Uçak hava limanına indiğinde Emir küçük camdan dışarıyı seyrediyordu. Nehir , yolculuğun etkisiyle derin bir uykuya dalmıştı.. Yorucu saatlerin , dışında gözünü karısından ayıramamıştı. En ufak bir sancı da Bulut'a sövmüş diken üstünde bitirmişti yolculuğu. Bebeklerini hemen kucağına almak istese de bu şekilde , uçakta erken doğumla gerçekleşmesini istemiyordu. Kapı tıklatıldı. Poyraz kapıyı yarım aralayıp başını uzattı. "Yolculuk bitti Emir bey. İnmenizi bekliyoruz " Genç adam yorgunluğuna aldırmadan , derin uykuya dalan karısını kucağına aldı. Nehir kollarını sıkıca boynuna doladığında , odadan çıktı. Uçağın merdivenlerinden inerken koşa koşa gelen sağlık görevlilerine kaşlarını çattı. "Bakıyorum da patronunuz her şeyi düşünmüş " Sesinde ki öfke titreşimleriyle , dişlerinin arasından

