Mengü Han

521 Kelimeler
Akar "Tabii göktekiler böyle direkt evlenmiyor." dedim şayet amacım bu durgun ortamı bozmaktı. Sesimde ki alaycı tavır onun da dikkatini çekmiş olmalıydı. Dediklerim de aslen doğruydu, yani kim birisiyle ikinci bakışmasında evlenme kararı alırdı ki? "Buralarda böyle. Han veya diğer beyler eşini seçer ve tez vakitte evlenirler, yaşları küçük değilse elbet. Yoksa beş altı yıl beklerler. Gökte bu işler nasıl yürür ki Akar Kanım?" "İlk başta bir sohbet edilir, sonra arkadaş olunur, ardından anlaşırlarsa evlenir. Yani büyük de olsan tahminimce bir iki yıl sürer bu evlilik olayları. " Baş nöker şaşkın bir şekilde bana bakarken konuştu. "Pek uzunmuş bu da. Ama şimdi siz oraya alışkınsınızdır. Yine de endişe etmeyin. Han'ımız Kanımına ve sevdiklerine pek değer verir. Tengri sizi alkışlar ki mutlu olacaksınız. . " İçimden koca bir amin çektim ve başıma bir hal gelmemesi için dua etmeye başladım. O sırada önümde giden askerlerden biri yanımdaki baş nökere karşıdan atlarla yaklaşan, belki de bizden daha kalabalık, atlı birliğini gösterdi. Kemankeşler en arkada oklarını atmaya hazır tutarken kılıç tutanlar, silahlarını kınından çıkarmış benim önüme geçip canlı bir kalkan oluşturarak pozisyon almıştı. Baş nöker ise ileriden gelenleri görmeye çalışıyor , dikkatli bir şekilde gelenleri süzüyordu. Ardından silahları indirin manasında askerlere işaret verdi. "Bunlar Mengü Han'ın ve Hafza Hatun'un nökerleridir. " Mengü... Biliyordum ben bu ismi ama nerden?.. Doğru ya! "Hülagü Han'ın abisi!" diye sesli bir şekilde atıldım. " Y-yani aka'sı (kardeş) " diye düzelttim hemen ardından. Baş nöker yanımda beni onaylarken karşıdan gelen birlikler de dibimize kadar gelmiş, lafı uzatmadan direk söylemek istediği mesajı iletmişti. "Akar Kanım'ı biz alıyoruz buradan sonra." "Yok öyle şey! Hülagü Han'ın kesin emri var. Akar Kanım Karakurum'a gidecek." diyerek beni almaya gelen diğer askerleri durdurdu. Karşıdan gelen kafilenin başı da kuşağından ferman olduğu belli olan bir kağıt çıkartıp baş nökere uzattı. "Kesin emirdir, Akar Kanım'ı almamız ve Balasagun obasına götürmemiz söylendi. Bu mevzuyla ilgili bir sorunun varsa bizimle gelir Mengü Han'a sıkıntını beyan edersin." Baş nöker endişeyle söylendi bir süre. "Mengü Han'ı dinlemesem kellem gider, dinlersem de Hülagü Han başımı tepemde komaz." Karşıdaki ,elçi olduğunu düşündüğüm adam, alay edercesine güldü. Ardından kuşağından çıkardığı sarılı mektubu baş nökere uzattı. "Hele alasın şu kağıdı da Hülagü Han'ımıza teslim edesin. Mengü Han yolladı." "İçinde Han'ımızı celallendirecek şeyler yoktur umarım." diyerek tekrar söylendi ve bana doğru bakışlarını yöneltti. "Akar Kanım, yolun devamını Mengü Han'ın nökerleri ile geçireceksiniz." "Endişelenmeli miyim?" korkuyordum şayet bu devir eşcinsel evliliğini ve diğer şeyleri kolay kabul eden serbest bir ortam değildi. Ya oraya gidince öldürülürsem? Belki de öldürülmem, sonuçta bu baş nöker Hülagü Han'dan çekindiklerini söylemişti. Ya abisi?.. O da çekiniyor muydu? Umarım çekiniyordur yoksa ikinci bir kez öldürülme ihtimalim oluşacak ve büyük ihtimalle üçüncü bir sefer tekrardan ölümden dönüp canlanma şansım olmayacaktı. "Merak etmeyesiniz. Hülagü Han'ın Kanım'ına Mengü Han dahi kolay kolay bir hal edemez. İçiniz rahat olsun." Başımla onaylayıp usulca Mengü Han'ın nökerleri yanına gittim. Zaten kısa sürede Baş nöker ve diğerleri yanımızdan dört nala bir şekilde saniyeler içinde uzaklaşmış, gözlerden kaybolmuştu. " İmdi yola düşelim, hayde Akar Kanım. " Şuan için zorluk çıkarmamak en mantıklı karar olduğundan itaatkar bir şekilde kafamı salladım. Ardından altımdaki ak yeleli atla onların arasında Balasagun obası dedikleri yere doğru yola koyuldum...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE