İSTENMEYEN NİŞANLI

1312 Kelimeler
Dunrobin Kalesi / İNGİLTERE Anthea, nişanlısının gemisinin battığını öğrendiği günden beri yatağından çıkmıyor ve ağlayışını sürdürüyordu. Hayalleri tek bir sözle yıkılmıştı.  '' Leydi Anthea, üzülerek size bu haberi vermeliyim ki Lord Aiden'ın da içinde bulunduğu gemi bütün tayfayla birlikte okyanus açıklarında batmıştır. Kurtulan olmadığını düşünüyoruz. Lakin geminin parçalarına bile ulaşamadık. '' Kapının hızla açılmasıyla Anthea düşüncelerinden sıyrılarak korkuyla kapıya baktı. Odasına bu şekilde girmeye cürret edenin kim olduğunu merak ediyordu. ''Anthea !! Kızım'' İnce ve tiz bir ses odanın içinde yankılanırken Anthea bıkkınlıkla kendisini tekrar yatağa geri bıraktı. ''Ahh ! anneciğim sen miydin. Bu saatte burada bulunmanı neye borçluyuz ?'' Leydi Cissy içeri doğru yürüyerek etrafa baktı. Pencerenin önüne giderek perdeleri açtı ve odaya biraz ışık girmesini sağladıktan sonra '' seni dışarı çıkarmak için geldim Anthea. Gördüğüm üzere kendini bu yatağa mahkum etmişsin '' diye cevap verdi. '' lütfen beni yalnız bırak anne. Ölmek istiyorum!'' Cissy hızlı adımlarla yatağın sol tarafında bulunan tekli koltuğa oturarak elinde ki yelpazesini yüzüne doğru salladı. Biraz serinlemeye ihtiyacı vardı.  '' Tanrım saçmalamayı keser misin Anthea. Önünde upuzun yıllar var benim sevgili güzel ve şımarık kızım. Lütfen bana Aiden'ın yasını tuttuğunu söyleme ''  Anthea yatağında doğrularak sinirle annesine baktı.  ''Anlamıyorsun değil mi Leydim. Asla da anlamayacaksın. Onu seviyorum. '' Cissy yapmacık bir gülümsemeyle kızına baktı.  '' Hayatım onu sevmediğini ikimiz de biliyoruz.Sen onun parasını seviyorsun. Haklısın da. Aiden'da bir kadını sevebilecek bir kalp olmadığını tüm cemiyet biliyor. Tek üzüldüğüm ne biliyor musun Anthea. Onca mal mülk, ünvan. Ahh çok yazık oldu bunların boşa gitmesi.Düşes olabilirdin hayatım. '' '' Anne yeter. ''  Anthea hızla yerinden kalkarak banyoya doğru koştu. Annesine neden bu şekilde öfkelendiğini bilmiyordu. Söylediği gibi gerçekten de düşes olamayacağı için miydi bu üzüntüsü. Banyo kapısını kapatarak aynada ki yansımasına baktı.  Siyah, dalgalı ve bakımlı olduğu her halinden belli olan uzun saçlar, bunlarla uyumlu mavi bir çift göz, elmacık kemikleri oldukça belirgin ve her erkeğin öpmek isteyeceği dolgun dudaklar. Böyle bir güzelliğin boşa gitmesine izin veremezdi.Geceliğinin askılarını indirirken aynada görünen vücuduna büyük bir hoşnutlukla bakıyordu.  Aiden'ı seviyordu ve onunla olmak istiyordu. Bu düğün gerçekleşecek ve Anthea hayallerinde düşlediği gibi bir düşes olacaktı. Şimdi yapması gereken tek şey herkesin ölmüş olabileceğini düşündüğü nişanlısını bulmaktı. Aiden'ı bulmak için elinden gelen her şeyi yapacaktı.  Küvete doğru yürüyerek sıcak suyu açtı ve yavaş bir şekilde dolmasını izledi. Su istediği seviyeye geldiği zaman yüzünde büyük bir gülümsemeyle musluğu kapattı ve bedenini sıcak suyun içine yavaşça soktu. Bu genç kızın bir hafta sonra yaptığı ilk banyosu idi.  ----------------------------------------------------------------------------------------------------------- Shetland Adası / İngiltere Evelyn elbisesinin üzerinden yere düşmesine izin verirken, Aiden içinden bir kez daha küfretti ve yavaşça gözlerini açtı. Gördüğü güzellikler sayesinde derin bir şekilde yutkunan Aiden bu adanın ve genç kızın, hayatını tamamen değiştireceğine dair değişik bir duyguya kapılarak rahatsızca kıpırdandı ve gözlerini tekrar kapattı. Sınırlarının bu sıralar gerçekten zorlandığını hissediyordu. '' Git artık Evelyn '' diye bağırmak isteyerek kendini tutmaya devam etti. Evelyn nihayet odadan çıktığı zaman Aiden hızla yerinden kalkarak kapıya doğru koştu. Genç kızın gittiğinden tamamen emin olduktan sonra odanın içinde bir kaç tur attı.Sakinleşmesi gerekiyordu. Biraz önce gördüklerini tamamen unutmalı ve hiç yaşanmamış gibi genç kızın yüzüne bakabilmeliydi. Tanrım unutması imkansızdı. Gördükleri tekrar gözünün önüne gelen Aiden diliyle dudaklarını hafifçe ıslattı. Evelyn'in giydiği elbiselerin altında böyle bir vücut sakladığını kim tahmin edebilirdi ki. Keşfedilmeyi bekleyen kıvrımlı bir vücuda sahip olan genç kızı sadece içine giydiği kıyafetlerle görmek bile heyecanlanmasına yetmişti.  Kapıyı açarak dışarı çıktı ve genç kızın kendisine çarpması ile olduğu yerde durarak hızla Evelyn'in beline sarıldı. Büyük ihtimal genç kız içeride bir şeyini unutmuştu ve aniden kapıda Aiden'ı görünce şaşırmış geriye çekilmek isterken de ayağı yerde ki taşa takılmıştı. Aiden'a saatler gibi gelen sessizlikten sonra Evelyn'i yavaşça bırakarak geriye çekildi ve hafifçe öksürerek elini sakallarında gezdirdi. Biraz önce düşlediklerinden dolayı gergindi ve Evelyn'in vücudunu parmakları arasına hissetmek hiçte hoş olmamıştı. ''Özür dilerim benim hatam daha dikkatli olmalıydım '' diyerek kenara çekildi.  Evelyn'in kendisine olan garip bakışlarından da pek hoşlanmamıştı.  ''Bir sorun mu var Evelyn?'' diye sorarak gözlerini hafifçe kıstı.  '' Hayır hayır ne sorun olabilir ki '' Evelyn, Aiden'ın çekilmesiyle hızla odaya girdi ve kapıyı arkasından sertçe kapattı. Odanın ortasına doğru koşar adımlarla ilerledikten sonra yatağın üstüne oturdu ve elleriyle kendisine yelpaze yaparak serinlemeye çalıştı.  ''Tanrım burası ne kadar da sıcak böyle'' diye düşünmekten kendini alamayarak ayağa kalktı ve odada bir kaç tur attıktan sonra komidinin üzerinde bulunan aynaya gözü çarptı.  Yanaklarına ne olmuştu böyle, şaşırarak hızla aynanın önüne gitti. İlk defa bu kadar kırmızılar diye düşündü. Elleriyle yanaklarına dokunarak kısa bir süre öylece bekledi.  '' yüce tanrım neler oluyor bana böyle '' diye mırıldanarak üzüntülü bir ifadeyle kapıya doğru yöneldi. Önce aynı yatakta uyumuşlardı, bilmeden dahi olsa bu durumdan çok utanmıştı. Hayatında ilk defa bir erkekle beraber uyumuştu. Sonrasında ise Aiden'ın yanında üzerini değiştirmek gibi bir hataya düşmüştü.  Kapının önünde durdu ve alnını yavaşça kalın tahtaya yasladı. Aiden her şeyi görmüştü ve Evelyn bunun farkına üzerini tamamen değiştirdikten sonra varmıştı. Az önce ki ayna her şeyi görmesine sebep olmuştu. Aiden'ı uyuyor sanarak üstünü hızlıca değiştirip odadan çıkmayı amaçlamıştı. Kesinlikle başarıyordu da. Tabi tam da odadan çıkarken aynaya gözü takılmasaydı. Aiden'ın gözlerini kısa bir süreliğine de olsa açık gördüğüne yemin edebilirdi. Önce yanlış gördüğünü düşünmüştü ama hayır biraz önce kapıda karşılaştıklarından beri bundan kesinlikle emindi.  Aiden'ın bakışları, belini tutan parmakları ve özür dileyişi .. Kesinlikle Aiden her şeyi görmüş ve sesini dahi çıkarmamıştı.  ''Pekala '' diyerek kendi kendine cevap verdi. Belki de Aiden tam da bu yüzden sesini çıkarmamıştı. Genç kızın utanacağını düşünmüştü.  ''Öyleyse bende hiç bir şey olmamış gibi davranacağım '' diyerek kapıyı açtı ve dışarı çıkarak Aiden'ı bulmak üzere etrafa bakındı.  Biraz ilerde Aiden'ın arkası dönük bir vaziyette yüzünü yıkadığını gördü. Yanına gidip gitmemekte kararsız kalan Evelyn, ne zamana kadar Aiden'dan kaçabileceğini düşünerek bu yaptığının saçma bir hareket olduğuna karar verdi ve yürümeye başladı.  ''Bugün biraz daha iyi misin ? '' Aiden yüzünü ağacın dalında asılı olan havluya sildikten sonra başını eğerek çıplak bedeninde bulunan kapanmaya yüz tutmuş yara izine baktı.  ''gayet iyiyim '' diyerek gülümsedi ve havluyu tekrar yerine astı.  Evelyn bir kez daha aptallığına kızarak başını yere eğdi. Aiden'ın vücudunu bu şekilde görmeye alışması gerekiyordu. Genç adam neredeyse her sabah hatta günün çoğundan fazlasında sadece pantolonuyla etrafta geziniyordu ve Evelyn onu her gördüğünde ya başını eğiyor ya da kaçacak bir delik arıyordu.  '' gömleğin nerede '' diyerek duyulmayacak bir seste mırıldandı. Aiden'ın vücudu aynı kitaplarda bahsedildiği gibiydi. Ve Evelyn okuduğu aşk kitaplarında verilen fazlaca detaylardan dolayı Aiden'a her baktığında sanki kendisi de aynı günaha dahil oluyormuş gibi hissediyordu. '' her yerinde delikler olan yırtık bez parçasından mı bahsediyorsun ? '' '' E-evet '' Genç kız şaşkın bir ifadeyle cevap verse de Aiden'ın neden böyle söylediğini biliyordu. Aiden'ın üzerinde bulunan gömlek bu adaya geldiği gün fazlasıyla yıpranmıştı ve bir kaç gün içinde de neredeyse kullanılmayacak hale gelmişti. Aiden'ın onu giymesindense böyle gezmesi daha mantıklı bir karardı.  '' Attım.Şu an nerede Tanrı bilir. O kadar kötü bir haldeydi ki onu giymektense böyle gezmeyi tercih ederim. Ya da sen bana uygun bir şeyler verebilirsin.'' Son cümlesini genç kızın gözlerinin içine bakarak imalı bir şekilde söylemişti. Evelyn'in burada yıllarca tek başına yaşadığının farkındaydı. Doğal olarak ne bir erkek kıyafeti ne de erkek bir canlıya ait herhangi bir şey bulacağından şüpheliydi.  '' Tanrım böyle gezmen de hiç uygun değil farkında değil misin ?'' '' Ne o ! yoksa rahatsız mı oldun ''  Aiden bilmiş bir ifadeyle tekrar başını eğdi ve gerçekten her sabah yaptığı sporların hakkını verdiğini düşündüğü geniş göğsüne baktı.Karnında bulunan kasları yaptığı spora borçluydu.İşi nedeniyle sürekli gemilerde olduğu için de aynı şekilde vücudu da bundan fazlasıyla yararlanmıştı. Kollarının güçlü görüntüsünü ise işine bağlıyordu.  '' Rahatsız olmak mı!''  Evelyn kahkaha atarak kollarını göğsünde birleştirdi.  '' Tabi ki de rahatsız olmadım. Neden rahatsız olayım ki. Sadece göz zevkim..'' ahh hayır burdan girmemeliydi. Kesinlikle saçmalıyordu. Aiden saçmaladığının farkına varmış olacak ki gülümseyerek genç kıza doğru adım attı.  ''Evelyn..'' duraksayarak genç kızın üzerine doğru eğildi. ''gözlerin benim ki gibi bir başka bir vücut görmüş müdür gerçekten merak ediyorum '' dedi. 
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE