3 - İntikamın ilk tohumları.

904 Kelimeler
Arya acı içinde bağırıken evlerin ışıkları yanmış, bir kaç kişi dışarı çıkmıştı bile.Aryayla kardeşini gören insanlar vakit kayb etmeden ambulansı ve polisi aramışlardı. Bir kaç dakika sonra ambulans gelsede Adrian çoktan ölmüştü.Cansız bedeni ablasının kollarında öylece yatıyordu.Aryanın ağlamaktan gözlerindeki yaşı kurumuş kardeşine sıkıca sarılarak saçlarını ve yüzünü okşuyordu.Öyle sıkı sarılmıştı ki ambulans görevlileri onları zorlukla da olsa ayirdi.Kardeşi kollarından gidince sanki yüreğinde birşeyler de kopup gitmişti. Kendine gelerek kardeşini götüren görevlilere yalvarmaya başladı. - Ne olur yüzünü örtmeyin.Benim kardeşim ölmediii.... ölemez. Birşeyler yapın onu uyandırın lütfen. Komşularından biri olan Mary Aryanın o halini görünce bir zamanlar yüreğindeki kabuk bağlamış yara yeniden koparılmıştı sanki.O da bir zamanlar kardeşini kayıb etmenin acısıyla baş başa kalmıştı.70 yaşına gelsede acısı dün gibi yerindeydi.Arya ya bakarak gözleri doldu tüm desteğini vermek için yanına gidip ona sarılarak söyledi. - Huzura kavuşmasına izin ver. O bundan sonra senin daim kalbinde yaşayacak. Arya komşu kadına sarılarak hıçkırarak ağladı. Polisler kıza yaklaşarak bu durumun nasıl olduğunu öğrenmek isteselerde Mary onlara engel oldu. - Sorgu sual etmek için bu gün iyi bir zaman deyil komiser.Kendine gelmesini bekleseniz iyi olur. Mary kıza sarılarak evine götürdü bu gün onu evinde tek başına bırakamazdı.Onu kanepeye yatirarak üzerini örtdü.Ağlayarak uyuya dalmıştı.Aradan bir kaç gün geçmişti günlerce kardeşinden geriye kalan fotoğrafına sarılarak uyumuştu.Kardeşini toprağa vereceği gündü o gün havanın ışıklanmasına dakikalar kala Arya çığlık atarak uyandı.Mary telaşla onun yanına geldi. - Bir şey mi oldu yavrum ? Neden korktun ? Arya kan ter içinde kanepede nefes-nefese kalmıştı. - Yine onu gördüm diyerek kendi kendine mırıldandı. Kadın onun yanına oturarak saçlarını okşadı. - Korkmana hiç gerek yok.Ne gördüğünü bana söylemek ister misin ? Arya o gün olan biteni Mary'e anlatdı.Başta ona inanmayacak gibi gelsede.Yüzünde başka bir ifade vardı.Söylediklerine hiç şaşırmamıştı. - Bunu polislere istersen anlata bilirsin ama onlar bu konuda hiç birşey yapamaz. Hayvan saldırısı diyerek olayın üstünü kapatırlar.Onlarla hiç kimse baş edemez polisler bile. Arya şaşkınlıktan büyümüş gözleriyle Mary'e bakarak konuştu. - Onlar kim ? Benim kardeşimden ne istediler ? Mary herşeyi anlatıp anlatmamak konusunda kararsızdı.Bir yandan Aryayı bu işin içine daha da sokmak istemiyordu diğer yandan ise onların kim olduğunu bilip kendini korumasını istiyordu.Ne kadar tereddüt etsede konuşmaya başladı. - Onlar dediğim vapmirler kulağa ne kadar deli saçması gelsede doğru.Yüz bin yıllardır içimizde yaşıyorlar ve bizi avlıyorlar.Benim küçük kardeşimi yıllar önce onlar öldürdü hiç kimse birşey yapamadı.Ama kurt adamlar öyle değil.Vampirler zevk için öldürürler insanların kanını tüketirler. Kurtlar ise onları kızdırmassan ve dolunayda ormana gitmezsen sana birşey yapmazlar. Arya olanları yavaş yavaş idrak etmeye başlamıştı partide gördüğü adam da bir vapmirdi ve kızın kanını içiyordu. Ne kadar inanmak istemesede Maryinin söyledikleri gerçekti. Mary ayağa kalkarak odasına gitdi dönünce elinde bir kutu vardı.Kızın yanına oturarak kutudakı kolyeyi kıza doğru uzatdı. - Bunu takmanı istiyorum.Bu boynunda olduğu müddetce seni telkin edemezler. Arya kolyeyi alarak inceledi. - Telkin ne demek ? Mary kolyeyi alarak kızın boynuna taktı. - Bir vapmir gelir ve gözlerinin içine bakar ondan sonra onun esirisindir taki o istemediği ana kadar.O zamana kadar ne isterse sana yaptira bilir.Kendini koru Arya mümkünse burdan kaç git. Arya'nın yüreği, Adrian'ın kaybıyla her geçen gün biraz daha yavaşlıyordu. Her anını, her hatırasını, her köşeyi adeta bir hüzün bulutu gibi sarhoş etmişti. Onun yokluğuna alışmak, bir çırpıda yapılacak bir şey değildi. Günlerce, haftalarca her şey onun kaybolmuş izini taşıyordu. Gözlerinin önünden geçip giden anıların, aklına geldiğinde nasıl canlandığını fark etti. O anılar ne kadar uzaklaşsa da, her biri canlı bir şekilde, tam da oradaymış gibi gözlerinin önüne geliyordu. Bir gece, gözlerini açtığında, sessizliğin içinde bir şeyler hissedebileceğini düşündü. Yavaşça yatağından kalktı ve evin her köşesini bir kez daha dolaştı. Adrian'ın son zamanlarda en çok oturduğu yerleri, sabahları beraber kahvaltı yaptığı masayı düşündü. Ve o an, her şeyin ne kadar eksik olduğunu, her şeyin ne kadar yarım kaldığını fark etti. Kardeşinin gidişi, bir boşluk bırakmıştı. O boşluğu doldurmak ise, sadece bir çaba değil, tüm varlığını zorlayan bir mücadeleydi. Cenaze töreni küçük bir grup insanın katılımıyla yapıldı. Aileleri, birkaç üniversite arkadaşı ve tanıdıkları… Ama Arya için her şey anlamsızdı. Dünya bulanık, soluk ve boş görünüyordu. Tabutun önünde durdu, kardeşinin solgun yüzüne son kez baktı. Daha birkaç gün önce onunla şakalaşıyor, partiye gitmeyi konuşuyorlardı. Şimdi ise… Adrian artık yoktu. Yanı başında göz yaşları içinde duran annesine sarilarak - Anne çok üzgünüm onu kurayamadım diyerek göz yaşlarını tutamadı. Annesi kızının başını göğsüne bastırarak konuştu - Senin suçun değildi tatlım. Arya başını kaldırdığında, biraz uzakta, ağaçların arasında bir gölgenin kendisini izlediğini hissetti. Kalbi hızla çarpmaya başladı. Gözlerini kıstı, ama figür çok uzaktaydı. O çocuk… O gece onu kurtaran çocuk yine buradaydı. Arya'nın içinde bir şey değişti. Bu, sadece bir ölüm değildi. Birileri kardeşini öldürmüştü ve bu birileri sıradan insanlar değildi. Polis, Arya’nın söylediklerine inanmamış, onu psikoloğa yönlendirmişti. Ama Arya artık gerçeği biliyordu: O gece ne gördüğüne emindi ve kimse ona bunun sadece bir travma olduğunu söyleyemezdi. Ertesi gün, cenazeden sonra Arya bilgisayarının başına geçti ve araştırmalara başladı. "Gece kurbanları", "Şüpheli ölümler", "Şehirde gizemli cinayetler"… Okuduğu her makale içindeki şüpheleri doğruluyordu. Son birkaç ay içinde aynı bölgede benzer cinayetler olmuştu. Kurbanların hepsi kan kaybından ölmüş, olay yerinde hiçbir iz bulunamamıştı. Ne kadar okursa, gerçeğe o kadar yaklaşıyordu. Kurt adamlar… Vampirler… Mitler, eski yazıtlar, halk hikayeleri… Bunlar sadece masal değildi. Eğer Adrian öldüyse, eğer katil gerçekten bir vampirse, demek ki bu varlıklar gerçektir. İçinde büyüyen öfke gittikçe güçlendi. Kardeşi için adalet istiyordu. Kimdi bu yaratıklar? Neden insanları öldürüyorlardı? Ve en önemlisi—kim onları durduracaktı? Arya, dişlerini sıkarak bilgisayar ekranına baktı. "Eğer birileri onları durduracak sa, o kişi ben olacağım."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE