'' Ben de Evelyn Camille Courtney isem kaderimde yazılı olan aşkı bulacağım ve gerçekten beni sevdiğine inandığım o adamla evleneceğim. Ve emin ol bunun o kadar da imkansız olmadığını düşünüyorum ''
Aiden karanlıkta otururken hala Evelyn'in söylediği son sözleri düşünüyordu.Gerçekten de söylediklerini yapacak mıydı merak ediyordu. Genç kızın İngiltereye ne zaman gideceğini bilmiyordu fakat sosyetenin karşısına çıkacağı ilk gün neler yaşanacağını tahmin edebiliyordu. İngiltere'nin tüm bekar erkekleri belki de evli olanlar bile Evelyn'in güzelliği karşısında kendilerine hakim olamayarak genç kızdan birer dans koparmaya çalışacaklardı. Evelyn'nin alışılagelmişin dışında olan cezbedici güzelliğinden etkilenen bütün erkekler genç kıza aşık olduklarını söyleyerek onu kandırmaya bile çalışacakları.
Aiden neden endişelendiğini biliyordu. Evelyn'in bu yalanlardan herhangi birine kanacağını ve mutsuz bir hayata doğru adım atacağını düşünüyordu. Evet tüm endişesi ve korkusu bu yüzdendi. Genç kızın üzülmesini istemezdi. Tanıdığı kadarı ile Evelyn çok farklıydı. Gerçekten iyi bir kalbi olduğunu ilk konuşmalarında anlayacak kadar akıllıydı Aiden.
'' Seni aptal '' diye mırıldandı yerden kalkarak. ''Tüm endişenin bu yüzden olmadığını biliyorsun ve şuan saçmalıyorsun ''
Bir kaç adımda denize doğru yürüyerek karanlık sulara baktı. '' Ondan etkileniyorsun, doğallığından, farklı oluşundan.Ve senin hemen kendine gelmen gerekiyor dostum. Hislerine engel ol Aiden. Bu adadan ayrılman zor olacak yoksa. '' Pantolonunu ve gömleğini bir kaç saniyede üzerinden çıkardıktan sonra suya doğru yürüdü.Soğuk su tenine değdiği zaman Aiden ürperdiğini hissetti. O geceden beri suyla teması olmadığı için yüzünü buruşturdu ve ilerlemeye devam etti .
'' buz gibi su da biraz yüz de aklın başına gelsin Aiden '' diye söylenerek suya daldı . Soğuk suyun altında kaldığı bir kaç saniyeden sonra yüzeye çıkarak yüzmeye başladı. Soğuktan ürperen bedeni suya alıştığı için ısınmaya başlamıştı.
Kaç dakika boyunca suda kaldığını bilmiyordu fakat artık yorulduğunu fark ederek kıyıya doğru yüzmeye başladı. Evelyn'in çoktan uyuduğunu biliyordu. Biraz kitap okuyacağını sonrasında ise yatacağını söylemişti.
Sudan çıkarak üstünü giyindi ve kulübeye doğru yürümeye başladı. Odanın önüne vardığı zaman kapıyı yavaşça açarak içeri girdi ve gördüğü manzarayla duraksadı.
Evelyn çoktan derin bir uykuya dalmıştı ve okuduğu kitap da ters bir biçimde yerde duruyordu. Kitap okurken uyuyakalmış olmalıydı. Aiden yatağın yanına doğru yürüdü ve dizlerinin üzerine çökerek kitabı eline aldı. Tahmin ettiği üzere bir aşk romanıydı. Gülümseyerek kitabı yatağın yanında bulunan küçük komidinin üzerine koydu ve Evelyn'a baktı. Tam şuan ayağa kalkması gereken an iken Aiden öylece durarak genç kızın yüzünü incelemeye başladı.
''Tanrının yarattığı en güzel varlıklardan biri olmalısın Evelyn'' diye fısıldadı. Dalgalı saçlar , biçimli bir burun, olabildiğince derin bakan yeşil gözler ve pembenin en güzel tonunda yumuşacık görünen dudaklar.
'' Yine saçmalıyorsun Aiden!''
Hızla yerinden doğrularak uyuyan kızın yanından uzaklaştı. Yatağın diğer tarafında bulunan kanepenin yanına giderek sertçe oturdu ve bu küçük kanepede nasıl olup da uyuyacağını düşündü. Buraya geldiğinden beri neredeyse bir hafta olacaktı ve Evelyn'i her gördüğünde yatak ta değil de burada yatıyor olduğu için genç kızın yatağında kendisinin yattığı gerçeğini gözden kaçırmıştı.
Sıkıntıyla oturduğu kanepeye bakarak koca cüssesini buraya nasıl sığdıracağını düşündü. Uzanarak başını kolları üzerinde destekledi ve yattığı yerden aşağı sarkan bacaklarına baktı. Tabi ki de bu şekilde uyuyamazdı. Çevik bir hareketle doğrularak ayaklarını yere koydu ve sırtı kendisine dönük Evelyn'e baktı. Yanında yatmasına bir şey diyeceğini sanmıyordu.Sonuçta onun uyuduğu yerde uyuyakalmıştı ve Aiden'ın kanepede neden uyuyamadığını anlayışla karşılayacaktı.
Yerinden kalkarak yatağa doğru yürüdü ve ağırlığıyla sarsmamaya çalışarak genç kızın yanına sessizce uzandı. Yatak iki kişinin sığacağı kadar büyük değildi fakat Aiden şuan içinde bulundukları yakınlıktan dolayı yatağa rahatça sığdıklarının farkındaydı. Öyle ki rahat uyuyabilmek için Evelyn'in dibine kadar girmişti ve genç kızın sıcaklığını hissedebiliyordu.
'' Tanrım içinde bulunduğum şartlarla beni mi sınıyorsun ? '' diye öfkeyle konuşarak gözlerini kapatmaya çalıştı. Adaya uyum sağlamakta oldukça zorlanıyordu ve bunun tek sebebinin Evelyn olduğunun farkındaydı.
''Bu gece uzun olacak Lord Boris, umarım rahat uyuyabilirsin '' diye kendi kendine konuşarak uyumaya çalıştı. Bir kaç saatlik işkencenin ardından nihayet uyumayı başarmıştı.
Evelyn burnuna dolan kokuyla hafifçe kıpırdanarak içinde bulunduğu sıcaklığa daha da sokuldu. Ne kadar sıcak ve yumuşacıktı. Sanki, sanki şey gibi.. Tanrım, gözlerini açmasıyla kendini hızla geriye çekmesi bir oldu. Sokulduğu sıcaklık Aiden'dı ve aptal gibi yatağının sıcaklığı sanarak daha da sokulmuştu.
Hareketsiz durarak nefes alış verişlerini yavaşlattı. Aiden uyanır da ve kendilerini bu şekilde görürse ne söyleyecekti, nasıl açıklayacaktı. Hayır ! İçinden çıkılmayacak utanç verici bir hale gelecekti. Kalkmak isteyerek harekette bulunsa da buna Aiden'in sert ve güçlü görünen kolunun izin vereceğini sanmıyordu. Lakin genç adamın bir kolu sıkıca kendi beline sarılmışken Evelyn o kolu kıpırdatamayacağının farkındaydı.
' sakin ol Evelyn' diye fısıldadı kendince. ''Aiden şu an uyuyor ve uyanacak gibi de görünmüyor. Bu durumdan nasıl kurtulabilirsin sakin bir şekilde düşün.''
İlk önce nasıl bu hale gelmişlerdi onu bulması gerekiyordu.En son sahilde oturup biraz sohbet etmişlerdi. Daha sonra Evelyn izin isteyerek yerinden kalkmış ve uyumak üzere odaya gelmişti. Amacı bir haftadır olduğu gibi koltukta uyumaktı fakat komidinin üzerinde bulunan yarım kalmış kitabına gözü kaymıştı. Sonrasında ise hemen yatağa oturarak oracıkta kitabı bitirmek istemişti.
Daha sonra ise yatağın yumuşaklığına ve rahatlığına dayanamayarak uyuyakalmıştı.
''Ah ! Tanrım. Ne yaptım ben, nasıl çıkacağım bu yataktan ? ''
Aklından geçen düşüncelerle fazlaca meşgul olan Evelyn, Aiden'ın aslında uyanık olduğunu ve neredeyse son on dakikadır uyumadığının farkında değildi.
İşler Evelyn cephesinde bu şekilde ilerlerken, Aiden yattığı yerde bu durumu biraz daha sürdürmenin haklı gururunu yaşıyordu. Gece boyunca farklı türlerde kabus görmüştü ve bunların hepsi Evelyn ile ilgiliydi. Normal bir zamanda Aiden gördüğü rüyalardan zevk alabilirdi eğer ki bu rüyaların sonu Evelyn'nin dudaklarında bitmeseydi. Bu yüzden gördüğü şeyleri kabus olarak nitelendirmişti.
Yeni yetme erkekler gibi uyandığı zaman erkekliğini görmek istemeyeceği bir şekilde görmüş ve Evelyn'i uyandırmadan yataktan kalkmanın mümkün olmayacağının farkında olan Aiden belki de hayatında ilk defa Tanrıya dua ederek Evelyn'in uyanmamasını istemişti. Neyse ki bir süre sonra bu durum geçmişti de Aiden derin bir nefes almıştı.
Daha fazla Evelyn'i bulundukları durumdan dolayı utandırmak istemeyen Aiden kolunu genç kızın belinden çekerek yavaşça arkasını döndü ve uyuyormuş gibi davranmaya devam etti. Evelyn odadan çıktığı zaman gözlerini açacak ve yerinden kalkacaktı.
Yatakta kısa süreli bir kıpırdanma olduktan sonra Aiden odanın içinde sessizce hareket etmeye çalışan Evelyn'in sesini duyabiliyordu. ''Neden çıkmıyorsun Evelyn'' diye düşünürken genç kızın gardırobun kapağını açmasıyla nefes almayı bırakan Aiden yüzünü ekşiterek ''Kahretsin'' diye mırıldandı.
İşlerin bu noktaya geleceğini gerçekten düşünememişti. Evelyn kendisinin gerçektende derin bir uykuda olduğunu düşünerek üzerini değiştirmekte bir sakınca görmüyordu. Ve Aiden'ın genç kıza farkettirmeden arkasını dönmesine imkan yoktu.
Yere düşen elbisenin yumuşak sesi kulağına çalınan Aiden içinden bir kez daha küfrettikten sonra yavaşça gözlerini açtı. Gördüğü güzellikler sayesinde derin bir şekilde yutkunan Aiden bu adanın ve genç kızın, hayatını tamamen değiştireceğine dair değişik bir duyguya kapılarak rahatsızca kıpırdandı ve gözlerini tekrar kapattı.