Sen uyanmadığın sürece onunda mutlu olmasına izin vermeyeceğim " dedi Bulut. Evet buna izin vermeyecekti. Kardeşini o yatakta bilinçsiz gördüğü her an içinde bir şeyler kopuyordu. İdil yıllardır bir kez bile gözlerini açmamıştı. Ona bir kez daha abi dememişti. O naif sesini bir kez daha duyamamıştı. Pamuk gibi tenine dokundu. Elleri hep soğuktu meleğinin. Oysa daha soğuk oluğunu günü dün gibi hatırlıyordu Bulut. Meleği ambulansla bir ceset torbasının içinde hastaneye getirildiğinde delirmişti. O narin bedeni bir poşetin içindeydi. Müdahale bile etmemişlerdi. Onun farkına bile varmayan Emir bir duvar dibine çökmüş gözlerini her şeye kapatmıştı. Ellerinde kardeşinin kanı kurumuş hiçbir şey yapmamıştı. Bulut o sedyenin morga girmesine izin vermemişti. Kimin ne dediği umurunda değildi. Dok

