Yalnız kalmak mümkün mü peki?
Tabiki de hayır.Özge gibi bir arkadaşınız varsa bu imkansızdı.
Soyunma odasındaki uzun sandalyenin üzerinde uzanmış,tavanı seyrediyordum.Neyse ki beden dersi yoktu kimsenin.Özge ise yanıma çökmüş neler olduğunu anlatmamı bekliyordu.
"Bak,hadi benim canım arkadaşım.
Seni öldürmemi istemiyorsan anlat artık!"diye sabırsızca söylendi.
"Tamam anlatacağım ama önce bana yiyecek bir şeyler getir misin?Ne olur,her şey üst üste geldi zaten."diye kendimi acındırdım.Gerçekten çok açtım. Midem öyle bir gurulduyordu ki başkasınınki bu kadar guruldasa deprem oluyor sanırdım.
"Tamam ama gelince anlatacaksın değil mi?"diye evet dememi bekledi. Kafamı sallayınca odadan çıkıp gitti yemek getirmeye.
Biraz düşüncelerimi toparlamam gerekiyordu.Açıkcası bundan sonra ne yapacağımı bilmiyordum.Bu aramızdaki anlamsız çatışma beni yoruyordu artık.Ben normalde insanlara pek kötü davranan biri değilimdir.Gerçekten yani.Ceyda sadece istisnaydı çünkü onun gibi insanlara kötü davranarak iyileştirirsin.Ama Mete gibilerini nasıl iyileştirebilirim bilmiyorum.Hep böyle acımasız olacak gibi.Öncelerden yaşadığı sorunlar vardır,biliyorum ama eğer istemeseydi şu anki gibi bir canavara dönüşmezdi.Kısacası sadece bilmiyorum ne yapacağımı.Beni öperek büyük bir hata yaptı ve ben o anı hafızamdan silemem.Bunun geri dönüşü yok.Sadece yeniden tekrarlanmamasını sağlayabilirim.
Kendimi kötü hissediyordum. Bilirsiniz,o kötü hissin açıklaması yoktur.Ne sinirlisinizdir ne de üzgün. Sadece kötü hissedersiniz.
Seslice oflayıp yattığım yerden kalktım.Muhtelemen 2.dersdeydik ve önümde 6 ders daha vardı. Toparlanmalıydım.Hiçbir şeyin derslerime engel olmasına izin vermemeliydim.Son senem ve hayallerimi gerçekleştirmeme kimse engel olamazdı.O yüzden soyunma odasındaki tuvalete gidip yüzümü buz gibi suyla yıkadım.Bu beni kendime getirirdi.
"Heyy,elim yanıyor!Tostunu al!"diye cırlayan bir Özge duyduğumda soyunma odasına geri döndüm.
"Teşekkürler valla ellerin dert görmesin."diyip gülerek hızlıca tostumu aldım ve yemeye başladım.
"Hadi ben dediğini yaptım.Sıra benim dediğimi yapmanda."dediğinde başımla onaylayıp tostumdan ısırık aldım.
Boğazımı temizleyerek konuşmaya başladım.
"Bak,şimdi...."
"Bir dakikaa!Durr!Sen ne dedinn?!?" diyerek yüksek sesle,baya bir yüksek sesle,bağırdı.
"Evet,dediğim gibi manyak ego yığını öptü beni.Bu ne cüret yani değil mi?"dedim o anki sinirimi yeniden hissederek.
"Ay şuraya bayılacağım!Gebersin pislik!Sen ne yaptın?"dedi Özge.
"İlk kapıya doğru gittim çıkmak için ama sonra vazgeçtim çünkü çok sinirliydim.Sandalye atmaya çalıştım kafasına.Ama isabet etmedi.Keşke etseydi de görseydi gününü."dedim üzgünce.
"Ahahhahaha!Ayy çok actionlu!Tam filmlik ha.Kafasına sandalye atmak nedir ya!"dedi kahkahalar eşliğinde.
"Ama hak etti."dedim hemen.
"Evet.Daha neler neler hak ediyor ama işte sen gelene kadar yapan yoktu."dedi bana destek vererek.
"Bundan sonra da olmayacak.Çünkü ben artık uğraşmayacağım.Yoruldum yani.Ayrıca derslerimi engelliyor.O yüzden bundan sonra ona tek cevabım sessizlik olacak."dedim gayet sakin bir şekilde.
"Emin misin?Bence zorlarsa kendini kaybedersin.Yine karşılık verirsin."
dediğinde kafamı iki yana salladım.
"Kendime hakim olabilir.Eğer olmazsam ona dönüşürüm."dedim emin bir şekilde.Umarım bu dediğim olur.
"Tamam o zaman.Hadi derse gidelim."
diyince ayağa kalktık aynı anda.
Yan yana sınıfa doğru giderken hocanın da dosyasını götüremediğim gerçeğini hatırladım.Neyse,bu sorunlarımın en küçüğü.Hatta bunu sorundan bile saymıyorum.
Sınıfa girdiğimde Mete'yi göremedim ama çetesini görebildim.O pislik dışında sınıf baya bir doluydu.Keşke diğer Ceyda pisliği de yok olsa.Ah, nerede o günler!
Sırama geçip kafamı sırama koymaya bile kalkışmadım çünkü koyduğum an uyuma potansiyeline sahip biriyim.
Dersi dinlemem gerektiği için böyle bir girişimde bulunmadım.
"Özgeee"
"He canım?"
"Der...."
"Evet,ders ne diye soracaksın.Ve ben de sana cevap vereceğim.Matematik."
"Bak sen şu zekaya."diyip güldüm.
"Biliyorum tatlım."diyip saçını arkaya doğru savurdu.
Gözlerimi devirip hocanın gelmesini beklemeye başladım ama o sıra gözüme Ceyda'nın bana doğru olan alaycı bakışları takıldı.Muhtemelen o da o olayı gördü.Rezil etmeyi yine başarmıştı Mete.Şu an Ceyda'nın o şeytan gözlerini yerinden çıkarasım geliyordu ama tek yaptığım ona pis pis bakıp önüme dönmek olmuştu.
Hepsinin canı cehenneme!
Umrumda değiller!
Öğle teneffüsüne girdiğimizi haber veren zilin sesiyle yavaşca yerimden kalktım.Acıkmış ve yorulmuştum.
Gözlerim kızarmıştı.Yorulunca hep böyle oluyordu.
"Özge,hadi kantine."diyip Özge'nin kolunu sarstım.
"Al kolum senin olsun."diyip kolunu uzattı.
"Yok sağ ol.Ben de 2 tane var."diyip yorgunca güldüm.
Özge suratıma mal mal bakıp ayağa kalktı.Yan yana sınıftan çıkıp kantine doğru yürümeye başladık.
"Daha 3 ders var değil mi?"diye sordum bıkkınca.
"Malesef!"diyip üzgün surat yaptı.
"Gerçekten o kadar yorgunum ki beynimin algılayabileceğini düşünmüyorum."dedim.Yorgundum.Özellikle olanlar daha çok yormuştu. Fakat şöyle bir durum var ki dersleri kaçırmamalıyım.Hayallerimi gerçekleştirebilmek için gerekliydi.
"Algılar algılar.Bak şimdi yemeğini yersin hoop beynin yenilenir."dedi Özge.Haklıydı.Bana enerji gerekiyordu.
Kantine vardığımızda yine biraz fazla sıra vardı.Gerçekten şu sıra beklemek kadar sinir bozucu bir şey yoktu. Özellikle sıraya kaynak yapanlar. Onları parçalayasım geliyordu.Herkes aç sonuçta!
"Özge sen alsan olur mu?Valla ben çıldırırım bu sırada."dedim gözlerimi kırpıştırarak.
"Ah ah şu iyilikten yapılmış kalbim nasıl hayır diyebilir ki?"diyip sıraya doğru gitti.
"Pizza!"diye arkasından bağırdım. Kafasını sallayıp sıranın içine doğru kayboldu.Ben de gözüme bir tane masa kestirip oturdum.Şimdi sıra Özge'nin gelmesini beklemekti.Birinci dersin teneffüsünde tost yememe rağmen acıkmıştım.Ama sabah kahvaltısı diye sayıyorum onu. Kesinlikle ayı iştahlı olduğum için pizza yemeyeceğim.
Etrafıma baktığımda herkes gülüşüp yemeğini yiyordu.Biri de üzgün olsun ya!Herkes mi mutlu olur?Tabi okulun 2.haftasındayız ne gibi bir sorunları olabilir değil mi?Ama benim var.Hem de büyük bir sorun.
Mete!
Başka ne olabilirdi ki?Hayatımda olmasaydı diye düşünüyorum ve güzel günler gözümün önüne geliyor. Bir de Mete'li günler düşünüyorum ve... Boşverin.Düşünmek istemiyorum
Vazgeçtim.Psikopat manyak!Sürekli bunu diyorum ama gerçekten öyle.
Ölüm makinesi tam olarak.Hayatınızı,
mutluluğunuzu öldürüyor.Onu yakından tanıyanlara yazık. Arkadaşlarına,ailesine acıyorum.
"Bilgee!Elim yanıyor.Gel çabuk!"diye bağıran Özge duydum.Etrafıma baktığımda masaya doğru geldiğini gördüm.
"Tamam."diyip ayağa kalktım ve yanına doğru gittim.Tam giderken Ceyda'nın Özge'ye bilerek çarptığını ve Özge'nin yere düştüğünü gördüm.
Üstü başı yemek olmuştu.
Ceyda bana bakıp kıkırdıyordu.Amacı bendim.Özge'ye bulaşıp beni sinir etmeye çalışıyordu.Amacı benimle kavga etmekse elde etti.
"Ay pardon ya!Bugün de düşen düşene şansa bak."diyip yanındaki sümüklere bakıp güldü.
Özge'ye elimi uzatıp onu kaldırdım ve kulağına "Sen sakin ol."dedim.Gözleri sulanmıştı.İnsanların içinde arkadaşıma böyle davranması ölüm demekti.Hem de karşısındaki onun kadar kötüleşemeyecek biriyse.
"Amacın ne senin?"diye sordum sakince.Önce sakin olmayı deneyeceğim.Sonrası doğaçlama.
"Bana bulaşmanın cezası .Sen beni rezil edemezsin.Burada benim kurallarım geçerli tatlım !"dedi her zamanki gibi ağzını yaya yaya.
"Birincisi arkadaşımı düşürdün. İkincisi yemeğimi düşürdün.Şu an Özge'den özür dileyeceksin!"dedim sonlara doğru sesimin ayarına hakim olamayarak.Dediğime karşı etrafa sessizlik çökmüştü.
"Sen havlamaya devam et!"diyip arkasını döndü.
"O senin işin!"diyince Özge ona elimle dur işareti yapıp göz kırptım.Ceyda ise Özge'ye gülüp yürümeye devam etti.
Bitirdim seni!
Yerdeki düşen pizzamı aldım ve yan masadaki ketçabı hızlıca üstüne sıktım.
"Sen baya kaşındın yalnız!"diye bağırıp arkasından hızlıca koştum.
Bana bakmak için arkasını döndüğünde elimdeki ketçaplı pizzayı yüzüne yapıştırdım.Yüzü ve tişörtü ketçap olurken yanağını pizza malzemeleri yapışmıştı.Tüm kantin yaptığıma gülerken Ceyda eliyle yüzündeki ketçabı sildi ve sinirle bana baktı.
"Burada kimsenin kuralları geçmez tatlım"dedim onu taklit ederek.
"Seni bitireceğim!"diye cırladı.
"Beklemede kalacağım."diyip Özge'nin yanına doğru ilerlemeye başladım.
Tam yanına gidip 'gidelim' diyecekken biri saçımdan tutup beni çekti kendine doğru.Tabiki o kişi Ceyda'ydı.
Tamam,şimdi ileri gittin sen!
Saçımdan tutan elini aldım ve dışarı doğru büktüm.Bu hareket çok acıtıyordu.Ceyda elini kıpırdatamıyordu çünkü kıpırdatırsa kırılırdı.Sadece acıyla cırlıyordu.Bu durumu gören sümükleri bana doğru yaklaşınca Ceyda'yı yere atıp ilk gelen kızıl saçlı sümüğe gittim.Bacağımla arkadan dizini büküp yere düşmesini sağladım.Diğeri de bana tekme atmak için bacağını kaldırmıştı.Bacağını elimle tutup diğer bacağını da ayağımla ittim ve yere düştü.
Etraftakiler sinema izler gibi bizi izliyordu.Ortada ellerimi yana açarak selam verdim ve "Herkes kendi hayatına baksın.Yoksa sonunuz!"diye bağırarak ayağa kalkan Ceyda ve arkadaşlarını gösterdim.İnsanlar susup kalırken Özge'nin yanına gidip koluna girdim ve bahçeye doğru çıktık.
"Muhteşemsin.Biliyorsun değil mi?"
dedi Özge büyük bir sevinçle.
"Görevimiz efendim."diyip güldüm.
"O hareketleri nereden öğrendin ya?
Resmen üçünü tek başına yere serdin."dedi heyecanla.
"Bir ara öğrenmiştim.Ayrıca bu sefer gerçekten hak ettiler.Seni bilerek yere düşürdü sırf beni sinir etmek için."
dedim hafif sinirle.
"Biliyorum.O kız şeytan zaten.Ayrıca iyi yaptın.Umarım bir daha bulaşmaz
veya başın derde girmez."dediğinde kafamı iki yana salladım.
"Ne olacaksa olsun.Uğraşmak istemiyorum."dedim umursamazca.
"Ay bir de şey diyor ya 'borodo bonom korollorom goçor totlom'.Kendini kral sanıyor.Ama iyi ki geldin gerçekten.Birinin artık düzeni sağlaması gerekiyordu."dediğinde güldüm.Tam olarak Ceyda'nın taklidini yapmıştı.
"O iş bende.O değil de yemeğimiz de gitti."dedim üzgünce.
"Benden içinde canavar bulunduran arkadaşıma bir pizza.Ama öncelikle şu üstümü başımızı temizleyelim."
diyip beni okulun içine doğru götürdü.
"Ama o pizzayı istiyorum."dedim ciddi bir şekilde.
"Tamam ama önce temizlik."diyip okula soktu.
Okula girdiğimizde etraftaki kişiler fısıldamaya başladı.Çok komik.Bir giriyorum herkes fısıldamaya başlıyor.Kendimi kabadayı gibi hissediyorum.
Soyunma odasına gidip üstümüzü değiştirdik.Ceyda'nın yüzündeki ketçaplar hep bulaşmıştı üstüme.Iyk yani.Malum dolabımın anahtarı evde olduğu için yine Özge'nin yedeklerinden giyinecektim.
"Özge,yuh yani!Kaç tane yedeğin var senin?"dedim şaşkınca.Çünkü dolabının içinde bir sürü kıyafet vardı.Yani benim yedek diye bildiğim 2-3 kıyafettir.
"Ne olur ne olmaz diye.Her an her şey olabilir."diyip kot pantolon ve sarı bir tişört verdi.Hemen üstümüzü değiştirip sınıfa çıktık.
Sınıfa girince hemen etrafı tarayıp Ceyda ve arkadaşlarının sınıfta olmadığını anladım.Açıkcası yüzünü görmeye tahammül edemezdim.
Mide bulandırıcı bir yüzü var.Güzel kız ama kesin estetiklidir.Ayrıca güzel olması değil karakterinin yüzüne yansıması mide bulandırıcı.
"İyi ki yok sınıfta.Görmeye hiç hazır değildim."dedim ve sırama oturdum.
"Aman o daha gelmez derse.Havası söndü ya.Eve gitmiştir.Ayrıca lütfen yani o makyajı yapması kolay iş değil."dedi gülerek.
"Aynen.Acaba kaç saatte hazırlanıyor?"diye sordum meraklıca.
"Vardır bir 3 saat."diyip güldü.
"Umarım gün hızlı geçer de gidip eve uyurum."dedim sabırsızca.
"He kesin öyle olur.Sen hayaller dünyasında yaşamaya devam et."diyip şeytanca güldü.Ah ah,bitsin şu lanetli gün.
Özge'ye veda edip okulun bahçesinden çıktım.Şu son 3 ders Özge'nin dediği gibi sanki ağır çekimde geçmişti.Zaten ne istesem tersi oluyordu.Öleyim de kurtulayım.
Bugün yürüyemezdim çünkü aşırı yorgundum.Ayrıca moralim de bozuktu.O yüzden taksiyle gidecektim.Telefonumun arkasında para vardı.Otobüsle de giderdim ama malesef akbilim de yoktu.O yüzden yoldan geçen bir taksiyi çevirdim ve atladım içine.Adresi söyledikten sonra kafamı arkaya yaslayıp büyükce bir nefes aldım.
Keşke şu an uyansam ve her şey rüya olsaydı.Okula yeniden başlasaydım. Ceyda ve Mete'yle hiç karşılaşmamış olsam.Nerede o günler...
Taksi eve vardığında parayı ödeyip eve koşa koşa girdim.Canım yatağım bekle beni,geliyorum!Girişteki saksının içinden yedek anahtarı alıp kapıyı açtım.Neyse ki o yedek anahtarı koymayı akıl edebilmişim.
İçeri girip kapıyı kapadım.Anahtarı da yere fırlattım.Neden mi?Çünkü tek istediğim uyku.Merdivenleri arkamdan beni kovalayan varmışcasına çıktım ve odama girdim.Üstümdekileri çıkarmaya üşendiğim için öylece kendimi yatağa attım.Biliyorsunuz ben üşengeç biriyim.
Düşüncelerimin beni ele geçirmesine izin vermeden gözlerimi kapadım. Eğer bugünü düşünmeye başlarsam yarına kadar sürerdi bu evre.O yüzden kendimi uykunun koruyucu kollarına bıraktım.