Bugün yine aynı şekilde uyandım.
Gözlerim açıldığında, yatağımın içine gömülüp kalmış gibiydim. Sanki her gece kendimi biraz daha kaybediyorum, sabahları biraz daha boşluğa düşüyorum. Kafamda, içimde, her şeyde bir sessizlik vardı. Yalnızlık, bazen rahatlatıcı olurmuş gibi geliyor, ama bu sabah o kadar katı, o kadar baskındı ki, sanki ruhumu çalmak için bir yerlerde gizlenmişti.
Odamın duvarları, bana doğru yaklaşıyor gibi hissettiriyor. Karanlıkta, yalnız bir kadını görmek, şüpheleri içinde boğulmuş birini görmek… Beni, sadece "Eva" olarak görenlerin anlayamayacağı bir boşluk. Ama ben… ben de aynı şekilde her sabah aynı uyandım, her sabah bu çaresizlik içinde boğuluyorum. Ve bu sabah yine iş… Bir hedef, bir plan, ama hiç umut yok.
Gözlerim duvardaki saate kaydı, geç kaldım. Ama sabahları geç kalmak, sanki bir alışkanlık halini aldı. Kimseyi umursamıyorum. Kimseyi. Yalnızca o iş… Cinayetler, karanlıklar, yalanlar… her şey gibi, her şeyin içinde kaybolmuş bir ben var. Kimseye güvenim yok, kimseyi sevemedim. Sadece işim var.
Adını bile anmak istemiyorum ama o aklımda her an… Alaz. Mafya lideri şu iki ay içindeki bütün cinayetlerin hem en odak sahibi hemde beni ona götürecek hiçbir delil olmayan kişi ama birgün onu. enseleyeceğime eminim. her köşe başında onun izini sürüyorum. Ve ondan bir şeyler öğrenmem gerek. 11 cinayet ve bu cinayetlerin hepsini de ölümlerinden 11 saat sonra buluyoruz. bu normal değil olamaz da . ve ne tesadüf ki hepsi de ALAZ beyimizin mekanının önüne bırakılıyor. ama ne mekanda ne de dışında hiçbir iz , leke , kalıntı.... tek bir şey bile yok . ama bu adamla ilgili herşeye ortaya çıkaracağım . Bu benim en büyük vakam ve kesinlikle çok iyi ilerleme katettim. öldürülen kişiler Alaz ın. ölmüş babasının bir zamanlar rüşvetle
istediği davaları kapatan emekli polisler . Bunu her kim yapıyorsa . Babasıyla değil , oğluyla bir derdi var . yoksa zaten bunları babası yaşıyorken yapardı şimdi değil .
offf herneyse artık kalkma vaktiii.
yataktan kalkıp hemen elimi yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçalarken telefonu elime aldım. +25 arama .... +140 mesaj . hemen ağzımı yıkadım.
"ohaaa noluyo be !?"
emniyet müdürü Hüseyin araz aramış
hemen geri dönüş yaptım
ikinci çalışta hemen açtı.
"Buyurun müdürüm ..."
" Buyurmuş hangi cehennemdesin sen ?"
bi yalan bulmalıyım hemde hemen .
"Müdürüm yolda kaldım arabam bozuldu sanırım."
" Eva kızım her ne cehennemdeysen orda bekle ekipleri gönderiyorum sana çabuk bı yerde kendini korumaya al.Tenha alanlardan uzak dur "
"Müdürüm sorun ne ?"
Tam o anda kapı kurşunlandı ben koridorun sonundaydim koşarak odamdaki silaha doğru gidecektim ki bir el beni ensemden yakaladı. arkamı döndüm hepsinin yüzünde kar maskesi olan 10 adam yere düşen telefonumu kaldırdı hoparlöre bastı.
" Evaaaaa Eva kızım iyi misin evaaa ... bütün ekiplere haber verin !"
"şşştt sakın ol Hüseyin araz memur hanım bir süre misafirimiz. Bilirsin güzel misafir ağırlarım .hahaaha." kahkahasindan midem bulandı adeta "Arkamızdan birini gönderirsen n'olacak gayet iyi biliyorsun "
telefonu kapatıp bana döndü hala yüzünde o kar maskesi vardı.
kafama iki kişi silah geçirmiş olmasaydı yada en azından kapidakiler olmasaydı onunla baş edebilirdim ama bu kadarına asla cesaret edemem .
" Güzelim tanıştığımiza memnun oldum. Ben Deniz... Deniz Arman . Seninle uzun zamandır tanışmak istiyordum nasip böyleymiş." gözleri masmaviydi ama ondan korkmak yerine iğreniyordum. Hâlbuki daha yüzünü bile görmemiştim
çenemi havaya kaldırdım "Şu köpeklerine söyle silahlarını indirsinler bı kadından bu kadar korkuyor olmanız pek bı gülünç oluyorda " adamın ensemle beraber tuttuğu uzun sarı saçlarımı birazdaha çekti.
" cinsiyet ayrımı mı yapıyorsun. bak işte bunu hiç sevmedim . benim lugatımda kadın erkek farketmez ve hakareti hiç sevmem. şimdi evayi güvenli bir sekilde götürün." bu dediğiyle birlikte kafama silahın kabzasının vurulması bir oldu
uyandığımda gözlerimi dahi açamıyordum elim başıma gitti . sanırım kafam yarilmisti. elinde kan vardı boş bir depo gibi bir yerdi ama hicbirsey yoktu . Ve . Ve kapı açık. sanırım bu işte bir şey var . Kapıya yaklasmadim bile depoda ışık sağlayan tek şey tavandaki küçük ampül ayaklarım rutubetli yerde donacak gibiydi üstümdeki şort ve tişört ile bu soğuk yerdeydim . kamera ... kamera ... olmalı ama yok. sanırım benim onlara gelmemi bekliyorlardı bu kameradan izlemekten daha keyifli olsa gerek . koridorda sakince yürümeye başladım etrafta hiçbir kapı yoktu sadece yanıp sönen iki üç tane floresan lamba . koridorun sonunda tek bir kapı vardı , artık kesinlikle eminim bi bok çukuruna düştüm ve yalnız başımayım.
kapının deliği filan yoktu . yavaşça yuvarlak kapı kolunu çevirdim. etraf kıpkırmızıydi sadece yatak siyahtı bu oda ne bilmiyorum ama hiç hoşuma gitmedi genişçe uzerinde siyah saten kumaştan olan bir yatak duvar dibinde büyük bir jakuzi ve ... oha ... olamaz .... s*x oyuncakları kırbaçlar ,kelepçeler ,dildolar, ...
arkamda sesler
" hey gidelim mi kral gelmiş dediler "
" Acaba bu sürtük aynasizi ne sikim yapacak "
" keşke kral bunu duysa da seni diri diri toprağa gömüp kafanida akbabalara yedirse" kahkahaları ürkütücüydü. ve kral da kim ? yada sürtük polis ? offf lanet olsun ... lanet olsun ki cevabı biliyorum ama kral konusunda emin değilim her ne boksa burdan kacmaliyim.Sanirım bu aptallarla oynayabilirim yaniii umarım kapı arasından adamlara bakıyordum . ama bı dakika kapı filan yoktu bunlar nereden geldiler. duvar .İriyarı olan adam duvarı tek hamlede çekti. Aşağıya iniyorlardı bır merdiven var . sanırım kaçış yolumu buldum .
hızlıca arkalarından ilerledim . adam kapıyı yani duvarı geri çekip gitti bir süre bekledim , nasıl bir yerdeyim bilmiyorum ama bu büyük saçmalık koridorda kimse yok , bağlı değilim , başımda nöbetçi yok ve gelen adamlarda sanki beni oraya çekmek için öylece sohbet edip geri gittiler yani hiç odaya yada bulunduğum alana bakmadılar bile." kesinlikle geri donmelisin Eva !" sesim adeta fısıltı gibi hatta çıkmamıştı bile . arkamı dönüp yavaş ve temkinli bir şekilde , beni bıraktıkları yere geri döndüm sırtımı duvara yaslayıp beklemeye başladım. bi süre sonra kapınin açılma sesi ve ardından silah sesleri çatışma var .
" Evayi bulunnnnn Çabuk olun lağnnn!"
koşarak birileri olduğum tarafa doğru geldi bı kaç adam yüzlerinde kar maskesi yoktu. " koş git krala haber ver "
" Eva hanım bizimle gelin lütfen " elini nazikçe uzatan bu adama gerçekten böyle bir durumda ve elinde silah olmasa nazik biri olduğunu dusunebilirdim . yani sanırım.
" hiçbir yere gelmiyorum . çek elini!"
adamın eline elimin tersiyle vurdum.
" Onunla değil zaten benimle geliyorsun."
sesi bu sesi tanıyorum kafamı o yöne çevirdim . ALAZ...ALAZ YILDIRIM uzun boyu siyah dalgalı saçları ve o her zamanki karizmasiyla karsimdaydi.
" seni kurtarmaya geldik prenses ve hala dik dik bakıyor musun ? 5 dakika sonra burası patlayacak istersen oturmaya devam et " dedi ve arkasını döndü.
" bekle tamam geliyorum ." onunla gitmek hiç mantıklı değil bile bile ölmek ama burda kalmak o ölümü en erkene aliyor.