Bade Düğünde ölü gibiydim. Ne konuşuyor, nede başımı kaldırıp etrafa bakıyordum. Öylece ara sıra Aslan denilen hödüğün tehditlerine boyun eğmek zorunda kaldım. Nikah memuru geldiğinde 'Hayır!' Diyecektim ama o silahı çıkarıp belime koydu. Beni ölümle tehdit etseydi yine de hayır diyecektim ama o beni annemle tahdit etti. Onun yanı sıra öğretmenim buradaydı ve o bile benim halime, durumuma susmuştu. Bu kadardı. Herkes için benim hayatım değersizdi. Düğünün her geçen saatin saniyesinde daha çok korkuyor, daha çok ölüyordum sanki... Acaba bana bir şey yapar mı düşüncesi ile ilmek ilmek beynimi kemiriyordum. Düğün çok güzeldi ama bana ait değildi! Gelinsiz düğün yapmışlardı sanki. Öylece bakıyordum o medeniyetsiz beni nereye çekiyorsa ben oraya savruluyordum. Düğünün sonuna gelirken yanımı

