Shetland Adası / İngiltere
Evelyn kahkaha atarak kollarını göğsünde birleştirdi.
'' Tabi ki de rahatsız olmadım. Neden rahatsız olayım ki. Sadece göz zevkim..'' ahh hayır burdan girmemeliydi. Kesinlikle saçmalıyordu. Aiden saçmaladığının farkına varmış olacak ki gülümseyerek genç kıza doğru adım attı.
''Evelyn..'' duraksayarak genç kızın üzerine doğru eğildi. ''gözlerin benim ki gibi bir başka bir vücut görmüş müdür gerçekten merak ediyorum '' dedi.
Evelyn geriye çekilmeye çalışarak harekette bulunsa da Aiden'ın buna izin vermeye pek niyeti yoktu. Bu hareket sadece Evelyn'i daha da sıkı bir şekilde tutmasına sebep olmuştu.
'' Aiden ben .. ben, ahh tanrım lütfen bırak beni . ''
Aiden Evelyn'i daha da sıkı tutarak ''önce soruma cevap ver Evelyn '' diye fısıldadı. Bu sırada başını da hafifçe öne eğerek Evelyn'in kulağına yaklaştırmıştı. Burnuna dolan kokuyu görmezden gelmeye çalışarak genç kızın belinde bulunan parmaklarını kıpırdattı.
Bu hareket Evelyn'i utandırmış olacak ki genç kız ani bir sesle ''Aiden '' diye çıkışarak kendisini geriye atmaya çalıştı. Yanaklarının kıpkırmızı olduğuna artık tamamen emin olan Evelyn sesini kısarak ağlamaklı bir şekilde ''lütfen bırak '' demeye çalıştı.
Aiden duyduğu sesle kollarını gevşeterek geriye doğru çekildi. Evelyn'in kendisine bakamadığını farkeden Aiden hafifçe öksürdü ve gerçekten biraz ileri gittiğini düşünerek '' Evelyn seni incitecek bir hareket yaptıysam özür dilerim '' demeye çalıştı.
Bu hareket Aiden için de zordu. Bu zamana kadar kimseden kolay kolay özür dilememiş ya da kimsenin duygularını önemsememişti. Oysa şimdi Evelyn'i gerçekten önemsediğini farkediyordu. Genç kız, bu adaya yaralı bir şekilde geldiği zaman hayatını kurtarmıştı. Üstelik bunları yaparken işini büyük bir özveriyle yaptığını görmüştü Aiden.
Aiden bir kaç adım daha geriye geçildi.
''Amacım seni üzmek değildi.Sadece biraz takılmak istemiştim. Ben..''
Evelyn nihayet başını kaldırarak Aiden'ın kendisini izleyen ve gerçekten üzgün göründüğünü düşündüğü yüzüne baktı.
'' Önemli değil Aiden, ben sadece alışkın değilim sanırım. ''
Evelyn, dişlerinin arasına aldığı dudaklarını ısırdı ve tecrübesizliğini bu şekilde belli ettiği için bir kez daha utanarak gözlerini kısa bir süreliğine kapattı.
Aiden kendisine engel olamayarak tekrar Evelyn'a doğru adım attı ve elini kaldırarak genç kızın yanağına hafifçe dokundu. Bu hareketle ikisi de birbirinden habersiz yıldırım çarpmış gibi hissetse de bunu birbirlerine söylemeyecek kadar anın büyüsüne kapılmışlardı.
''Sakın değişme Evelyn. Bu masumluğun senden gitmesine izin verme. !''
Evelyn gözlerini açtığı zaman Aiden'ın gittiğini görerek şaşkınlıkla etrafına bakındı. Bunu beklemediği yüz ifadesinden de anlaşılıyordu. Yanağında Aiden'ın elini hissettiği zaman ne yapacağını şaşırmış ve gözlerini açmaya korkmuştu. Bu adada kaldığı süre boyunca neredeyse her şeyin ilkini yaşıyordu ve bundan dolayı oldukça şaşkındı. İçini kaplayan duyguların sadece yeni bir şeylere tanık olmanın verdiği heyecandan kaynaklandığını biliyordu.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
1 Ay sonra
İNGİLTERE / Dover kalesi
Leydi Clarissa Anthea, oturduğu koltuktan kalkarak büyük bir zarafetle pencerenin önüne doğru yürüdü. O günden beri Bay Sinclair'den hiç bir haber alamamıştı. Adamın, torununu araştırdığını biliyordu ve verdiği ücrete göre bulmadan dönmemesi gerektiğinin de farkında olmalıydı.
''Tanrım, lütfen bana iyi haberlerle gelsin lütfen tanrım '' diye mırıldanarak ellerini göğsünde birleştirerek dua pozisyonuna getirdi.
Torununu bulmak ve onu ait olduğu yere yani İngiltereye getirmek en büyük arzusuydu. Bu isteğini ölmeden önce başarmalı ve gözü arkada kalmamalıydı. Kapının hızla açılması ile bakışlarını sertleştirdi ve kimin geldiğini bilerek arkasını döndü.
''Robert !! Seni buraya gelmemen konusunda uyarmıştım ''
''Leydim üzülerek belirtmeliyim ki bunu gerçekleştirmem mümkün değil. ''
Clarissa yavaş adımlarla koltuğa otururken tek kaşını kaldırarak oğluna baktı.
'' Neden geldin Robert ''
'' Neden geldiğimi ikimiz de biliyoruz anne . Evelyn.! . Onu aradığına dair söylentiler dolaşıyor sosyetede. ''
'' Courtney ! ''
Robert anlamsız bir ifade ile annesine baktı.
'' Courtney ismini duyunca ne hissediyorsun Robert. Sana bir şeyleri hatırlatıyor mu hiç ''
Yaşlı adam oturduğu koltukta sıkıntılı bir yüz ifadesine bürünerek annesine baktı.
''Bu konuları neden açıyorsun anlamıyorum üstelik üzerinden yıllar geçti Leydim ''
'' evet neredeyse 23 yıl gibi bir zaman dilimi geçti Robert. Courtney yaşasaydı eğer Evelyn şimdi burada olurdu değil mi ? ''
''Anne..ben ''
'' Sen ve o sonradan görme karın, benim torunumu nereye sakladınız bilmiyorum fakat onu bulacağım Robert. Courtney'in anısına olan saygımdan dolayı bunu yapacağım oğlum. Gelinim ölmüş olabilir fakat torunum hala sağ biliyorum. ''
'' Bu işe karışmamalısın Leydi Clarissa. Yıllar önce kapanmış bir konuyu açmak kimse için iyi sonuçlar doğurmaz ''
Lord Robert yerinden kalkarak annesinin ciddiyete bürünmüş suratına son bir kez baktı. Bu eve tekrar gelmekle iyi yapmamıştı. Her şey ortaya çıkacaktı. Ve o zaman herkesten uzakta tuttuğu kızını oraya ne sebeple gönderdiğini açıklamak durumunda kalacaktı.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
1 ay sonra / Dunrobin kalesi
Anthea, koşarak salona girdi ve annesine heyecanla ''Buldum onu Anne '' diye bağırdı. ''Tanrım yaşıyormuş, ölmemiş ''
Sevinçle yerine oturdu ve heyecanla başından geçenleri anlatmaya başladı. Çok iyi bir dedektifle anlaştığını ve Aiden hakkında gerekli olan bilgileri verdiğini de ekleyerek bugün öğrendiklerini de ardından sözlerine ekledi.
'' Yaşıyormuş anne, gemisi fırtınada batmış hatta dedektifin söylediğine göre paramparça olmuş ama Aiden bu kazadan sağ salim kurtulmış. Tanrım inanabiliyor musun . ''
''Anthea biraz sakin ol lütfen. Peki şimdi neredeymiş neden seni görmeye gelmemiş ''
Leydi Cissy bilmiş bir ifadeyle kızının mutluluktan parlayan yüzüne baktı. Çok heyecanlı görünüyordu ve gerçekten aşık gibi. Yüzünde ki gülümseme daha da yayılırken ''Aiden senin gibi bir nişanlısı olduğu için çok şanslı kızım '' diye de eklemeyi ihmal etmedi.
'' Ahh tanrım neydi adı. Dedektifin söylediğine göre bir adada mahsur kalmış. Geminin rotasına göre en yakın yere doğru sürüklenmiş. S ile başlıyordu. Hatırladım..Shetland. ''
Yerinden kalkarak hızla dolabına doğru yöneldi. Sağ tarafta bulunan küçük sandık valizi eline alarak yatağın üzerine koyduktan sonra dolaptan çıkardığı bir kaç parça kıyafetini içine koymaya başladı.
''Anladığım kadarı ile nişanlını kurtarmaya kendin gidiyorsun Anthea ''
Cissy yerinden kalkarak kızının dolabına yöneldi. Bu kurtarma görevine kızına kendi yardım etmeliydi.Sonuçta Aiden o adadan onu kurtaranların kim olduğunu öğrendiği zaman bunu mükafatsız bırakmazdı.
---------------------------------------------------------------------------------------------------
Shetland Adası / İngiltere
Aiden sıkıntılı bir şekilde iç çekerek ileride gördüğü gemiye baktı. Geçen hafta bir gemi daha geçmişti ve bir an için bile olsa eve dönme şansı var diye umutlanmıştı.Oysa ki ne geçen gemi kendisinin farkına varabilirdi ne de kendisi gemiye sesini duyurabilirdi. Bir bakıma gitmek isteyip istemediğini de bilmiyordu. Denizin diğer tarafında bir hayatı, bir evi olabilirdi fakat zevk aldığı hiç bir şey yoktu. İşinden başka hiç bir şeyi düşünmeyen bir insandı. Ailesiyle arasında ki bağlar kopuktu iyi anlaştıkları hiç bir şey yoktu. Üstelik istemediği ve kendisine bir sülük gibi yağışan nişanlısı da cabasıydı.
Büyük ihtimal herkes öldüğünü sanıyordu.Bu kadar zaman sonra bile kimsenin kendisini aramaya gelmemesinden bu sonucu çıkarıyordu. '' Anthea ' da öldüğümü düşünüyor olmalı '' diye düşündü. Tanrım belki de ondan kurtulmuştu. Ondan ve onun aç gözlü annesinden.
'' Ahh baba.. '' diye fısıldadı.Bu nişanlılığa anne ve babası yüzünden katlanıyordu. Şimdi ise hepsi öldüğünü düşünüyordu.
'' Belki de kalmalıyım '' diyerek kendince aklında ki sorulara bir cevap vermeye çalıştı. ''Hayatımın sonuna kadar Evelyn ile burada yaşayabilirim ''
Bir kaç saniye sonra Evelyn 'in sözlerini hatırlayarak gülümsedi. Evelyn'in İngiltereye gitme hayali vardı. ''Belki de o güne kadar onunla burada kalabilirim'' diyerek kendi kendini düzeltti.
Hayır kimi kandırıyordu ki. Evelyn'den etkileniyordu. Hatta bas baya ona karşı bir şeyler hissediyordu. İyide nasıl hissetmesin ki. Son yaşananlardan sonra genç kızı aklından çıkarması mümkün olmamıştı.
Evelyn'in yanağına dokunmuş ve '' Sakın değişme Evelyn. Bu masumluğun senden gitmesine izin verme. !'' diyerek hızla oradan uzaklaşmıştı. Genç kız gözlerini açtığı zaman orada olmak istememişti. Neden korkmuştu bilmiyordu fakat bu olayın üzerine neredeyse iki hafta çok mesafeli davranmışlardı birbirlerine. İkisi de bu olanlardan bahsetmemiş ve hiç olmamış gibi davranmışlardı.
O gece bundan bir hafta kadar önce sahilde ateş yakmış oturuyorlardı. İşte ne olduysa o gece olmuştu. Aiden pişman değildi ve Evelyn'in de olmadığını biliyordu. Bu kadar emin olmasında ki sebep genç kızın gözlerinde gördüğü parıltıydı.