Ruh, her daim açtı. Mutluluk, heyecan, üzüntü, acı ve daha fazlasını bünyesinde barındırmak için can atan en büyük canavardı. Asla en azıyla yetinmeyen hep daha fazlasını isteyen bir canavar... Tıpkı insanlar gibi. Doyumsuzduk. Bunu herkes bilirdi. Biraz paraya mı eriştik hep daha fazlsını arzu ederdik. Biraz sevildik mi ? Hep daha çok sevilmek isterdik. Elimizde olanlarla yetinmeyi bilmediğimizden avuçlarımızın arasından gözgöre göre gitmesini izler dururduk. Mesela şimdi sınava girmiştim. Belki iyi not alacaktım ama daha iyisini istiyordum. “İlk soru çok kolaydı. Cevap A’ydı.” Diyen Zehra’ya gözlerim irice açılmış bir şekilde baktım. “Nasıl ya ne demek A? C değil miydi?” Zehra başını iki yana salladı. “Hayır, şaşırtmalı sormuş biraz ama bahsetmişti derste.” Ağlayacakmış gibi bir

