1-Gecenin Karanlığında
Yeni bir şehir, yeni bir hayat… Arya ve Adrian ikiz kardeşlerdi. Arya Adriandan bir kaç dakika önce doğduğu için ömrü boyunca ona ablalık taslıyordu. Adrian buna ne kadar gıcık olsada ablasını çok seviyordu Arya da öyle.Birlikte üniversite sınavlarına hazırlanmış ve ikiside aynı üniversiteye kabul olmuşlardı ve yıllardır hayalini kurdukları özgürlüğe sonunda kavuşmuşlardı.Birlikte üniversiteye yakın küçük şirin ev kiralamış ve orada yaşamaya başlamışlardı. Daha üniversitenin ilk gününden Arya ve Adrian kendilerine iyi arkadaşlar edinmişlerdi.
Adrian her zaman enerjik ve maceracıydı, Arya ise daha sakin ve planlıydı. Ama birlikte olduklarında, ikisinin de hayatı renkleniyor, her şey daha da eğlenceli hale geliyordu. Günler geçtikçe, her ikisi de bu yeni yaşama alışıyor, küçük sorunları birlikte çözüyorlardı.
Birbirlerine tamamen bağlıydılar. Her gün akşamları derslerden sonra yemek yiyip, plan yapar, ya da sadece birbirlerine yeni tanıştıkları insanlardan bahsederler di. Özellikle akşamları, evde yalnız kaldıklarında telefon açıp, aileleriyle de konuşurlardı.
Bu günde o günlerden biriydi üniversitede arkadaşlarıyla güzel vakit geçirmiş gece olunca da yemek yiye yiye bir birleriyle günün nasıl geçtiğini konuşuyorlardı.Yemek sırasında Arya ya telefon geldi.
Arya telefona doğru giderek
- Muhtemelen arayan annemiz.Bu gün konuşmaya fırsat olmadı.
Telefonun ekranına bakarak söylediğim gibi arayan annemiz bakışı atdı Adriana.
Adrian gülümseyerek
- Mikrofona al bende konuşayım dedi
— Biraz havadan sudan konuştuktan sonra anneleri daha yeni taşındıkları şehre tam alışmadan kimseye güven memelerini ve eve geç saatlerde gelmemelerini söyledi.
Adrin Arya ya göz kırparak
- Tamam anne endişelenme bizim geç vakitte dışarıda ne işimiz var değilmi Arya ? dedi.
Arya gözlerini devirerek söyledi
- Adrian bana emanet anneciğim göz kulak olurum ona endişelenme.
Adrian ne kadar bu fikire katılmasa da Arya da annesi gibi düşünüyordu.Şehre daha yeni taşınmışlardı ve dikkatli olmaları gerekiyordu.
Arya yemeğini bitirerek konuşmaya başladı ...
-Ben biraz kitap okuyup uyuyacağım. Yarın okul var.Sen de annemizin dediklerini dikkate alsan iyi olur Adri ! bazen çoçukmuşsun gibi davranıyor sun.
Adrian sıkılmış bir tavırla cevap verdi
- Tamam Anne evden okula okuldan eve giderim ve hiç bir arkadaş edinmem oldumu ?
Arya ellerini yüzüne götürerek iç çekti
- Offf Adrii ben sadece senin iyiliğin için konuşuyorum.Gece geç saatlere kadar partiliyorsun endişeleniyorum senin için anladınmı aptal ?! Daha burda yeniyiz ve kimden ne kötülük gelir bilemeyiz.
Adrian gülümseyerek
- Tamam cadı buraya gel diyerek ona sıkıca sarıldı.
- Korkmana gerek yok tamam mı ? Bizim için herşey iyi olacak hayattan korkmana gerek yok Arya bazen risk almak bile güzel.
Hayatımızı doya doya yaşamalıyız ve sende eğlenmelisin arkadaşlarınla kimseye güvenmiyorum diğe 4 yılını evdemi geçireceksin ? Küflenirsin kız diyerek kahkaha patlatdı.
Arya koltuk yastığını kardeşine fırlatarak gülmeye başladı. Adrianın onun üzerine gülerek geldiğini görünce aklında hain planlar olduğunu anlayıp kaçarak kendisini odasına kitledi. Adri yetişmeye çalışsa da olmadı.
Arya kapının arkasından söylenmeye başladı
- Tamam Adri pes ediyorum lütfen aklında her ne varsa iptal et canım sabah okul var geç oldu .
- Adri " Tamam ben de yorgunum zaten"
diyerek odasına çekildi.
Arya kendisini yatağa atarak bir süre gözlerini tavana dikti.Aklında kardeşinin söyledikleri dolaşıyordu. Gerçekten hayattan korkuyor muydu ? Hiç bir zaman kendini hayata insanlara tam bırakmamıştı her zaman tetikteydi.Ama bunun neyi kötüydüki ? Aklında düşüncelerle uykuya daldı.
Sabah alarmın sesine uyandığında yatakta dünki kıyafetlerle uyuya kaldığını görüp kendi kendine söylenerek banyoya gitdi.Yüzünü soğuk suyla yıkayarak kendine gelmeye çalıştı banyodan çıkınca gözleri kardeşini aradı. Adri ondan daha erken uyanmış koltukta oturup onu bekliyordu.
- Uyandın mı ? uykucu.
Arya qıcık olmuş bir tavirla
- Günaydın kardeşim bir kere benden erken uyandın diğe bana laf sokamazsın canım hazırlanıp geliyorum.
- Sabah üniversitenin önünde Arya ve Adrian dostlarıyla buluştu. Grupta farklı karakterlere sahip insanlar vardı—bazıları sessiz ve zeki, bazılarıysa eğlenceyi seven, sürekli şaka yapan tiplerdi.
— Hey, Arya, bugün biraz yorgun görünüyorsun. Dün gece çok mu çalıştın ?
– Sam gülümseyerek Arya'ya takıldı.
Arya gözlerini devirdi.
-Sadece biraz geç uyudum. Adrian boş konuşuyordu, ondan kurtulmam biraz zaman aldı.
Adrian gülerek omzunu Arya'nın omzuna vurdu.
- Haksızlık ediyorsun Arya. Ben sadece hayatın tadını çıkarman gerektiğini söylüyordum.
Dostları gülerek ders salonuna girdiler. İlk ders tarih dersiydi ve profesör çoktan anlatmaya başlamıştı. Arya her zaman dikkatli bir öğrenci olmasına rağmen, bugün derse odaklanamıyordu. İçinde garip bir huzursuzluk vardı ama nedenini bilmiyordu.
Ders bittiğinde, grup halinde üniversiteye yakın küçük bir kafeye gittiler. Her biri kendine kahve sipariş etti ve derslerden, gelecek planlarından konuşmaya başladılar.
Sohbet biraz dağıldığında, dostlardan biri—Liam, aniden sesini alçaltarak konuştu:
— "Bu arada, siz de son zamanlarda şehirdeki garip cinayetleri duydunuz mu?"
Arya dikkat kesildi.
- Cinayetler mi ?
— Evet, birkaç aydır şüpheli ölümler oluyor. Polis olayları . Cesetler bulunuyor ama ölüm nedeni belli değil. Sanki hiç iz bırakmadan öldürülmüş gibiler."
Adrian kaşlarını çatarak sohbete katıldı.
- Belki de basit bir seri katil vakasıdır. Polis mutlaka bir ipucu bulur.
Dostları başlarını salladı.
- Bu cinayetler farklı görünüyor, Adrian. Bazı cesetlerde hiç kan kalmamış. Sanki birileri onları tamamen kurutmuş gibi...
Arya'nın içindeki huzursuzluk giderek büyüyordu. Baştan bunun sadece bir şehir efsanesi olduğunu düşünmek istese de, nedense derinlerde bir yerde kötü bir his vardı.
- Bence bu kadar korku hikayesi yeter, dedi Arya, kahvesinden bir yudum alarak.
-Belki de bunlar sadece abartılmış haberlerdir.
Ama içinde bir şey, bunun sıradan bir olay olmadığını fısıldıyordu...
Arya kahvesinden bir yudum alırken göz ucuyla Adrian’a baktı. Kardeşi genellikle böyle şeyleri ciddiye almazdı ama yüzündeki düşünceli ifade farklıydı. O da bir şeylerden rahatsız olmuş gibiydi.
— Polis bu konuda ne diyor ? diye sordu Arya, merakını gizleyemeyerek.
Liam omuz silkti.
- Açıkçası pek bir şey açıklamıyorlar. Halkı paniğe sürüklemek istemiyorlar sanırım. Ama gece geç saatlerde tek başına dolaşmamak gerektiğini söylüyorlar.
Adrian hafifçe güldü.
-Tam da annemizin dediği gibi, Arya. Gece dışarı çıkmayalım, başımıza bir şey gelir!
Arya gözlerini devirdi.
-Buna şaka gibi bakma Adrian. Gerçekten garip bir durum olabilir.
Dostları bir süre daha sohbet etti. Konu derslere, gelecek partilere ve planlara kaydı. Ama Arya’nın aklı bir türlü bu cinayetlerden uzaklaşamıyordu. İçinde garip bir his vardı, bir tür huzursuzluk.
Saat ilerleyince herkes yavaş yavaş kalkmaya karar verdi. Adrian ve Arya evlerine doğru yürümeye başladılar. Hava kararmaya başlamıştı, sokak lambaları yavaş yavaş yanıyordu.
— Bu kadar düşünceli olmanın sebebi ne? diye sordu Adrian, Arya’nın yüzüne dikkatlice bakarak.
Arya başını iki yana salladı.
- Bilmiyorum... Sadece bu olaylar beni biraz tedirgin etti.
Adrian hafifçe gülümsedi ve omzuna kolunu attı.
- Boşuna kafanı yorma Arya. Korku hikayelerini fazla ciddiye alıyorsun. Biz iyiyiz, güvendeyiz.
Ama Arya’nın içindeki huzursuzluk hala geçmemişti. Sanki yaklaşan bir tehlikenin gölgesini hissediyordu ama bunu anlamlandıramıyordu...
Eve vardıklarından sonra da cinayetlerden bahs etmişlerdi ama Adrian ablasını korkulacak birşeyin olmadığına ikna etmeye çalışmıştı.Gerçekten de başarmış gibiydi.
Arya düşünceli bakışlarla
- Tamam Adri söylediklerini dikkate alacağım katil her kimse bu kadar insan içinde bizi bulacak değil ya ? dedi
- Ha şöyle akıllım düşünme bunlarıı.Hadi söyle bana yarın parti var herkes gidiyor.Ben de gitmeyi düşünüyorum benimle gelecek misin ? dedi
Arya tedirgin bakışla bakınca Adri
- Hadi işte gel benimle eğlenelim.Sadece eğlenicez başka birşey yok endişeleneceğin birşey hiç yok.
- Tamam geliyorum çok ısrar etdin canım seni yalnız bırakmam dedi Arya
Kabul ettiği partinin ne olduğunu çok sonra anlayacaktı.İçlerine girince ...