onu gayet iyi duymuştum. " Seni o zehirle gebertecegim !!! duydun mu beni oruspu çocuğu! seni o ibne babanın yanına gömeceğim ama hadım ettikten sonra şimdi anladın mı lan savaş neymiş?" birşeyi duvara fırlattı yada yere çünkü parçalanma sesini duymuştum. muhtemelen telefondu. " Doktor neden hâlâ uyanmadı!!!" " Alaz bey bir haftadır sadece siringalarla. yaşamış ve sürekli uyku ilacı verilmiş. Lütfen sakin olun bünyesi zayıf düşmüş. ve panzehir için geç kalmış olabiliriz ama sanmıyorum nabzı gayet iyi . lütfen saki..." "Sen ne sikime yariyorsun doktor geç kalmış olabiliriz ne lan haaa!!!" gözlerimi açtığımda,Alaz doktorun boğazını sıkıyordu. sesimi çıkaramıyodum boğazım kupkuruydu " Suu" alaz ellerini doktorun boğazından çekti . Hızlıca yanıma geldi. yüzümü inceledi sanki bakınca anlayacakmış gibi ne istediğimi. sanırım duymamıştı sesimi ,zaten sesim çıkmıyordu bende dudaklarımı oynattım.dudaklarıma bakınca anladı sanırım. hemen yatağımın yanındaki suyu bardağa doldurup bana uzattı. Doktor ise bize bakıyordu bir yandanda kravatını açıyordu . " çık dışarı doktor " doktor ikiletmeden çıktı. ben yatağımda dik oturmaya yelteniyordum ki " kıpırdamadan dur" zaten kendimi çok yorgun hissediyordum galiba kalamayacaktım . yavaşça elini başımın arkasına geçirip hafifçe kaldırdı su içmeme yardım etti. Ne kadar uzun zamandır Susuz kaldım bilmiyorum ama şu boğazıma değdiği gibi yaktı bir kaç yudumdan fazla içemedim. yüzümü ona dönmedim yada teşekkür etmedim. "Noldu? niye buradayım?" sesim kısık ama duyulabilir şekildeydi. "1 haftadır denizin elindeydin , seni bir haftadır uyutuyordu. Seni kurtardigimda çoktan seni zehirlemişti. 8 saattir uyuyorsun " ne bu saçmalık? gerçek mi ? bir haftadır uyuyormuyum ? neden beni zehirledi hayır hayır yalan söylüyor. " Neden beni kurtardın?" cevap vermedi sustu ve kalkıp gitti . kapıyı ardından kapattı ama kilitlemedi. Bu neydi ben nasıl bir bok çukuruna düştüm böyle?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE